Her gün çok sayıda köpek sahiplendirmeye çalışıyoruz. Bunun için ayrı WhatsApp gruplarımız bile var. Sosyal medya hesaplarımızdan duyurduklarımız ayrı, ben ve benim gibi bir sürü hayvan dostunun oluşturduğu ağla çevremize sahiplendirmeye çalıştıklarımız ayrı... Genellikle sahipleri tarafından ciddi rakamlar ödenerek alınmış safkan cinsler ama bir süre sonra hep ‘aniden gelişen’ benzer bahanelerle evden gönderilmek istenen canlar. Öyle de güzel ve tatlılar ki...
Evcil hayvanlar ya kışın depresif yalnızlığında eve alınır, sonra sanki sürprizmiş gibi, yaz, beraberinde tatilleri getirince “Aa ben şimdi bunu n’apıcam!” diyenlerce, tam da şu vakitler terk edilir. Ya da baharda çocuğuna karne hediyesi alanlar tarafından yazlık dönüşü, yani eylülde terk edilir. Bahane de genellikle ‘aniden gelişen bir alerji’ sorunudur. Sonbaharla birlikte Bodrum sokakları adeta cins ırklar satan bir açık hava ‘petshop’una dönüşür.
O aile bilip karşılıksız sevdiklerince terk edilmiş köpeklerin hali, her yaz sonu yürek parçalar. Geçtiğimiz yıl, evimin iskelesine denizden motorla getirilip, bırakılan bir ‘golden’, her gün aynı saatte gelip, sahiplerinin onu almasını bekledi. Yaklaşan her motora havladı... Komşularla onu izledikçe ağladık ve elimizden geldiğince ona baktık. İhtiyaçlarını karşıladık ama onu mutlu edemedik...
BU ‘CAN’LARA KIYMAYIN
Uyarmaktan vazgeçmiyoruz!
Zaten bu şekilde sokağa atılanlar, üzüntülerinden çok da yaşamıyor. İşte vefasızlar bir yana, pek çok insan da bu canların halini dert edinip, bir an evvel onları sevip, yeniden güven aşılayabilecek hayvansever sahipler bulmak için çabalıyor. Ne kadar söylesek olmuyor, ben ve benim gibiler yılda birkaç kez uyarı amaçlı yazılar da yazıyor ama yeteri kadar işe yaramıyor. Yine de uyarmaktan vazgeçmiyoruz; kendinizden emin olmadan evcil hayvan almayın! Bir kere aldıysanız artık sokağa bırakmayın ve canlara kıymayın!
Bazı vefasız insanlar onlardan, şeker tadı geçmiş bir ciklet gibi vazgeçip, kurtulmak istiyor ama onlar bir kere sevdi mi asla vazgeçemiyor ve hayatlarının sonu oluyor. Belki şu an çeşitli nedenlerle zor geliyor olsa da bu durum geçecek ve hayatınıza muhteşem bir sevgi katmış olacaksınız, biraz daha çabalayın. Yapmayın, evinize aldığınız can yoldaşını yarı yolda bırakmayın! Unutmayın, her ne olursa olsun, o sizi asla bırakmaz!

Güzel insanlar sayesinde...
Bir de evcil hayvan alıp, sonra onlara kötü muamele edenler var ki, zaten onları insandan saymıyorum. Bu satırları yazarken karşımda, komşumun, ölmek üzereyken barınaktan kurtardığı bir dünyalar güzeli var, sekiz yaşında... O kadar çok şiddet görmüş ki, insan görünce ödü patlıyor, yüzünü teki kopmuş patilerinin arasına saklıyor. Barınakta kendini insanlara kapamış ve beslenmeyi de yanına birilerinin yanaşmasını da reddederek, kendini resmen ölüme terketmiş. Aylarca yılmayıp, ona sevgiyi tanıtmak için uğraşan güzel insanlar sayesinde şu anda denizde mutlulukla yüzüyor.
Kendisini gerçekten seven yeni ailesinden patisini bir an uzaklaştırmıyor. Hâlâ, hepimizden çok korksa da yavaş yavaş yanımıza yanaşmaya başladı. Yaz sonuna kadar dost olacağımıza eminim. Biraz daha insanlara alışınca, kopmuş ayağına da protez gelecek ve daha rahat yürüyecek. Hem onu bu hale getirenlere lanet ediyor hem de onu kurtaran güzel insanların varlığını gördükçe, umuttan vazgeçemiyorum. Ve tüm yaşadıklarına rağmen hâlâ insanları sevme gayretini gördükçe de, “İnsanoğlu bu köpek canların koşulsuz sevgisini nasıl hak etmiş?” diye düşünmeden edemiyorum...

BU ‘CAN’LARA KIYMAYIN
EVCİL HAYVAN SAHİBİ OLMAYI DÜŞÜNÜYORSANIZ

- Evet, tatile giderken onları da düşünmek zorundasınız! Tıpkı çocuğunuz gibi!
- Evet, bebekken tuvaletlerini orta yere yaparlar, ilgilenirseniz çok çabuk Öğrenemediyse o sahibinin beceriksizliğidir.
- Evet, çocuk gibi ilgi isterler, kediler daha az ilgi istese de köpekler günlerce tek başlarına yaşayamazlar. İlgisiz ve sürekli yalnız bırakan bir sahipleri varsa havlarlar. Güven gelişince evde saatlerce yalnız kalırlar.
- Kediler çok tüy dökerler. Köpekler ırklarına göre az ya da çok dökerler. Eğer tüyle ilgili derdiniz varsa, ırk özelliğini araştırmadan almayın. Sadece Maltese ve Shih-Tzu ırkları tüy dökmez, kokmaz ve anti alerjiktir.
- Tipine göre değil, kendi yaşam tarzınıza göre ırk seçin. Eğer kendiniz çok hareketli değilseniz, tutup da hareket ihtiyacı yüksek bir köpek almayın! Maltese, Shih-Tzu ya da Yorkshire gibi sakin ırk alın ya da kedi alın.
- Hayvan seven insana tıpkı çocuk gibi onun sorumluluğu ve işleri ağır gelmez. Eğer böyle hissetmiyorsanız, hiç evcil hayvan almayın.
- Eğitmekten çekiniyorsanız, çeşitli nedenlerle ilk aileleri tarafından sahiplendirilmek istenen muhteşem güzellikteki köpeklerden birini seçin. Çoğunlukla eğitimli olurlar, aşıları tamamdır, işiniz kolaylaşır ve hazıra konarsınız. Hem de muhteşem bir iyilik yapmış olmanın hazzını yaşarsınız.