Bütün o popstarlar filan hayatımızdan gelip geçtikten sonra artık bu yarışma furyasına doyduk sanmıştım saf saf. Ne münasebet efendim: Ne kendimizi, marifetlerimizi, cicilerimizi ortaya dökmeye doyuyoruz, ne televizyondan ele güne karşı haraket işitmeye. İkincisine artık diyecek hiçbir şey yok bence, herkes memnun, yesinler fırçalarını.Ama birincisine diyecek bir şeyler var... Hakikaten bu kadar yeteneksiz bir millet olduğumuza inanmak istemiyor insan. Morali bozuluyor.

‘ÇEK BAKALIM’IN AMACI NE

Kısa film jürisi değil
Geçen gün, ‘Çek Bakalım’a denk geldim. İnsanlar ekipler halinde kısa filmler çekiyorlar, jüri değerlendiriyor. “Olmuş olmamış”, “Sen kal”, “Sen git” diyor. Kalan da yeni film çekiyor, bu böyle gidiyor. Tabii amaç vatana millete hayırlı sinemacılar yetiştirmek olsa o jüride en azından bir yönetmen olur, hatta mümkünse kısa filmcilikten gelme yönetmen olur ki doğru düzgün önerilerde bulunsun.
Burada amaç sadece daha yüksek izlenme oranı olduğundan karşımızda her konuda uzman jüri üyesi Hülya Avşar, profesyonel bilirkişi Hıncal Uluç ve de Okan Bayülgen var - ki kendisini ekranlarda ilk göründüğü günden beri beğenerek izlesem de, hangi kanalı açsam ya Rasim Ozan Kütahyalı ya Okan Bayülgen görmeye bayıldığımı söyleyemeyeceğim.
Konuyu dağıtmayayım, görüldüğü gibi bir kısa film jürisiyle karşı karşıya değiliz. Zaten izlediklerimize de film denemez. Hal böyleyken, bir kızın elindeki kör makasla bütün arkadaşlarını doğradığı film, Okan Bayülgen’den şöyle bir eleştiri alabiliyor: “Gerilim açısından ‘Fatmagül’ün Suçu Ne?’den, aksiyon açısından ‘Kurtlar Vadisi’nden, entelektüel açıdan ‘Ezel’den iyi...” Yok artık...
Hayır, işi yapanlar ve ekran başında izleyenler de gerçekten bu başarılı bir iştir sanacak. Jüri de beğendiğine göre...

Önce filmografini gözden geçir
Söz konusu dizilerin avukatı değilim, zaten savunmaya da ihtiyaçları yok ama televizyona sadece popülerlik peşinde bir iş yaparken oradan çok izlenen dizilere laf atmanın mantığını çözemedim. Üstelik senaryo, yönetim ve oyunculuk açısından son derece özenli ve düzgün diziler, hedefe aldıklarından en azından ikisi. Demezler mi “Sen önce kendi filmografini gözden geçirsen, ondan sonra başkalarının işlerine bu derece acımasız laflar etsen keşke” diye... Ben dedim şahsen.


‘ÇEK BAKALIM’IN AMACI NE

Vahide Gördüm diziden ayrılmıyor

Her dizinin birkaç el ateşle sona erdiği sezon, ‘Adını Feriha Koydum’ için de Vahide Gördüm’ün oynadığı Zehra’nın eski damat adayı tarafından vurulmasıyla bitmişti. Önce bunu çok manasız bulmuş, sonra gazetelerde Vahide Gördüm’ün diziden ayrılacağını okumuştum. O yüzden onu vurarak sezon finali yapmışlardı.
Hiç inanasım gelmedi, çünkü Vahide Gördüm’ün o dizinin lokomotifi olduğunu, epeyce insanın sadece ve sadece bu inanılmaz ışıklı oyuncuyu görmek için diziyi izlediğini bizim gibi kanal da, Med Yapım da, Fatih Aksoy da biliyor olmalıydı. Vahide Gördüm sette nasıl bir sorun yaşıyorsa bunu muhakkak çözer, onu kaybetme riskini göze almazlardı.
Nitekim, şu sıralar Eskişehir’de Levent Semerci’nin yeni filmi ‘Ayhan Hanım’da oynamakta olan Vahide Gördüm’den öğrendim ki, her şey yoluna girmiş, diziden ayrılmıyormuş. Yeni sezonda da Zehra’yı izlemeye devam edeceğiz...