ÜNİVERSİTE HEYECANI DORUKTA, PEKİ YA SONRAÜniversite heyecanı dorukta... Öğrencilerin sınav sonuç puanları bu perşembe açıklanıyor. Peki ama ya sonra? Gençler, geleceğe yönelik mesleklerine adım atacakları üniversite bölümlerini nasıl seçmeli, aileler çocuklarını nasıl desteklemeli, iyi bir gelecek ve kariyer planı için nelere dikkat etmeli?
- Geleceğin iş dallarına göre adım atmak. Farklı alanlara geçişe destek veren bölümler ve üniversiteleri tercih etmek, bu noktada avantaj olarak karşımıza çıkıyor.10 yıl önce hayatımızda olmayan mesleklerin bugün çok önemli olduğu ve gelecekte de bugün bilmediğimiz pek çok iş dalı olacağı aşikar.
- Ülkemizde işsizlik en çok üniversite mezunları arasında var. ‘Tabela Üniversiteleri’ çoğaldıkça da, bu oran artacağa benzer. Apartmanlara kıstırılan dersliklere ‘üniversite’ tabelası konması, mezunlarını ‘üniversiteli’ vasıflarıyla donatmaya yetmiyor ne yazık ki! Bu tuzağa da en çok kendi üniversite mezunu olmayan ve çocuğunun üniversiteli olması hayalini kuran aileler düşüyor. Hem paralar boşa gidiyor hem de işsiz ama vasıfsız gençlik artıyor. Üniversite eğitimi almayı kutsamak ve bu konuda ısrar etmek yerine, gençleri meslek sahibi olmaya teşvik etmek ve erkenden akademik başarısını değerlendirip ‘öylesine’ üniversite okutmaya çalışmak yerine, mesleki alanlara yönlendirmek gerekiyor.
- Donanımlı olmak. Değişen dünyaya ayak uydurabilme için, adaptasyon gücü yüksek, yaratıcı düşünebilen, çözüm odaklı, bilgiye erişip onu kullanabilme becerisine sahip, yabancı dil bilen ve teknolojiyi çok iyi kullanan bir yeni nesil gerekiyor.
- Meslek seçimi yaparken kişilik özelliklerini hesaba katmak. Beceriler, ilgiler, değer yargıları ve hayat tarzı gibi unsurların, seçilecek meslekle uyum içinde olması, başarı ve mutluluğun anahtarı.

Gençlere nasıl yön vermeli?
Bu sene de üniversite sınav serüveni bitti. Peki ama iyi bir gelecek için nasıl bir eğitim sistemi gerekli? Çocuklara ve gençlere nasıl yön vermeli?
- Bütün dünya köklü bir değişim girdabına girdi. UNESCO’ya göre, önümüzdeki 30 yıl içinde, dünya tarihi boyunca mezun olanların toplamından daha fazla kişi üniversiteden mezun olacak! Artık lisans diploması hiç işe yaramayacak. Eskiden diplomanız varsa bir işiniz olurdu, artık bu dönem kapandı! Hatta yüksek lisans, doktora yapmak da işe yaramıyor günümüzde... Alınan eğitimin kalitesi, yaratıcı, sanatla iç içe, yeni ve geleceğe açılan fikirlerle dolu olması önem taşıyor.
- “Müzisyen olmayacaksan müzikle uğraşma” ya da “Ressam olmayacaksın nasılsa, resimle vakit harcama” diyerek, sanat ve yaratıcılığı köreltmek, eğitimin sonunu getiriyor. Bu büyük bir yanılgı!
- Zeka ve zekayı kullanmak önemli. Bunun hakkında üç şey biliyoruz. Tecrübeyle düşünüyoruz, görsel olarak düşünüyoruz , soyut olarak sesli ya da hareketle düşünüyoruz. Yani farklı yollarla düşünüyoruz. İkincisi, zeka dinamiktir, etkileşim içindedir. Farklı disiplinler aracılığıyla yaratıcı fikirler ifade edilebilir. Ve üçüncü şey de kendine özgü oluşudur. “Hiperaktif” diyerek durdurulmaya çalışan çoğu çocuk, aslında hareketle düşünüp, kendini ifade edebiliyor. Zekaları, hareket halinde çalışan pek çok insan var ve durdurulduklarında düşünme yetileri de duruyor. Doğru eğitim, zekayı ve yaratıcılığı serbest bırakan eğitim.
- Hata yapmaktan korkmak, en büyük hata! Büyük düşünceler, hata yapmaktan korkmayanlar tarafından ortaya atılıyor.
- İnsanoğluna en büyük hediye hayal gücüdür. Beynimizin, yaratıcılığımızın kapasitesindeki genişliğini görmek ve bunu ortaya çıkarmak için, insan varlığını bir bütün olarak eğitmek gerek. Sadece akademik, sadece matematik veya salt omuzdan yukarısına hitap ederek değil, beyni tüm bedenimizle işletmek üzerine eğitimi yeniden şekillendirmeliyiz. Matematik ve dili, en önemli yere koyup, sanata daha az önem veren günümüz eğitimini değiştirmeliyiz.

ÜNİVERSİTE HEYECANI DORUKTA, PEKİ YA SONRAAilelere tavsiyeler
Ailelerin, çocuklarına destek olmaları yönünde tavsiyeler:
- Daha lise döneminden başlayarak, gençleri çeşitli meslek grubundan insanlarla konuşup, yanlarında bir çeşit staj benzeri çalışma yapmaları için yönlendirmek.
- İlerde yerine getirilmeyecek vaatlerde bulunmak yerine ailelerin, kendi yapabilecekleri konusunda gerçekçi olması.
- Gençleri, ‘iyi gelir sağlar’ diye belirli bir mesleğe yönlendirmemek. ”O bölümü seçip ne yapacaksın? Para yok orda” diye ilgi duyduğu alandan da vazgeçirmemek. Kısaca kendi ilgi alanlarına yönelebilmeleri için özgür alan tanımak.