17 Mayıs’ta başlayacak New York Tasarım Haftası’nda Türk tasarımları da sergilenecek. ‘Tasarım: İstanbul-New York’ sergisinde bakın kimlerin işleri yer alacak?

Milano’dan sonra şimdi de New York Tasarım Haftası’nda Türk tasarımcıların sergisi gerçekleşecek. Uluslararası Çağdaş Mobilya Fuarı (ICFF) sırasında gerçekleşecek ‘Tasarım: İstanbul-New York’ başlıklı sergi Wanted Design’da 17-20 Mayıs tarihlerinde.
Gaye Çevikel, Defne Koz, Ali Tayar, Ayşe Birsel Seck ve Ferda Kolatan’dan oluşan jüri seçimi yaptı. Hande Akçaylı ve Murat Koçyiğit’in kurduğu Berlin merkezli Mashallah’ın seramik aydınlatması, Ali Bakova’nın şarap şişesi ve kadehleri, Umut Demirel’in ayna ve mıknatıs kombinasyonu, Tamer Nakışçı’nın porselen yemek takımı, Koray Özgen’in ‘Tuluat’ adını verdiği yün halısı, Erin Türkoğlu ve Melodi Bozkurt’un kurduğu Müzz Design’ın seramik masa ürünleri ve Can Yalman’ın Tearend adlı çay bardakları sergilenmeye değer bulundu.
Ayrıca sergi sırasında Gaia&Gino’nun kurucusu Gaye Çevikel, ‘Tasarımda girişimcilik’ konulu bir konuşma yapacak. Abra Cadabra’yla tanıdığımız Dilara Erbay’sa Brooklynli miksolojistler The Guinea Pig Group’la yenilebilir bir performans gerçekleştirecek. Türk tasarımcıların New York maceralarını heyecanla bekliyoruz.

DOĞANÇAY’A ANMA

‘All Arts İstanbul’ öncesinde kurucusu Ali Güreli ve sanat koleksiyoneri Öner Kocabeyoğlu’yla sohbet ederken Kocabeyoğlu modern sanatın ne kadar hızlı unutulduğundan, varsa yoksa çağdaş sanattan söz edildiğinden şikayet ediyordu. Modern sanatın aslında ne kadar değerli olduğunu anlata anlata bitiremiyordu. Sonra Burhan Doğançay için koleksiyonunda bir Doğançay eseri olduğu için 2 Mayıs’ta New York Metropolitan Müzesi’nin bir anma töreni yapacağından söz etmişti.
Dünyanın en önemli müzelerinden Metropolitan, sırf bir eseri koleksiyonda yer aldığı için bir Türk ressama verdiği değeri ona özel bir anma töreniyle gösteriyor. Bizdeyse zaten küçük bir çevrede, bir elin parmaklarını geçmeyecek kadar sayılı müzede bile Burhan Doğançay ya da hayatını kaybetmiş başka sanatçıların anısına bir şey yapılmıyor. Neyse ki ‘Contemporary İstanbul’da bu yıl Burhan Doğançay anılacak. Ama yine de yabancılar bizden erken davranmış durumda. İnsana verilen değer işte bu noktada bir kez daha ortaya çıkıyor.

GARDOLAP MESELESi!

Memleketin en önemli gruplarından birinin tekstil firması ve internet alışveriş sitesinden posta kutuma bir email düştü, gözlerime inanamadım.”Gardolabınızı yaza hazırlıyoruz” yazıyor. Yanlış görüyorum herhalde dedim, bir daha baktım, hayır gardırop değil, gerçekten gardolap yazılmış. Eee, daha ne diyeyim? Moda sektöründe olup, bütün müşterilere ve potansiyel müşterilere email yazabilecek durumda olup hâlâ gardolap diye bir kelime olduğunu sananlar varsa bana diyecek bir şey kalmıyor.