Geçen yıl olacakları şöyle sıralamıştık:

Sağlıklı yaşam takıntısı giderek daha da artacak.

Glutensiz, laktoksuz, vegan beslenenlerin sayısı şaşırtacak.

Yürüyüş ve pilates gibi sakin egzersizlerden koşu ve boks gibi daha tempolu, adrenalinli olanlara geçilecek.

Özellikle dövüş sporlarına ilgi daha da artacak.

Şaşırtıcı mı? Hayır.

3. havalimanının açılışı seyahat alışkanlıklarını da turizmi de etkileyecek.

Tabii yurt dışında da doğru tanıtım çalışmaları yapılırsa.

Arnavutköy’ün yükselişi aynı hızla olmasa da devam edecek.

Dolapdere yeni müze, galeri ve yeme-içme mekânlarıyla yıldızı parlayan semt olacak.

Gece hayatında birkaç mekân dolaşmak söz konusu olmayacak.

Tek mekânda en uygun fiyata eğlence arayışı devam edecek.

Uygun fiyat ve rahatlık ön plana çıktıkça küçük lokantalar da daha çok tercih edilecek.

Önemli şefler fine dining mekânlarının dışına da çıkıp kendi küçük ve uygun fiyatlı alternatiflerini de yaratacak.

Kanyon’daki Tazele, Kadıköy’deki Basta gibi.

Yemek ve canlı müziğin bir arada olduğu mekanların sayısı artacak.

Bu durumda sahneye çıkacak bu kadar çok yetenek olmadığının farkına varılacak.

DJ’lerde olduğu gibi sahneye çıkan isimlerde de yine aynı isimler arasında bir kısır döngü yaşanacak.

Aynı kişi birden fazla mekânda sahneye çıkacak.

Korunaklı mekânlar tercih edilecek.

Göz önünde olma isteği sadece sosyal medyayla giderilecek.

Yükselen güvenlik önlemleri sayesinde AVM’ler korunaklı alanlardan sayılacak.

İşte bu saydıklarımız sadece geçen yıl değil, 2018’de de devam edecek.

Malum, yeni yıla İstanbul’da birçok yolun trafiğe kapatılması, trafik kontrollerinin artırılması ve kontrollerde sürücü ve yolcuların üstlerinin aranmasına kadar çok detaylı güvenlik önlemleriyle girdik.

Bu güvenlik önlemleri dışarıdan bakınca ne kadar ürkütücü görünse de hatta aynı havalimanlarında olduğu gibi zaman zaman çok fazla diye söylenmemize neden olsa da yine de şükrediyoruz artık, yeni yıla olaysız ve umutla başladığımız için.

2018’e başlarken…Bu ay bitmeden…

Hâlâ görmediyseniz bu yılın ilk günlerinde ilk yapmanız gereken Akaretler Sıraevler’deki Füreya sergisini ve Sakıp Sabancı Müzesi’ndeki Ai Weiwei sergisini gezmek.

Küratörlüğünü Karoly Aliotti, Nilüfer Şaşmazer ve Farah Aksoy’un üstlendiği Füreya sergisi çağdaş Türk seramiğinin en önemli isimlerinden Füreya Koral’ın iç dünyasına bir yolculuk.

Füreya’nın ürettiği seramik nesnelerin, tabaklar, porselenler ve duvar panolarının yanı sıra fotoğrafları, kişisel eşyaları ile aile bireylerine dair bilgi ve belgeler de sergide yer alıyor.

Sergi 18 Ocak’a kadar görülebilir.

Sakıp Sabancı Müzesi’ndeki Ai Weiwei sergisinde ise Weiwei’in meşhur ay çekirdekleri, Twitter kuşlu duvar kâğıdı, porselen çiçekleri gibi daha önce gördüğümüz eserleri de var, legolardan yaptığı portreleri ve sadece bu sergiye özel üretilen porselen işleri de...

Sergi 28 Ocak’a kadar devam edecek.

Sergiyi gezdikten sonra ise müzede eylülde açılan Mutfak Sanatları Akademisi (MSA) öğrencilerinin çalıştığı restoranda yemek yiyebilirsiniz.