Genç sinemacılar salonlarına sahip çıkıyor

Amerika’da ALS hastalığına dikkat çekmek için icat edilen ‘ice bucket challenge’ bizim topraklara intikal ettiğinde, olayın ünlü insanlar ve onları kafalarından aşağı bir kova buzlu su dökerken izlemek isteyenler için bir eğlence olmaktan öteye geçeceğini ummamıştım. Normalde amaç hastalıkla mücadele eden derneğe para kazandırmaktı, bunu da “Ben yaptım, sen de var mısın?” diye diğer ünlülere isim isim meydan okuyan Justin Timberlake’ler, Mark Zuckenberg’ler aracılığıyla yapıyordu.

Bizde dökülen kova kova suyun ALS hastalarına faydalarını bilemeyeceğim, ama şu anda bu yöntemin, ‘buzlu susuz’ versiyonuyla çok önemli bir iş başarılmakta: Beyoğu Sineması sadakat kartı satışı ile salonu kurtarma.

Hafızalarımız yaşadığımız günle sınırlı; bir hatırlatma yapacak olursak, ıssızlaşan İstiklal Caddesi ile birlikte borçları boyunu aşan Beyoğlu Sineması da daha fazla dayanamayacak hale gelip temmuz itibariyle kapılarını kapatacağını açıklamıştı. Hepimiz perişan olmuştuk; gençliğimiz, çocukluğumuz elden gidiyor, anılarımızın üzerine kilit vuruluyordu. Beyoğlu Sineması kalan son kalelerdendi, onu da yaşatamamıştık vs vs.

Genç sinemacılar  salonlarına  sahip çıkıyorAğlamakla yetinmediler

Fakat bu kez beklenmedik bir şey oldu, ağlamakla yetinmeyen birileri çıktı, sinema yazarı Cem Altınsaray başta olmak üzere, Beyoğlu Sineması Gönüllüleri diye bir grup kuruldu ve neticede sinemayı yaşatacak bir formül üretildi.

Bunun için en önce o sinemada film izlemek hepimiz için paha biçilmez olduğuna göre, öyle diyorduk kapanırken, koşa koşa gidip ‘sadakat kart’larımızı almamız gerekiyordu.

O ilk dalga şahane geldi, arada ‘kazanan tarafta’ olmak diye bir şey vardı ve Cem Altınsaray’ın temmuz ortasında attığı tweet’e göre ardından gelen de zafer rehaveti olmuştu. 100, 500, 250 ve 100 TL vererek sezon boyunca Beyoğlu Sineması’nda film izlememizi sağlayacak kartların satışı yükseldiği gibi hızla düşmüştü.

Bu noktada işte sözünü ettiğim buzlu su meydan okumasının susuz hali yardıma yetişti, ilk hamleyi Defne Halman yaptı; “Ben Beyoğlu Sineması sadakat kartımı aldım, sinemama sahip çıktım, ya siz?” diye Damla Sönmez ve Funda Eryiğit’e sorduğu bir video çekip twitter’dan yayınladı. Damla Sönmez halkaya katıldı; Mert Fırat ve Ahmet Rıfat Şungar’a topu attı, Funda Eryiğit ise Berkay Ateş ve Sarp Akkaya’ya. Hande Doğandemir, Türkü Turan, Cem Karcı, Hazar Ergüçlü, Meriç Aral, her gün yeni halkalarla zincir büyüyor.

Beyoğlu Sineması Gönüllüleri her gün için nöbet çizelgesi hazırlayıp dört saatlik vardiyalarla sabah 10’dan akşam 22’ye sinemada oturup sadakat kartı satıyorlar. Dün, Funda Eryiğit ile Hare Sürel bizzat nöbeti devralıp kart satışı yaptılar, gelenler sinema kartlarını onların elinden aldı. Yani sızlanmak işe yaramıyor, genç sinemacılar salonlarına sahip çıkıyorlar. Ya siz?