HÂLÂ YAZLIKLARINI ÇIKARMAYANLARA...

Her yaz başı aynı lafı söyler dururum: Gazetelerde ve dergilerde karşınıza çıkacak “Bu yazın trendleri” başlıklı haberlere inanmayın. (Bu yazı dışında!)

Hangi yaz, herkesin sözleşmiş gibi bir anda karadutlu filanca kokteylini içmeye başlayıp yaz sonu birden bıraktığı görülmüş? Daha ‘trend’ olmasa da, daha flörtöz, daha berrak ve daha cool bir yazı için yazlık ‘aklınızda bulunsun’ notları:
* Uçağa atlayıp cuma-pazar, Bodrum-Çeşme hattına bağlanmak yazlık ritüellerden. Çoğalan havayolları, artan seferler derken hava trafiği iyice sıkışacak. İyi tarafından bakın. Bir uçak dolusu insan, aynı yazlık rotaya doğru yola çıkmak için ruhen ve fiziken hazır olda bekliyor. Dar alanda kısa flörtleşmeler için bundan daha iyi bir ortam olabilir mi? Flörtöz okurlara not: Uçuş öncesi çantanızda yedek tişört ve parfüm eksik olmasın. Kaç saat rötar yiyeceğiniz ve yanınıza kimin düşeceği asla belli olmaz. (Bakınız: Onur Air kutusu)

* Bari bu yaz, tatilde otele vardığınız vakit, resepsiyona soracağınız ilk soru “Wireless şifrenizi öğrenebilir miyim?” yerine, “SPA ya da masaj salonuzun yerini öğrenebilir miyim?” olsun.

* Kendi trendinizi kendiniz yaratın. Yaz başı kendinize bir içki belirleyin (Mümkünse ‘serinletici’ niyetine yapılmış o naneli, buzlu kokteyl olmasın) ve ondan şaşmayın. Pek bilinmedik, keşfedilmemiş bir tat olsun ki havanızdan geçilmesin. Önerim; zencefilli gazoz ve viski. Üzerine de bol buz ve bir dilim lime. Hem ferah hem sert, hem görünüşü cool, hem içimi keyifli. Daha ne olsun!

TIESTO’NUN DÜŞÜNDÜRDÜKLERi
Cüneyt Özdemir, 19 Haziran’daki ‘Burn Presents Tiesto’ konserini köşesinden şöyle duyurmuş: “Maslak’taki oto sanayinin çırakları, lüks restoranların görünmez kölesi bulaşıkçıları ve varoşların kaldırımlarını sabırla çiğneyen halk çocukları... Duyduk duymadık demeyin, elektronik müziğin Müslüm Gürses’i Tiesto şehrimize konser vermeye geliyor.” İstanbul’a sık gelen müzisyenlerin, DJ’lerin kaderi bu. Sanki her gelişlerinde daha sıradanlaşıyorlar, müzikleri daha basitleşiyor. (Bakınız: Jay Jay Johanson, Pink Martini) İstanbul’a geldikçe sevilen, sevildikçe daha sık dinlenen tek bir DJ bilirim: Havana Club partisi vesilesiyle geçen hafta Nu Teras’tan geçen Gilles Peterson. 2001’den beri İstanbul’da çalmadık kulüp bırakmamış: Babylon, Otto Santral, Wan-na. Bu kez Havana’nın Mojito’larına, Nu Teras’ın serin havasına uyum sağladı, hayranlık mertebesini birkaç kat daha artırdı.

OKYANUS ÖTESi POPÜLER TAKILMALAR
İzleyin: Sofia Coppola’nın ‘Somewhere’i... Coppola’nın sazsız, sözsüz hikaye anlatacılığı bir kez daha insanın derinlere attığı, dillendirilmemiş yalnızlık senfonisini, kalabalıkta kayboluşunu anlatıyor. Filmin süssüz dili, Stephen Dorff ve Elle Fanning’in zarif oyunculuklarıyla görkemli bir şölene dönüşmüş. Tek tük salonlarda hâlâ vizyonda.
Dinleyin: ‘House’un doktoru Hugh Laurie’den nağmeler...’Let Them Talk’, ‘House’ dizisiyle tüm dünyada, televizyondan en çok para götüren Hugh Laurie’nin yeni albümü. New Orleans’ta kaydedilmiş albüme, New Orleans çıkışlı tüm müzisyenlerin ruhu sinmiş, şaşırtıcı derecede şık, jilet gibi albüm.
Okuyun: Tina Fey’in biyografisi ‘Bossypants’. Saturday Night Live şovun meşhur yazarı, ‘30 Rock’ dizisinin yaratıcısı, yazan/yaratan/oynayan, bir nevi ‘New Yorker Gülse Birsel’ Fey’in kendi hayatından kesitler taşıyan kitabı, gülmekten karın ağrıtan cinsten.


ONUR AIR iLE UÇMAMAK iÇiN 4 NEDEN
Malum, önümüz yaz. Cuma gidişli-pazar dönüşlü Bodrum-Çeşme seferleri kapıda. “Altı üstü 45-50 dakikalık uçuş” deyip, bir bakışta gözünüze en ucuz gözüken uçuşa göz koymayın. Tecrübeyle sabit. 50 dakikalık Onur Air uçuşundan geri kalanlar:
1Güvenlik kontrolünden geçerken öfkeli bir kalabalık ters yola sapıp Onur Air bilet satış masasına doğru yürüyor. Haklı bir gerekçeleri var: 50 dakikalık Antalya uçuşu için dört saat rötar.
2Bir sonraki uçuş olarak daha şanslı sayılırdık: Dört kapı değişikliği ve iki buçuk saatlik rötar.
3Henüz uçak kalkmamış, hostesin servise başlamışken, servis ettiği ilk şeyin ne olmasını beklersiniz? Su? Islak mendil? Kulaklık? Yanlış tahmin. Doğru cevap Perwoll çamaşır suyu olacaktı.
4 Uçakta yiyecek/içecek satın almak pek kolay değil. Para üstü çıkmaz, yan koltuktan bozukluk istenir, kağıda kaleme borç yazılır. Bakkal hesabından farkı yok.