Günün sorusu: “Lars Von Trier mi, Polanski mi?” Autoban’a Wallpaper’dan ‘En iyi tasarım ödülü’ ve “Ben bilmem, beyim bilir” sendromu...

Herkes her filmi beğenmek zorunda mı? Bizde oyuncular bile çıkıp eleştirmenleri, film hakkında görüşlerini yazdıkları için yerden yere vurabiliyor. Bkz. Engin Altan Düzyatan. Oysa film bir zevk meselesi, göreceli bir şey. Birinin çok beğendiğini diğeri beğenmek zorunda değil. Konuşulan bir sanat filmi bile olsa.

‘Melankoli’yi izlediniz mi?
Sinema çıkışında hiç tanımadığım bir kadın yanıma gelip “Melankoli’yi izlediniz mi” dedi. Ses tonundan ‘Mutlaka izlemeniz gereken bir film’ demek istediği belli oluyordu. Gülerek “Evet izledim” deyip tartışmaya girmeden olay yerinden uzaklaştım. Çünkü ‘Melankoli’ benim için fazlasıyla yavaş ve kasvetli. Hatta dayanamayıp yarısında sinemadan çıktığım bir film.
Yönetmen Lars Von Trier müthiş bir yetenek olabilir ama ‘Melankoli’ye herkesin bayılacağını zannetmiyorum. Yine de görüntülerin güzelliğini de kabul ediyorum. Bu hafta vizyona girdiğini hatırlatarak asıl beğendiğim filme geçiyorum.

Almodovar farkı
Önce şunu açığa kavuşturalım. Sinemada kasvete, gerilime karşı değilim. Bir film iç kapatıcı olacaksa da sürükleyici olmalı ki kendinizi olayın içinde hissedebilin.
Son zamanlarda en çok etkilendiğim filmlerden biri ‘İçinde Yaşadığım Deri’. Pedro Almodovar yine müthiş bir iş çıkarmış. Antonio Banderas ilk defa bu kadar iyi, deli plastik cerrah rolüne cuk oturmuş. Hâlâ izlemediyseniz mutlaka izleyin.

Sırada ‘Zenne’ ve ‘Demir Leydi’ var
Şimdi benim hafta sonu izlenecekler listemde ‘Zenne’ ve ‘Demir Leydi’ var. Bakalım siz en çok hangisini beğeneceksiniz?

WALLPAPER’DAN AUTOBAN’A ÖDÜL

Autoban’ın ortaklarından Seyhan Özdemir’le Münferit’te karşılaştım. Mutluydu, yeni bir ödül almışlardı. Wallpaper dergisinin ‘2012 Tasarım Ödülleri’nde ‘En iyi yatak tasarımı’ ödülü almışlar, De La Espada için yaptıkları ‘265 suite bed’le. Bu Autoban’ın Wallpaper’dan aldığı ilk ödül değil. Önce ‘Genç tasarımcılar’ ödülü almış, sonra müzede Changa’yla ‘En iyi yeni restoran’ ve geçen yıl da Hong Kong’da yaptıkları 208 Due Cento Otto ile bir ödül daha almışlardı. Alıştık, artık her sene bir ödül alıyorlar. Bu yıl Autoban’ı yurt dışında daha da çok göreceğiz. Bir Türk markasının bu kadar başarılı olması insanı gururlandırıyor.

KADININ ADI YOK

Yıl 2012. Milyonlara rol modeli ol. Sevgiline her yerde kocam diye hitap et. Sonra imam nikahı kıydığınızı herkese ilan et. O da yetmiyormuş gibi, “Resmi nikah tarihini ben bilmem, beyim bilir” de... Diyecek bir şey bulamıyorum.