Hakkari Belediye Reisi Aziz Özay ‘Dediği dedik, çaldığı düdük’ sözünün vücut bulmuş hali. Etrafında kendisine boyun eğmeyen hiçbir şeye tahammülü yok. Dilere destan bahçesindeki ekşi elma ağaçları buna dahil düşünün, aşı tutmayanın ‘kellesini uçuruveriyor’, hem de azarlamayı da ihmal etmeyerek. İlla hepsi tatlı olacak, olduğu gibi kalmakta ısrar etmek de neyin nesi?

Tabii elma ağaçlarına hükmetmeye kalkan, etinin de kemiğinin de kendisine ait olduğuna inandığı kızlarına ne yapmaz? Güzellikleriyle ünlü üç kızı var Aziz Bey’in; büyükten küçüğe Safiye (Songül Öden), Türkan (Şükran Ovalı), Muazzez (Farah Zeynep Abdullah). Ne genç kızlıklarını yaşamalarına izin var, ne gelecek hayalleri kurmalarına. Başları önde, babalarına hizmet ederek o evdeki günlerini tamamlayacak, sonra gene babalarına benzeyen bir kocaya varacaklar. Öyle istiyor çünkü, damat adayında aradığı kriter, ‘kendisi gibi’ olması. Hayatta birer kez kalpleri birisi için çarpacak oluyor, alıyorlar boylarının ölçüsünü. Anneleri Ayda (Devrim Yakut) zaten hayatta hayal bile etmemiş kocasına “Hayır” demeyi.

Görüntüler rüya gibi

ELMALAR EKŞi KALSA

Yılmaz Erdoğan, bu kez anne tarafından esinlenerek yazdığı, yönettiği ve Aziz Özay’ı oynadığı ‘Ekşi Elmalar’la 1977’den ‘90’ların sonuna uzanan bir aile öyküsü anlatıyor.
Hakkari’nin özellikle yayla yaşamına dair rüya gibi görüntülerle bezeli (görüntü yönetmeni Gökhan Tiryaki) bir film ‘Ekşi Elmalar’.

Oyunculuklar çok başarılı. Kızların sahiden kardeş olduğuna, aralarındaki itiş kakışmalara, şakalaşmalara ikna oluyorsunuz. En son ‘Rüzgarda Salınan Nilüfer’de üst orta sınıftan şehirli bir kadını oynayan Songül Öden, evlenme çağındaki Hakkarili bir genç kızda da aynı derecede inandırıcı, üstelik çok da komik.

Aziz Özay, enteresan bir karakter ve tabii Yılmaz Erdoğan sayesinde onun da çok komik anları var. Fatih Artman çok tatlı bir ziraat mühendisi karakterine can veriyor, izlemek bir keyif.

Cezmi Baskın’ı hiç görmediğiniz bir tiplemeyle izleyeceksiniz, pek hoş bir çöpçatan bohçacı olmuş. Şükrü Özyıldız, Ersin Korkut ve Caner Cindoruk, filmin diğer oyuncuları. Müzikler çok fazla bu arada, ara sıra insana uzun bir klip izlediğini düşündürecek kadar, keşke biraz daha ekonomik kullanılsaymış.

Hakkari’de başlayıp Antalya’da biten bir ‘dramedi’ ‘Ekşi Elmalar’, Yılmaz Erdoğan’ın yakıştırdığı isimle. Hani güldürürken ağlatan, ağlatırken güldüren cinsten. Bir de öfkelendiriyor gerçi, çünkü karısının da kızlarının da hayatını cehenneme çevirme hakkını kendisinde gören, bunun cezasını da çekmeyen, bir gün bile pişman olmayan bir adam, Aziz Özay. Ne kadar zulmettiyse, o kadar sevgi ve saygı görüyor. Aslında çoğunlukla hayattaki karşılıklarında da olduğu gibi. Ama işte o kadar masalsı başlayınca belki film, sonu da masallara layık olsun istiyor insan. O ekşi elmalar bu kez aşı tutmasınlar ve kendileri gibi hayatta kalmaya devam etsinler.