BİR ÜNİVERSİTE SINAVININ ARDINDAN...Hafta sonu, üniversite sınavının iki etabı birden yapıldı. Yine iptalle gelen hatalı soru tartışmaları, sınavın ve eğitimin kalitesi ve uygulama biçimi hakkında şikayetler... Liseye Geçiş Sınavı, ardından Üniversite Sınavı derken, karnelerle birlikte ülkece sürekli deneyip, sürekli yanıldığımız bir eğitim yılının daha sonuna geldik. Önümüzdeki yıl “Gelen gideni aratmasın” diyerek, 2019 YKS’ye dair bir özet yapalım.
- Öğrencilerin çoğu, birinci basamak olan TYT sınavında vakit sorunu yaşadı. Çünkü bu sorular, ‘yeni nesil’ olarak adlandırılan türdeydi. Elbette bizim için yeni olan soru anlayışı dünyada uzun süredir SAT gibi sınavlarda ya da PISA testlerinde uygulanıyor. Bu soruları hızla çözebilmek için iki şartı yerine getirmek gerekli, çok kitap okumak ve okullarda bu tip sorulara göre eğitim almak. İkisi de şu an ülkemizde yaygın olmadığından, gençler zorlandı. Yine kaliteli eğitim için para harcayabilen kesim avantajdaydı.
Yurt dışı eğitim için mesela SAT gibi sınavlara hazırlananlar, AP dersleri alanlar bu tip sorulara alışıktı. Ama liselerimizde henüz öğretmenler bile yeni nesil sorulara ve yoruma alışık değilken, öğrencileri sınamak ne kadar doğru,
işte bu tartışılmalı.
- Yıllardır bizdeki bu hatalı soru meselesini çözemedim. Hepimiz bu süreçlerden geçtik hiç öyle hatalı sorular filan olmazdı, öyle aynı anda bir sürü birinci de çıkmazdı.
Her sene değişen sınav sistemimizin en büyük açıklarından biri de bu hatalı soru meselesi. Yani, o kadar matematik uzmanı koca sene kendi hazırladıkları soruyu doğru çözememişler ama heyecan içindeki gençlerden
1.5 dakikada çözmelerini istiyorlar! Sırf bu eleştirileri duymamak için de mümkün mertebe ayak direyip, iptalden kaçınıyorlar artık ki bu hatayı, hatayla düzeltmeye çalışmaktan öteye gitmiyor. Bir matematik sorusu iptal edildi ama arkası gelebilir, liseye geçiş sınavlarında da her an fen iptali olabilir.
BİR ÜNİVERSİTE SINAVININ ARDINDAN...- Öğrenciler cumartesi-pazar hem birinci hem de ikinci basamak sınavına girdi. Sonuçlar açıklandığında, birinci basamak sınavı barajını geçemeyenlerin ikinci sınavı da geçersiz olacak. Eskiden önce birinci basamak sınavı yapılır, barajı geçenler ikinciye girerdi. Bu hali emek ve test maliyeti israfı...
- Öğrencilere tuvalet için izin verilmediğinden bir sürü genç kız ve erkek öğrenci altını bezleyerek sınava giriyor. Şaka değil ve çok ayıp. Yarım sayfa uzunluktaki sorulara dair tuvaletlerde ne kopyası çekecekler acaba! Gençlere bunun yaşatmak yerine, tuvaletler kontrol edilsin, insanlık dışı bu rezillik önlensin.
- Geç gelen öğrenci... Bir dakikayla sınava öğrenci almamak maharet sayılır oldu. Oysa açarsın geç gelenler için özel bir sınıf, böylece vaktinde gelenler de rahatsız edilmemiş olur. Geç gelen de zaten kendi süresinden yiyeceği için eksik soru çözer ve başka geç gelenlerin dikkatini dağıtmasına maruz kalarak hatasının sonuçlarına katlanır. Sıkı kontrolle her okulda bir ‘geç gelenler sınıfı’ oluşturulur, bu kadar basit.
- Senede bir kere bile hatasız yapmayı beceremediğimiz bu üniversite sınavlarının aslında üç ayda bir, hadi en kötü ihtimalle altı ayda bir tekrar edilmesi lazım. Ateşin çıktı, ayağını kırdın gitti bir sene! Telafisiz sınav mı olur!
- Gelelim bu seneki sınavların zorluk derecesine. Liseye geçiş sınavlarında çok ciddi bir puan yükselmesi yaşanacak. Sakın hesabınızı geçen seneki okul taban puanlarına göre yapmayın, en az 25 puan ekleyerek b planı hazırlayın. Üniversite taban puanları da biraz yükselecek gibi.
Tercihlerinizi yaparken bunların ‘sıralama’ sınavları olduğunu hatırlayıp, yüzdelik dilimlerinize, binlik sıralamanıza göre hesabınızı yapın, Dimyat’a pirince giderken eldeki bulgurdan olmayın.

Küçük bir not
Yıllardır sandığımız gibi bizde eğitim ağır, sınavlar çok zor filan değil. Ama çok hantal ve kalabalık bir sistem içinde, yoruma, düşünmeye kapalı, pratikle örtüşmeyen saçma bir düzen içinde eğitim sistemimiz. O sebeple de gençlerin zihni boğuluyor. Ben hemen yazımın sonuna, bu hafta Fransa’da yapılan üniversiteye geçişe yönelik Bac. sınavından kesitler sunayım da, bakın bakalım nasılmış?
- Edebiyat: Zamandan kaçmak mümkün mü? Bir sanat eseri, nasıl iyi biçimde açıklanır? Hegel’den alıntılanan metni, doğa kanunlarıyla hukuk kanunları arasındaki farka göre açıklayın.
- Ekonomi-Toplumsal: Ahlak, en iyi siyaset midir? Liebniz’den alınan metni, özgür irade üzerine açıklayın.
- Bilim: Freud’dan alıntılanan metni, bilimsel araştırmanın zaman içinde seyri üzerine açıklayınız.
- Teknoloji: Yalnızca değiştirilebilir olan şeyin mi değeri vardır?
Başka sorum yok Hakim Bey!
Söz, MEB’in!