Cuma gecesi konuşulan iki parti vardı, biri Lucca’da, diğeri Mısır Apartmanı’nda. Haftaya partilerle başlıyor, Tohum Otizm Vakfı’nın düzenlediği ve herkesin mutlaka katılması gereken günle devam ediyoruz

Cuma gecesi İstanbul’un unuttuğum bir yüzünü gördüm. Sanki herkes sözleşmiş gibi sokaklardaydı. Yılbaşı öncesi böyle bir ruh haline giriliyor. Geceleri hiç çıkmayanlar bile kendilerini sabaha kadar sokakta buluyor.
Önce Lucca’da bir doğum günü partisine katıldım. Doğrusu Lucca’yı Lucca olalı hiç bu kadar kalabalık görmemiştim. İçeride adım atacak yer yoktu. Kaldırımda duranlar bile caddeye taşmış durumdaydı. İçki siparişi vermek bile mümkün değildi. Öyle hıncahınç bir kalabalıktı. Tabii bunda Lucca’da o gece Emre Narin’in çalmasının da payı büyüktü.
Lucca’dan sonra istikamet Beyoğlu. İstiklal Caddesi’ndeki Mısır Apartmanı’nda The House Cafe’nin kurucusu Ramazan Üren ve Derin Mermerci’nin yılbaşı partisi vardı. 360’a çıkanlar asansörün başka bir katta durduğunu görünce ve tabii kapılar açılıp da iyi müziği duyunca “Bu katta ne var, yeni bir yer mi açıldı?” diye sordular. “Yok, sadece ev var” yanıtını alınca, sanki başkaları keşfetmesin diye mekânı onlardan saklıyormuşum gibi baktılar. Oysa gerçekten bir ev partisiydi. Ama aklınıza gelecek herkes oradaydı. Türk dizi yıldızlarından İngiliz şef Tom Aikens’a, Tamer Yılmaz’dan Hakan Yıldırım’a herkes çok eğlendi. Bir kez daha gördüm, ev partisinin yerini kolay kolay hiçbir şey tutmuyor.

MUTLAKA KATILMANIZ GEREKEN BiR GÜN

Lucca’da karşılaştığım Cemre Narin’den, Mine Narin’in başkanı olduğu Tohum Otizm Vakfı’nın düzenlediği alışveriş fuarını dinleme fırsatım oldu. 19 Aralık Çarşamba günü 10.30-22.00 saatlerinde Sait Halim Paşa Yalısı’nda gerçekleşecek ‘Hediye bir gün’ adlı fuar alıştığımız kermeslerden çok farklı bir boyutta. Neden mi? Çünkü alışverişin yanı sıra bir de seminerler bölümü olacak. İşte o bölümde konuşacak kişiler gerçekten çok iyi seçilmiş, hepsi gerçekten dinlemek isteyeceğim isimler. Kimler mi? Çocukların ilkokula erken başlamamasını savunmasıyla dikkat çeken Prof. Dr. Yankı Yazgan’dan kadınları güzelleştiren gurur duyduğumuz plastik cerrah Prof. Dr. Serdar Eren’e, herkesi zayıflatan ama yöntemi bir tek bende etkili olmayan ayurveda uzmanı Buğra Öktem’den Osmanlı tarihi uzmanı Nurhan Atasoy’a, hikayelerini dinlemeye doyamayacağım, tek bir sıfatla anlatılamayacak Serdar Gülgün’den kişisel gelişim uzmanı Sintia Mazon’a kadar hepsi alanlarında çok çok başarılı isimler.

Seminerler için çok uğraşmış
Ayrıca Tansa Mermerci Ekşioğlu ve Zeynep Öz’ün Spot Projects’i ‘Anne, ben sanatçı oldum’ başlıklı bir seminer düzenliyor. Konuşmacılar: Cengiz Çekil, Leyla Gediz ve Ali Taptık. Bu konuşmacıların hepsi Marka Konferansı’nda çıkıp konuşabilecek seviyede. Tohum Otizm Vakfı, belli ki seminerler için çok uğraşmış.
Hem kendinizi geliştirmek hem de otizmli çocuklara katkıda bulunmak için kaçırılmayacak bir fırsat bu. Otizmli çocukların, özellikle de ABD’de 20 yaşındaki Adam Lanza’nın 27 kişiyi öldürdüğü haberlerinde sürekli ‘otistik’ olduğunun altı çizildiği bugünlerde, çok daha fazla desteğe ihtiyacı var. 27 kişiyi katletmenin otizmle tabii ki uzaktan yakından hiçbir ilgisi yok. Şimdiye kadar bunun çoktan farkında olmamız gerekmez mi?

URART 40 YAŞINDA

Dile kolay, 40. yılını özel bir sergiyle kutladı Urart. Anadolu medeniyetlerinden esinlenilen eski koleksiyonlardan takılardan eski gazete kupürlerine ilgi çekici birçok malzeme vardı. En çok ilgi gören ise en eski aşk mektubu oldu.
Urart’ta hâlâ her zevke hitap edecek bir şey bulmak mümkün. Sanılanın aksine, fiyatlar da korkulacak kadar yüksek değil. Serginin açılışı şerefine ‘Priceless İstanbul’ projesi nedeniyle Mastercardlara özel yüzde 25 indirim vardı. Eee, bu durumda herkes sosyalleşmek yerine kendini alışverişe verdi.