Berna Laçin

Berna Laçin

berna.lacin@milliyet.com.tr

Tüm Yazıları

Kayıt zamanı... Evet sevgili veli arkadaşlar, pazar günü tam şöyle ayağınızı uzatıp oturacakken, yüreğinizi hoplatıp, ruhunuzu daralttığımın farkındayım. Malumunuz, her sene mayıs ayının son haftası, okullar yeni eğitim yılı ücretlerini açıklar. Önce hali hazırda öğrenime devam eden öğrencilerin kayıtları yenilenir, bu arada sınavlarla yeni öğrencilerin kaydına sıra gelir. İşin ucu, yılın bu günlerinde döner dolaşır yine paraya gelir ve her sene aynı itirazlar tekrar edilir. Ama dostlar, bu yıl zammın boyutu bir başka! Özel okul zamları enflasyona paralel serbest bırakılınca, kantarın topuzu da fena kaçtı. Önceki yıllarda, devlet yine enflasyona uygun oranlar açıklardı ki bu genelde yüzde 12 civarıyla sınırlı kalır, okullar da yüzde 8 gibi zam yapardı. İlk defa yüzde 14 zam gördüğümüzde dudağımız uçuklamıştı. Ardından yüzde 18’e alışıldı. Ama bu yıl, dövizdeki korkunç artış ve enflasyonun geldiği nokta, tefe-tüfe/2 + yüzde 5’e kadar devlet tarafından serbest bırakılan özel okullar piyasasında, zamlar yüzde 30’a vurdu! Şimdi öğrenciler için kayıt, veliler için kahır zamanı!

Haberin Devamı

ÖĞRENCİLER İÇİN KAYIT, VELİLER İÇİN KAHIR ZAMANI
MEB, özellikle son beş yıllık politikasının bir ürünü olarak, çocuklarını özel okullara göndermesi için ailelere maddi manevi teşvikte bulundu. Bunun sonucu olarak, özel okullara akın başladı. Ben çocukken lüks olan özel okul, bugünün sürekli sistem değiştiren eğitim sürecinde, nerdeyse ‘olmazsa olmaz’ olarak görülür olmaya başladı. Karı-koca çalışan aileler, bir maaşı okula yatırıyor, yetmedi bankalardan krediler alıyor, kısaca dünyada örneğini göremeyeceğiniz bir fedâkarlıkla ülkemiz insanı kendi yemiyor, gezmiyor ve varını yoğunu çocuklarının nispeten iyi bir eğitim alması için harcıyor.

Devlet teşvikleri kalkıyor

Hal böyle olunca, sonuç ne oldu; bugün, nüfusun en yoğun olduğu, 3 milyondan fazla öğrencinin eğitim aldığı İstanbul’da, özel okulların sayısı, devlet okullarını geçti. Buraya kadar durum idare etti. Ancak artık devlet teşvikleri kalkıyor. Daha da fenası, yüzde 32’ye kadar izin verilen özel okul zamlarıyla, veliler iflas bayrağını an itibarıyla açıyor. Neticede özel okullara geçişte patlama yaşanan, maddi-manevi devlet teşvikinin başladığı son 4-5 yılda, okullar en az iki katı zamlandı. Ama gelin görün ki, hiçbir çalışanın maaşı böyle bir zammın kıyısından dahi geçmiyor. Veliler kime kızacağını şaşırdı! Okullar, her şeye zam geldiğinden dem vuruyor ve bu yaptıkları zammın yasal olmasıyla savunma yapıyor. Okullar döviz bazına kendi ücretlerini uyumlarken, veliler eriyip bitiyor. En acısı, artık çocuklarını özel okullara verdiler bir kere, dört sene sonra geri almak da ağırlarına gidiyor. Olan yine velilere ya da tüm bunlardan habersiz ordan oraya savrulan çocuklara oluyor.

Haberin Devamı

NELER YAPILABİLİR?

Peki bu durumda bir şey yapılamaz mı? Neden bedeli hep aileler ödüyor? Eğer ekonomik kriz yoksa tüm çalışanlara, okullara yapılan oranda zam yapılsın. Ama yok ülkede ekonomik kriz olduğu kabul ediliyorsa, o zaman da devlet, aileleri yalnız bırakmasın. Mesela neler mi yapılabilir? Hukukçu da değilim, ekonomist de ama aynı mağduriyetteki bir veli olarak, ilk aklıma gelenleri sıralayayım size...

Haberin Devamı

1 - İlk sözüm konunun muhatabına, “Eey özel okullar, elinizi biraz vicdanınıza koyun ve yapmanız gerektiği kadar değil, ailelerin ödeyebileceği kadar zam yapın! Yıllardır okuttuğunuz öğrenciler, sırf siz enflasyon karşısında zerre sarsılmayın diye okullarını bırakmak zorunda kaldıklarında hiç içiniz sızlamaz mı? Bir de vicdan hesabınızı yapın...”


2 -Beyaz eşyadan otomotive, halka hizmet olarak KDV-ÖTV oranları düşürülürken, konuttan lüks yatlara vergi indirimleriyle alıcılara kolaylık sağlanırken, eğitimden hâlâ yüzde 8 KDV alınıyor. Elbette sadece okul ücretine alınan vergiyle iş bitmiyor, çocuğu okula göndermek için kullanılan servis hizmetine yüzde 18 vergi ekleniyor. Elbette okul yemekleri için yine vergi veriliyor. Tüm bunlar üst üste konulunca, veliler büyük bir masrafın altında kalıyor. Mesela neden bu kritik günlerde, eğitimden alınan KDV düşürülmesin diye insan yüksek

sesle düşünüyor?

3 - Enflasyondan ötürü, okul zamlarındaki fahiş artışlara benzer durum, kira artışlarında da yaşandı ve düzenlemeye gidildi. Artık endeks olarak TÜFE alınıyor. Bu durumda tavan zam oranı bugün için yüzde 19.39 olabiliyor. Ama okul zamlarındaki artış yüzde 32’ye yakın olarak hesaplanıyor. MEB aileleri korumak için hemen TÜFE’ye geçse ve tıpkı kira gibi okul artışlarına da yüzde 20 ile sınır getirilse. O da çok büyük oran ama hiç değilse KDV indirimi de yapılırsa, bir umut ışığı olur öğrenci ve ailelerine... Bir de okula başlarken, mezuniyete kadar zam oranları sabitlense, veliler her yıl eli göğsünde, çocuğunu başlattığı okuldan diplomasıyla çıkarken görebilecek mi diye ölüp ölüp dirilmese! Hesabını baştan yapabilse ve olmuyorsa da yorganıyla kavgaya girmese!

Bunlar benim ilk an aklıma gelen çıkarımlar... Her dakika değişen vergi oranlarıyla ilgili ufak tefek hatalar yaptımsa affola ama genel olarak durum bu. Devlet bu konuya el atmalı ve indirimlerle, sınırlandırmalarla, ucu kaçan ipi toparlamalı. Çocuklarımızın da memleket sofrasındaki yeri, bulaşık makinesi kadar olmalı.