Ezginin Günlüğü’nden ayrılan Hüsnü Arkan’ın ‘Solo’ albümü müjde gibi geldi

Ezginin Günlüğü’nün kalbi, beyni, bel kemiği olduğunu düşündüğüm Hüsnü Arkan’ın gruptan ayrılış haberine vahvahlanan ben ve benim gibiler için ilaç gibi geldi ‘Solo’. Neyse ki fazla bekletmedi, sefa geldi, hoş geldi...
Hüsnü Arkan’ın gruptan uçup kendi kanatlarına kavuşuşunun aslında kara bir haber sayılamayacağının kanıtı ‘Solo’. Ada Müzik etiketiyle yayınlanan albümde 10 adet yepyeni şarkı var. Tamamının bestesi, altısının sözü Arkan’a ait. Kalan dört parçada Can Yücel, Orhan Veli, Ümit Yaşar Oğuzcan ve Nâzım Hikmet imzası var.

Yılın sürprizi
Yazıma başlık yaptığım şarkıdan başlamak isterim, albüm onunla açılmasa da: ‘Hoşgeldin’. Çünkü, gördüğüm andan itibaren bana yılın sürprizi gibi geldi Hüsnü Arkan - Birsen Tezer düeti. Bilmiyorum Birsen Tezer’i hâlâ dinlememiş olanlar var mı? Belki onlara büyük bir iddia gibi gelebilir ama bana göre Türkiye’nin en iyi yorumcularından biridir. Şahane söylediği Ortaçgil şarkılarıyla, en çok ‘Çığlık Çığlığa’ ile tanınmış, çoğu kendi şarkılarından oluşan ilk albümü ‘Cihan’ı ise bir buçuk yıl önce çıkarmıştır. Şimdi yeni haberler bekliyoruz Birsen Tezer cephesinden.
Hüsnü Arkan ile düet yaptığı, aynı zamanda kanun çaldığı ‘Hoşgeldin’, Arkan’ın deyişiyle ‘bir kadın şarkısı’ ve albümün en güzel parçalarından biri. Ama Hüsnü Arkan’ın Radikal’deki röportajında Eray Aytimur’a iddia ettiği gibi “Kendisi söylemediği için” değil, aksine bu iki çok iyi yorumcuyu buluşturduğu için.
Şimdi ilk şarkıya geçebiliriz, ‘Ayar’a. Bu arada, şarkıları albüm değil kartonet sırasıyla yazıyorum çünkü orada şarkılar, birtakım ortak noktaları nedeniyle yan yana gelmiş. Misal, ‘Ayar’ın yanında zaten ‘Hoşgeldin’ var ve bir alevle birleşiyorlar, zira ikisinin de içinde ‘yanmak’ geçiyor... Ama ‘Hoşgeldin’ yumuşak bir aşk şarkısıyken, ‘Ayar’ düzene ayar vermeye, hatta toptan yıkmaya aday...
Sayfayı çevirince, bu kez ‘sevgi’ ortak paydasında birleşen ‘Adile Hanım’ ve ‘Sol Yanım’ çıkıyor karşımıza. İkincisi bekleneceği gibi müthiş muzip, sivri bir Can Yücel şiirinden bestelenmiş. “Sözümona insandım / Hamsiydim buğulandım / Koynumdaki hatunu / Havva anamız sandım” diye başlıyor, Havva’ya hakaret gibi olmasın ama...
‘Adile Hanım’ ise Adile Naşit’e ithaf edilmiş. Onun özelinde, ‘adam gibi sevdiğimiz’ günlere...

‘İçelim’ diyor Orhan Veli
Orhan Veli’nin şiiri ‘İhtiyarlık’ ve Arkan’a ait ‘Hürriyet’ şarkılarını ise bir kadeh birleştiriyor kartonette. “İçelim!” diyor Orhan Veli, “Madem ömrümüz hoş geçmiş / Tatmamışız ayrılık (...) Bir gün ikimizden birimiz / İçmek veya doldurmak için / Burada olmayabiliriz.” “İçelim” deyince, insanın aklına bir dolu nahoş söz geliyor bugünlerde ister istemez, ama ben bulaştırmak istemiyorum onları bu güzelim müziğe.
Sonra ‘deniz’e geliyor sıra... Bir sayfada ‘Saki’, bir sayfada Nâzım Hikmet’ten bestelenmiş ‘Anıların Yüzünden’. “Gitti gidiyor bu gemi” diyor Hüsnü Arkan... “Saki, bana mukayyet ol, dol boşalırsam dol.”
Ve Arkan’ın ‘Solo’su ‘rüzgar’lı şarkılarla sona eriyor. ‘Önce Sen Sonra Sen’, bize lisedeyken şiiri sevdiren eski dostlardan Ümit Yaşar Oğuzcan’ın dizelerini taşıyor. ‘Senin Gibi’ ise “Bana senin gibi bakan olmadı” diye başlayan bir aşk şarkısı, “Kul oldum ne güzel, efendin olmadım” diye bitiyor.
Biz de kartoneti kapatıyoruz. Düzenlemelerde adı bulunan Bora Duran’a ve Gürol Ağırbaş’a, Bülent Ortaçgil’den Birol Ağırbaş’a, Burhan ve Gökhan Şeşen’den Göksun Çavdar’a önemli konuklara ve burada adını anamadığım tüm müzisyenlere saygıyla...
Ezginin Günlüğü gibi Hüsnü Arkan’ın ‘Solo’sundaki şarkılardan da deniz geçiyor, gemiler, şarap, bir de aşk... Ve binbir yüzüyle hayat. Hayat neden ibaretse artık...