Bir insanın ne giydiğinden, nasıl bir fotoğraf çektirip paylaştığından kime ne? Bu kişinin Ece Erken, Nazlı Çelik veya Gülben Ergen gibi ünlü olması, sonucu değiştirir mi?
Hayır.
Buna rağmen Çelik’in sosyal medyasında kızıyla fotoğrafları, Erken ile Ergen’in yazlık pozlarını kullanması niye gündem oldu?
Çünkü Türkiye, ‘ahlak bekçiliği’nin her dönem prim yaptığı bir ülke...
Herkes ‘mahalle bekçisi’ olamıyor, ama sosyal medyada ‘ahlak bekçisi’ kesilebiliyor. “Kişinin özel hayatı bu. Yaptığı içine siniyorsa kime ne?” demez, anında başlarlar linçe...
Ortada ‘kamu yararı’nı ilgilendiren bir durum yoksa, herkesin hayatı kendine...
Size ne?
Sosyal medya sayesinde herkesin istediği kişiye direkt ulaşma şansı, onları istediği gibi giyinme, yaşama ve düşünmeye zorlama hakkını vermez.
‘Bekçilik’ için öncelikle ortada sahip çıkılacak bir şeyin olması lazım. Yazdıklarından ‘ahlak’ konusunda sınıfta kaldıkları anlaşılan bu güruhun, buna rağmen ‘ahlak bekçiliği’ne soyunmaları, psikologların değerlendirmesi gereken bir durum.
SOSYAL MEDYANIN ‘AHLAK BEKÇİLERİ’

TRABZONSPOR’UN ‘KEŞAN’LI FORMA FİLMİNDEKİ BÜYÜ
Trabzonspor’un ‘keşan’ motifli yeni forması için çekip, sosyal medyasında yayınladığı video büyük ilgi gördü.
Barcelona’nın yıldızı Gerard Pique bile sosyal medyasında videoyu alkış emojisiyle paylaştı...
Trabzonspor Medya İletişim ekibinin hikayesini yazıp, çektiği bu görüntüler sayesinde, kulüp forma satışında rekor kırdı.
Trabzonsporlu olmayanların bile video’yu bu denli beğenmesi ve forma satışlarında rekorun birçok sebebi var. Bence en büyük neden, Trabzonlu çocukların futbol sevdası ve bir annenin, forması olmadığı için arkadaşlarıyla maç yapamayan oğluna otantik keşan tezgâhında forma dokuması, her izleyenin
yüreğine dokundu.
Yayladaki çocukların küçük şeylerle yaşadıkları mutluluk, şehirlerin yorduğu, doğaya ve doğala hasret bıraktığı insanlara ilaç gibi geldi.
Sosyal medyadaki paylaşımlarda gördüm, video birçok TS taraftarını geçmişe götürdü.
Forma alacak parası olmayan annelerin, bordo ve mavi renkli yünlerden ördükleri süveter, hırka ve kazaklarla çekilmiş sararmış küçüklük fotoğraflarını paylaşanlar oldu.
Trabzon’a özgü ‘keşan’ motiflerinin işlendiği formanın filmi, demek ki her izleyende farklı duyguları tetikledi. Kutluyorum emeği geçenleri. SOSYAL MEDYANIN ‘AHLAK BEKÇİLERİ’

FUTBOL KULÜPLERİNİN YOUTUBE KANALLARI
“Türkiye’de futbol maçları artık televizyondan değil, sadece YouTube’dan naklen yayınlanacak.”
Bugün için ütopya gibi bir fikir bu...
Peki yakın bir gelecekte olur mu?
Bence ihtimal dahili. Çünkü maç yayın gelirlerinin bölüşülmesi için havuz sisteminin başladığı 1996-1997 futbol sezonundan bu yana, maçların ihalesini alıp karlı çıkan televizyon kanalı yok.
İhaleyi ilk alan Cine 5’ti, sonra Teleon; ikisi de battı.
2001’den beri maçları yayınlayan Digiturk’ün sahibi değişti, Lig TV’nin ismi BeinSport oldu.
Digiturk, kurdaki artış ve gelirlerdeki düşüş nedeniyle, kulüplere ödemelerde sorun yaşamaya başladı. Ve henüz çözülmedi.
Gelinen noktada, Türk futbolunun dört büyük takımı Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş ve Trabzonspor’un, YouTube kanallarını açması ‘dijital çağa uyum’ ama geleceğe de yatırım aynı zamanda.
Fenerbahçe ve Galatasaray’ın şimdiden abone sayılarının milyona ulaşması, Beşiktaş ile Trabzonspor’un o rakamları yakalamak için kampanya yapması, ileride kulüplerin maç yayın gelirlerinin, abone sayılarıyla orantılı olacağının habercisi. Mevcut durum, sürdürülebilir değil çünkü...

GÜNÜN SÖZÜ
“Fırtınanın şiddeti ne olursa olsun, martı sevdiği denizden asla vazgeçmez.” (Albert Camus)