Antikayı ‘karşı’ satıyor, Avrupa Yakası alıyor

Türkiye’de profesyonel anlamda müzayedeciliği ilk defa başlatan Antik A.Ş.’nin kurucusu Turgay Artam, müzayedelerde satılan eserlerin genellikle Anadolu Yakası’ndan çıktığını ve Avrupa Yakası sakinleri tarafından satın alındığını anlattı

Fransız şair Lamartine, “Ey cansız nesneler, sizi bizim ruhumuza bağlayan bir ruhunuz mu var?” diye soruyor. Ne dersiniz?
Herhalde bir ruhu var. Koleksiyonculuğu çeken tarafı da bu. İnsanlarda eşyaların hatırası olduğunu görüyoruz. Hatta antika otomobil müzayedesi yaptığımızda otomobille konuşanlar gördük. İnsanların kopması zor oluyor.

Ankara’da yaşıyordunuz. İstanbul’a geldiğinizde müzayede kültürünün gelişmemiş olmasına şaşırdınız mı?
Ancak ekonominin iyi olduğu zaman müzayedelere ilgi oluyor. 1980’li yıllara kadar ekonomi kötüydü. Şekerin, kahvenin, benzinin bulunmadığı dönemde antika eser satmak zordu. Özallı yıllardan sonra iş çok hareketlendi. İnsanlar o yıllardan sonra daha çok dışarı gitmeye başladı. Yurt dışında müzeleri gezmeleri, sanat galerilerini görmeleri, yayınları takip etmeleri insanlarda merak uyandırdı.

Antika ve sanat eserlerine nasıl ulaşıyorsunuz?
Ailelerin bize ulaşması gerekiyor. Az miktardaysa buraya getiriyorlar, çok miktardaysa biz gidiyoruz. Bir çok ev geziyoruz. Satmasalar bile ‘ücretsiz ekspertiz’ yapıyoruz, elindekinin değerini öğrenmiş oluyor. İyi bir şeyse, koruyarak saklanması gelecek nesillere bırakmak açısından önemli.

Eskiden “Eskicii, eskiler alırım!” diye sokaktan geçen kişiler vardı.
Birisi bakır diye tombağı eskiciye satmış. Ama büyük bir tesadüf oldu; onu sattıktan 2-3 gün sonra biz Yıldız Sarayı’nda ‘Tombak Sergisi’ açtık. Bir kitap çıkarmıştık. İnsanlar tombağın ne olduğunu öğrenmeye başladı. Tesadüfen bu hanımı, bir arkadaşı sergiye getirmiş. Hanım sattığı tombağın 100- 150 bin lira değerinde olduğunu öğrenince titremeye başladı. Kısa zamanda sattığı şeyi buldu. Müzayedeye koyduk ve 85 bin liraya satıldı.

Size gelen eserlerin değer kazanması için neler yapıyorsunuz?
Eserlerin 16 yıldır Antik Palace’da olması bir özellik katıyor. Burası ikinci derece tarihi eser bir bina. Bunları binanın içinde sergileyince eserler daha da değerleniyor. Temizliği yapılıyor, gümüşse parlatılıyor. Bazen ev sahipleri geliyor ve “Bu benim eserim miydi?” diye heyecanlanyor. Hatta bir defa kendi eserini alan da olmuştu.

Antikaları satan insanların profili nasıl?
Bizim sattığımız eserlerin yüzde 90’ı karşı taraftan, Anadolu Yakası’ndan çıkıyor. Alanların yüzde 90’ı ise Avrupa Yakası’ndan. Karşıda eskiden çok köşk varmış. O köşkler apartman olurken antikalar ve tablolar da unutulmamış. Hep oralardan çıkıyor.

Tüm müzayede evlerinin yıllık cirosu tahmini ne kadardır?
Tamamen eser çıkmasıyla ilgili. Bir sene 40, bir sene 100 milyon dolar olur. Ne kadar yüksek eser çıkarsa ciro ona göre değişiyor. Her sene artıyor. Bir defa eserlerin değerleri artıyor.

Antika meraklılarından oluşan kitle yaklaşık kaç kişi?
Bu işe başladığımız zaman 100-150 kişiydi. Şu anda 24 bin civarı adres portföyümüz var. Kataloglarımızı abone olanlara gönderiyoruz. İnternetten görüp alan da var. Kataloglar adresinde pdf formatında görülebilir.

Alıcı profili nasıl?
Gayrimüslümler meraklı. Özellikle Museviler çok iyi koleksiyon yapıyor. Ermeni vatandaşlarımızdan da var.

Sahaflarda paşa fotoğrafları çok çabuk satılırmış...
Paşalara ait tabloları satın alanların belli bir zaman sonra “Bu benim dedemdi, amcamdı” gibi sözler söylediğine rastladık. Aradan zaman geçince bizden aldıklarını unutanlar oldu. Böyle şeylerle karşılaştığımız oldu.

YARIN: CEM YILMAZ’IN RESiM MERAKI YA DA MÜZAYEDE TÜYOLARI

22 Ekim 2019 Magazin Bülteni.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber