‘BABAM BENiM YOL GÖSTERiCiM’

Kariyeriyle ilgili tüm kararlarında babası Fatih Terim’e danıştığını söyleyen Buse Terim, “Benim yol göstericim, haritamdır. Her işimde onun tecrübesinden yararlanırım. Fikirler paylaşırız, beni motive eder” diyor

Modayla ilk ne zaman ilgilenmeye başladınız? Fatih Terim gibi bir babanın kızı olarak, spor ihtimal dahilinde değil miydi?
Aslında spor da, benim hayatımın çok önemli parçasıydı. Kayakta uzun bir dönem profesyonel yarışçıydım, milli takıma seçilmiştim. Aynı zamanda tenis oynuyordum. Ancak bir yarışta çok ağır bir kaza geçirdim ve sakatlandım. Bu sebeple hem tenisi, hem de kayağı bırakmak zorunda kaldım. Moda, hayatıma tam bu noktadan sonra girdi. Liseden mezun olduğumda modayla ilgili bir şeyler yapmak istediğime karar verdim. Ve istediğim şeyin eğitimini alabileceğim bir üniversite seçtim.

“Tarzımın kilit parçaları aksesuarlar”
Bir şeyi seçerken, almaya karar verirken nelere dikkat edersiniz?

Alacağım parçanın fiyatı ve kalitesine... Ama en önemlisi vücut yapıma ve renklerime uyup uymadığına dikkat ediyorum. Bazen vitrinde görüp bayıldığınız parçalar üstünüzde aynı etkiyi veremeyebiliyor. Bu tuzağa hiçbir zaman düşmemeye ve sırf sezon trendlerini yansıtıyor diye kişisel tarzıma, vücut yapıma uymayan giysileri almamaya çalışıyorum.

Kıyafet mi yoksa aksesuar mı?
Kesinlikle daha çok aksesuar satın alıyorum! Çünkü kıyafetleri denerken çok sıkılıyorum. Aksesuar almak çok daha kolay ve hızlı geliyor.

Yine de alışveriş konusunda favori şehirleriniz vardır. Favori adreslerinizi de merak ediyoruz tabii.
Eğitimim için dört sene New York’ta yaşadığım için yurt dışında favori alışveriş noktam New York. Orada neyi, nerede bulabileceğimi çok iyi biliyorum. Ve her şeyden önce özgürüm, bu yüzden de New York’ta alışveriş yapmak benim için büyük keyif. Oradaki vazgeçilmez adresim antika takı, aksesuar, ev eşyası gibi birçok farklı şeyi bulabildiğim “Antika Garajı”. Buradan aldığım aksesuarlar benim için çok değerli çünkü ikincisi yok.


Alıp da hiç giymediğiniz şeyler oluyor mu?
Olmaz mı? Bu, alışverişte yaptığım en büyük hata: O anda alacağım şey çok cazip geliyor, sonra bir bakıyorum, bir kere bile giymemişim. Bunu engellemek için planlı alışveriş yapmaya özen gösteriyorum.

Gardırobunuzdaki en kült parça nedir?
Kesinlikle Louis Vuitton Sofia Coppola çantam.

Vintage da sever misiniz?
Çok severim. Tercihim vintage kıyafetlerden ziyade çanta ve aksesuarlar. Vintage parçaların eşsiz olduğunu düşünüyorum ve sahip olduğum her vintage parçaya çok değer veriyorum.


Tarzınızı nasıl tarif edersiniz?
Eklektik bir tarza sahibim. Gardırobumda en çok ceketler ve ipek gömlekler var. Stilimin dışındaki parçalardan uzak duruyorum. Tarzımın kilit parçaları her zaman aksesuarlar!

Kararsız kaldığınız bir günde ne giyersiniz?
Jean pantolonumu, ceketimi ve Nike Air Max’lerimi.


New York bir kenara, İstanbul’da birlikte alışverişe çıksak mutlaka nerelere uğrarız?
Beymen ve Beymen Blender, barındırdığı zengin uluslararası koleksiyonlarla ilk adreslerimden. Ofisimin de bulunduğu Galata’da yer alan Türk tasar ımcı butiklerini, Nişantaşı’ndaki tasarımcı showroom’larını da ziyaret edeceğimiz şüphesiz. Zorlu Center’ı da, özellikle lüks markaların yeni mağazalarını keşfedebilmek için çok merak ediyorum.

Favori marka ve tasarımcılarınız kimler?
Favori markalarım Alexander Wang, Rag&Bone, Elizabeth&James ve Helmut Lang. Tasarımcılar, Karl Lagerfeld ve Raf Simons.

“AiLEMLEYKEN ENERJi DOLUYORUM”

Kariyerle ilgili kararlarınızı birine danışır mısınız?
Kariyer ve işimle ilgili tüm kararlarımı babama danışırım. Babam benim yol göstericim, haritamdır. Her işimde onun tecrübesinden yararlanırım. Fikirler paylaşırız, beni motive eder.

Hayatınızda iş dışında neler var?
Ailem! Ailem benim hayatımın en önemli parçası. İşimin olmadığı zamanları onlara ayırıyorum. Ailemle birlikteyken deşarj oluyor, enerji doluyorum.

Röportajın tamamını ELLE Shopping Book’ta okuyabilirsiniz.

19 Ekim 2019 Magazin Bülteni19 Ekim 2019 Magazin Bülteni
Cadde Yazarları

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber