Televizyonun çocuklar ve gençler üzerindeki etkisine kimse itiraz edemez, doğru. Bu yüzden kimi denetlemelerin olmasını, onları olumsuz etkileyecek programların erken saatlerde gösterilmemesini hep anlıyorum. Sadece çocuk ve gençleri, nelerin olumsuz etkileyeceği konusunda RTÜK üyeleriyle hem fikir olamadım bir türlü. Hep de yazdım, bana göre şiddet sahneleri alkolden, hatta sigaradan çok daha tehlikeli. Orada iki arkadaşıyla dertleşen adamın önünde duran, romantik bir yemek yiyen çiftin tokuşturduğu kadehin kimseye bir zararı yok; üstelik alkol satışı, kullanımı yasal bir şey ülkemizde. Ve gene defalarca söyledim; aynı fikirdeyim, o buzlanmış şeyin arkasındaki her zaman daha çok merak uyandırıyor.

Ya da argo... Tamam tabii ki dizi karakterleri ağzına geleni dümdüz sıralasın demiyorum ama öyle bir sansür uygulanıyor ki, yasaklı olmayan sözcüklerle anlamlı iki cümle kurmak imkansız. Geçen gün ‘şerefsiz’ biplendi mesela, ne alakası var? Küfür mü bu? Buna karşılık, vurdu, kırdı, işkence, cinayet kimseyi kötü etkilemiyor, şükürler olsun. Rakı kadehi cıs, tabanca, bıçak oyuncak.

En son aradan camı da kaldırıp işi ekrandan doğrudan parklara taşımamız da ayrı bir hoşluk oldu.

Önceki gün Maçka Parkı’nda ‘İçerde’ dizisinin silahlı kovalama sahneleri çekilirken halk tepki göstermiş. Dizi olduğunu bilmeyenler paniğe kapılmış doğal olarak. Zaten her tür patlama çatlama, ateş etmeye duyarlıyız ister istemez, insan korkmaz mı parkta tabancalı adamları birbirine ateş ediyor görünce. Fakat dizi olduğunu anlayınca da yatışmamışlar, “Parkta silah mı patlatılır?” demişler, şikayet etmişler. Ancak polis, ekibin çekim izni olduğu için müdahale etmemiş.

Ne acayip değil mi? Sen çoluk çocuk kötü etkilenmesin diye alkole, tütüne yasak koy, sonra güpegündüz çocukların da oynadığı parkta silahlı kovalamaca çekilmesine izin ver. Bu kadar mı normalleşsin şiddet, ne öngörülüyor anlamak mümkün değil. İçki ve sigara kullanmayan, zinhar öpüşmeyen, ağzını bozmayan ama işlerini tabancayla halleden bir gençlik mi hedef? Hangisi daha korkutucu siz karar verin.

BiTaksi’de yenilikler var

Yakın zamanda bir çiftin BiTaksi uygulamasından çağırıp memnun olmadıkları için düşük puan verdikleri şoförün saldırısına uğraması, hepimizi terörize etmişti. Güvenli diye tercih ettiğimiz uygulamanın daha büyük belalara yol açması ürkütücüydü .

Neyse ki BiTaksi, ilk şikayette duruma müdahale etmemenin pişmanlığını dile getiren bir özür yayınlamıştı, şimdi de sistemde vadettikleri güncellemeleri acilen tamamlayarak üzüntülerindeki samimiyeti gösterdiler.

Uygulamada artık 1 ve 2 yıldız veren kullanıcıların yorumları, anonim de olsa taksiciye gösterilmiyor. İnsani hata riskini en aza indirmek adına otomatik sisteme ağırlık veriliyor. Her şeyden önemlisi, sürücü seçimlerinde daha titiz davranılacağı, puan sisteminde alt sınırı 4 yıldızdan 4.5 yıldıza çekildiği ve sürücü eğitimlerine başlandığı bildiriliyor. “Ortada bir hata varsa sorumluluğu üstlenme, başkasının üstüne at” düsturunun makbul olduğu bir devirde, hem özür dileyip hem hatanın telafisine gitmek gibi sıra dışı bir yolu seçtikleri için kutluyorum kendilerini.