Asu Maro

Asu Maro

amaro@milliyet.com.tr

Tüm Yazıları

Yıl 1980’miş, ben ülkedeki karanlığın farkında olacak yaşta değilim pek, koşa koşa sinemaya gitmenin derdindeyim. Çünkü Erol Evgin’in ‘Renkli Dünya’sı var! Gülşen Bubikoğlu’yla birlikte oynadıkları müzikal film.

Levent’teki Melodi sinemasında gördüğümü hatırlıyorum filmi. Nasıl bir rüya kadro... Ve nasıl güzel şarkılar!

Ben zaten o dönemin her küçük kız çocuğu gibi ‘Sevdan Olmasa’ları, ‘İşte Öyle Bir Şey’leri, ‘Bir de Bana Sor’ları söyleyen, gözlerinin içi gülen adamı ekrana yapışarak izlemişim doğduğumdan beri. Şimdi bir de duvardan duvara uçuyor, bir tekmede adamları deviriyor, süper kahraman değilse ne?

Haberin Devamı

Sonra biz her bayramda televizyonda ‘Hisseli Harikalar Kumpanyası’nı izledik birkaç güne bölünmüş olarak. Erol Evgin, Nevra Serezli’nin gözlerine bakarak “Hep Böyle Kal” diyordu, nasıl olur da insan hep ‘öyle’ kalır, düşünüyorduk.

Yıllar geçti, ben Erol Evgin şarkılarını hep sevdim ve eğer bu şarkılar bacak kadar çocuktan yaşını başını almış teyzelere herkese hep bir şey diyorsa, bunun bir nedeni olduğunu anladım: Çiğdem Talu - Melih Kibar farkı o. Tabii ki Evgin’le tamamlanan bir fark.

Yıl 2016 olmuş. O şarkılar 40 yaşını geçmiş, biz Polonezköy’deki evinde Evgin’le karşılıklı oturmuş, ‘Altın Düetler’ albümünü dinliyoruz. O küçük kız çocuğunun rüyasında görse inanmayacağı bir sahne. Talu ile Kibar, ‘bu hayattan, aşktan sevdadan alıp paylarını’ çok vakitsiz gitmişler. Candan Erçetin ile Erol Evgin birlikte söyüyorlar şimdi geride bıraktıkları bu unutulmaz parçayı. Gözümüz doluyor; müthiş bir yorum olmuş.

Kendinde özgü sesler

Aslında ortasından başlamış oldum, ‘Aldım Başımı Gidiyorum’ beni en çok etkileyenlerden olduğu için. ‘Altın Düetler’de Erol Evgin 10 şarkısını 10 kadın şarkıcıyla söylüyor. Sahiden çok başarılı olmuş seçimler, her biri duyar duymaz tanıdığın, son derece kendine özgü sesler.

Açılış Hande Yener’li ‘Sevdan Olmasa’yla. Ve söylemek isterim, kırmızılı morlu ‘nispet’ şarkılarından çok daha yakışmış sesine bu anlamlı sözler. ‘İşte Öyle Bir Şey’ sesinin bütün işvesini cilvesini muhafaza eden Emel Sayın ile çok tatlı olmuş. ‘Söyle Canım’da Aşkın Nur Yengi’nin, ‘Neydi O Yıllar’da Şevval Sam’ın, ‘Rüya’da Göksel’in dokunuşu var. Peki, ‘Bir de Bana Sor’u Nükhet Duru’dan başka kim söyleyebilirmiş ki acaba?

Haberin Devamı

Benim albümdeki bir diğer favorim ‘Hep Böyle Kal’. Zuhal Olcay sahiden döktürüyor ve kaydı beraber yaptıkları ne kadar belli, öyle bir uyum çıkmış ki ortaya.

Hem tanıdık hem yepyeni

Albümde Talu - Kibar ikilisine ait olmayan iki şarkı var: Biri, Sezen Aksu’nun şahane ‘Ateşle Oynama’sı. Erol Evgin 1991’de söylemişti. Bu sefer Sıla ile söylüyorlar ve sanırım birçok kişi için albümün bir numarası olacak. Sıla’nın da “Gel beni bir kere daha vur” derken ‘efelenmek’ için bir sebebi.

Sezen Aksu’ya gelince, “Bu şarkı beni söylüyor” deyip bir Selma Çuhacı Erol Evgin esreri olan ‘Ben İmkansız Aşklar İçin Yaratılmışım’ı söylemek istemiş. Şarkı onu anlatıyor belki ama bir şarkının duygusu da böyle ‘anlatılır’ işte.

İskender Paydaş dönemin düzenlemelerini ezmeden, onların mlotiflerini de koruyarak yeni kılıklara büründürmüş şarkıları. Böylece ‘hem tanıdık, hem yepyeni’ olmuşlar. Erol Evgin’in sesi de hâlâ pırıl pırıl ama yılların olgunluğunu da taşıyor. Kadın seslerine uydurmak için biraz pesleştirmiş, “Leonard Cohen gibi oldum” diyor.

Haberin Devamı

Albüm biterken düşünüyorum: Çiğdem Talu ile Melih Kibar’a da bu kadar güzel bir armağan olabilirdi ancak. Aşkları ve şarkıları yıllar ötesine taşınmış, bir kez daha ölümsüzleşmiş, daha ne olsun?