“Annem bana küçükken bu şarkıyı söylerdi... Kim bilir kaç çocuk anne babasından bu şarkıyı dinlemiştir! En kötü şarkı seçemezsiniz onu...”
Bu, BBC’nin internet sitesinde yayınlanmış bir okur yorumu. Okurumuz nereden? Zambia’dan! Ve diğer itirazlar: İsviçre’den, İrlanda’dan, İsrail’den, ABD’den... “Bu şarkıyla anılarımız var!”
Söz konusu şarkı nedir? “Ob-la-di, Ob-la-da”. Bir ankette ‘en kötü şarkı’ seçilmiş, okurlar ayağa kalkmış. 1968 tarihli şarkı, grubun en şahane şarkılarından biri değil kuşkusuz ama en coşkulularından olduğu kesin... Dinlerken “Haydi hep bir ağızdan söyleyelim” diye birlik beraberlik duygusuna kapılmanız işten değil. Yanınızdakinin koluna girip zıplayarak dönmeye başlarsanız da şaşırmayın. Öyle bir şarkı bu...

Kıyafet değil müzik
Ama herkes için değil anlaşılan. 23 Nisan gene muhtelif kısa etek, açık göbek haberleriyle geldi ya, bir şahane ‘uygulama’ örneği de Kartal’daki Atatürk İlköğretim Okulu’ndan... Okul müdürü Mehmet Karaman öğrencilerin binbir emekle hazırlanıp çıktığı dans gösterisini yarıda kesmiş! Niye? Tahminen minicik kız öğrencilerin göbekleri açık diye...
Aynı törende Çanakkale Şehitleri konulu oyunda da namaz kılınıyor. Belki kostüm o yüzden münasip bulunmamıştır... Ama müdür bey diyor ki onu rahatsız eden ‘yabancı’ müzikmiş! “Ob-la-di, Ob-la-da” imiş. Bu sebeple dans kesilir, o çocuklar ağlatılır mı, bu inandırıcı mıdır bilemiyorum... Belki ben fazla şüpheciyim.
Olayı iki müfettiş ‘soruşturuyormuş’. Ben de içinde bir Miss Marple gizleyen soruşturmacı bir ruh olarak karınca kararınca yardımcı olmak istedim kendilerine... Ne olabilir müdür beyin “Ob-la-di” ile sorunu?
Şarkı seyyar satıcı Desmond ile şarkıcı Molly’nin aşkını anlatıyor. Desmond kıza “Pek de güzelsin” diyor ve yüzüğü takıyor parmağına. Birkaç yıl içinde pembe panjurlu bir evleri, muhtemelen 2’den fazla çocukları oluyor. Hep bir ağızdan söylüyorlar: “Hayat devam ediyor!” Eee... Ortada ‘gayrı-meşru’ aşk yok, 2’den fazla çocuk var... Sorun ne?

Sorun Lennon mı?
“Ob-la-di” bir Paul McCartney bestesi aslında, ama Lennon-McCartney diye geçmiş literatüre... John Lennon önce nefret etmiş şarkıdan. “Paul’ün ninem usulü b.k’u” diyip stüdyoyu terk ettiği rivayetler arasında. Hah! Müdür bey herhalde Lennon hayranı, ondan muhalefet etti şarkıya.
Ve fakat, birkaç saat sonra ‘kafası biraz dumanlı olarak’ geri dönmüş ve “İşte şarkının ihtiyaç duyduğu bu” diyerek piyanoya oturup intro’yu çalmış, olay bitmiş. Bu olamaz yani sebep... Tabii ‘narkotik’ sebepler olabilir belki, Lennon ne içmiş de dönmüş stüdyoya? Ya bu müzik yoluyla çocuklara zarar verecek bir şeyse?
Şarkının tarihinde bir de mahkeme macerası var. Nijeryalı müzisyen Jimmy Scott “Ob-la-di, Ob-la-da benim lafım” diye ortaya çıkmış. Ama sözün Yoruba dilinde “Hayat devam ediyor” anlamına geldiğinde anlaşıp el sıkışmışlar sonunda. Belki Yoruba dilini sakıncalı buluyordur müdür bey.
Ve son olasılık: 11 Eylül sonrası Clear Channels ‘çalınması uygun olmayan’lar listesine almış şarkıyı! Herhalde fazla neşeli olduğundan ve ‘hayat devam ediyor’ sözü felakete uğramış insanlara iyi gelmeyeceğinden...

Kübalı ‘Beatles’
Peki ama bunlar bizim elimizdeki durumu açıklar mı? Sanmıyorum! 23 Nisan yıllardan beri çocukların bayram yaptığı bir gündür, hem de tüm dünyadan çocukların... Gelirler, kendi dillerinde şarkılarını söylerler, kuşlar gibi cıvıldarlar. Müziğin ‘yerli’si, ‘yabancı’sı olur mu? İnsana zorla ‘müzik evrensel bir dildir’ gibi klişe cümleler kurduruyorlar.
Devlet Tiyatroları Ankara’da “Küçük Hanımlar Küçük Beyler” diye bir çocuk oyunları festivali düzenliyor. Tesadüfe bakın ki dün Kübalı bir çocuk topluluğu geldi. Oyunlarının adı “Beatles Eşliğinde Külkedisi’. Paul, John, George ve Ringo adındaki fareler orkestrasından dinliyoruz masalı.
Bana mı çok hazin geliyor? Kübalı çocuklar için, İsviçreli, İsrailli çocuklar için Beatles’ın ‘yabancı’ müzik olmayıp ille de Türk çocukları için olması... Bizimkilerin tek seçeneği “Müdür bey izin verdi, söylenecek bu türkü!” mü?