Geçtiğimiz ay ilk yedi Hristiyan cemaatin Anadolu’da olduğunu yazmış ve “Önümüzdeki haftalarda gezeceğiz sırayla...” demiştik. Bu hafta Efes’le başlıyoruz gezmeye...
Ama önce kısa bir hatırlatma: Aziz Pavlus, yaptığı seyahatlerle Anadolu’da Hristiyanlığın yayılmasında büyük rol oynar, ilk cemaatler oluşur. Sonrasında İsa’nın en genç ve en sevdiği havarilerinden Aziz Yuhanna, Efes’te dini yayarken, Roma İmparatoru Domitianus tarafından Patmos adasına sürgüne gönderilir. Burada gördüğü vizyonlar sonrası tamamı Anadolu’da olan ilk yedi Hristiyan cemaate, sırasıyla Ephesos, Smyrna, Pergamon, Thyateira, Sardes, Philadelphia ve Laodikeia’ya birer mektup yazar. Kimini över, kimilerini de yerer. Mektuplar, İncil’in ikinci bölümü olan Yeni Ahit’in son kısmında yer alır.
Roma’ya açılan kapı
Efes, cemaatine mektup yazılan yedi şehir arasında en önemlisi kabul edilir. Zaten önemli bir yerleşim olan Efes’in, M.Ö. 29 yılında Asya ilinin başkenti olduktan sonra önemi daha da artar. Mektup yazıldığı dönemde şehir, bölgenin sadece en büyük limanı değil, aynı zamanda Roma’ya da açılan kapısı ve doğudan batıya, kuzeyden güneye, ticaretin düğüm noktalarından biriydi.
Meryem Ana evi
Hz. İsa çarmıha gerilmeden hemen önce, annesi Hz. Meryem’i, arkadaşı ve havarisi Aziz Yuhanna’ya teslim eder. O da Meryem Ana’nın Kudüs’te kalmasını tehlikeli bulup, alır Anadolu’ya Selçuk’a getirir, Bülbül Dağı eteklerinde bir kulübe yapar ve oraya yerleştirir. Bir yandan Efes’te Hristiyanlığı anlatırken, bir yandan da ona bakar. Hz. Meryem, 101 yaşına kadar bu kulübede yaşar ve öldüğünde Yuhanna onu kimsenin bilmediği bir yere gömer. Rivayet bu...
19’uncu yüzyıla gelindiğinde, rahibe Katharina Emmmerich vizyonlarında bu evin yerini ve şeklini görür, not aldırır. Bu notlar sayesinde Meryem Ana’nın kayıp evi bulunur ve papalık tarafından 1967 yılında kutsal yer olarak ilan edilir. Her yıl 15 Ağustos’u izleyen ilk pazar günü ayin yapılır ve gelenler hacı olur.

ANTİK KENT GEZİ ROTASI
MAHŞERIN YEDI KILISESI’NIN İLKİ EFES1893’ten bu yana kazılan bu görkemli şehirde görülecek yerler şöyle:
Odeon/Bouleuterion
Belediye Sarayı
Domitian Tapınağı
Kuretler Caddesi
Trajan Çeşmesi
Yamaç Evler
Hadrian Tapınağı
Skolastika Hamamı
Aşk Evi
Celsus Kitaplığı
Agora
Mermer Cadde
Tiyatro
Liman Caddesi
Çifte Kiliseler
Stadyum ve hamamlar


Yedi ekümenik konsilden üçüncüsü, 431 yılında Efes Meryem Ana Kilisesi’nde, 250 piskoposla toplanır ve Meryem ‘Tanrı’nın annesi Theotokos’ unvanını alır.

Artemission
MAHŞERIN YEDI KILISESI’NIN İLKİ EFESArtemis Tapınağı, yedi harika arasında belki de en önemlisiydi ve bu da Efes’i, Artemis inanışının merkezi haline getiriyordu. Tapınağın yerinde önceleri Kybele adına M.Ö. 8’inci yüzyılda yapıldığı düşünülen bir sunak olduğu kabul ediliyor. M.Ö. 6’ncı yüzyılda Samoslu ve Giritli üç mimar tarafından 55 x 115 metre boyutlarında, iki sırada toplam 127 sütunla çevrili, dev bir tapınak inşa edilir. Lidya Kralı Kroisos da 36 tane kabartmalı sütun hediye eder bu tapınağa...
M.Ö. 4’üncü yüzyıldaysa Herostratos tarihe geçmek için ateşe verir tapınağı. Sonrasında yeniden yapılmaya başlanan tapınağa İskender’in yardım teklifini kabul etmez Efesliler ve kendi olanaklarıyla inşayı sürdürürler. 3’üncü yüzyılda Gotlar saldırır Efes’e ve harabeye çevirirler tapınağı....
Hristiyanlığın kabulüyle tapınak; ırmağın taşıdığı alüvyonlarla da liman kullanım dışı kalır ve Efes de önemini kaybeder.
Bugün Artemis Tapınağı’ndan geriye leyleklerin yuva kurduğu bir sütun kalır sadece...

Efes’e yazılan mektup:
MAHŞERIN YEDI KILISESI’NIN İLKİ EFES“Efes’teki topluluğun
meleğine yaz.
Yedi yıldızı sağ elinde tutan ve yedi altın kandilliğin ortasında yürüyen şöyle diyor:
Yaptıklarını, çalışkanlığını, sabrını biliyorum. Kötü adamlara dayanamadığını da biliyorum. Elçi olmadıkları halde kendilerini elçi diye tanıtanları sınadın ve onları yalancı buldun.
Evet, sabırlısın. Benim adım uğruna acılara dayandın ve yılmadın.
Ne var ki, sana karşı bir sitemim var: Başlangıçtaki sevginden uzaklaştın.
Bunun için nereden düştüğünü hatırla! Tövbe et ve başlangıçta yaptıklarını sürdür. Eğer tövbe etmezsen, sana gelir, kandilliğini yerinden kaldırırım.
Yine de olumlu bir yanın var: Nikolas yanlılarının yaptıklarından nefret edersin; ben de nefret ederim.
Kulağı olan, Ruh’un topluluklara ne dediğini işitsin. Galip gelene, Tanrı’nın cennetinde bulunan yaşam ağacından yeme hakkını vereceğim.”