Geçtiğimiz hafta üniversitedeki bölüm başkanım telefonu kapatırken, “Hocam unutmayın, dersler
23 Eylül’de başlıyor” diye hatırlatınca, yazın bittiğini fark ediverdim bir anda... Bizim Kuşadası hâlâ yazı yaşıyor... Güneş pırıl pırıl, sıcaklık 30 derecenin üzerinde... Dün, deniz suyu bile 26 dereceydi. Dedim ya, söylemeseler sonbaharın geldiğini anlamak mümkün değil.
Sonbaharı bırakın, kışın bile geldiğini anlamak pek mümkün olmuyor buralarda... Yazlıkçıların ve turistlerin kaybolmasıyla sakinleşen sokaklar ve erken kapanmaya başlayan dükkanlardan anlıyorum şehrin biz gerçek sahiplerine kaldığını... Bir de Lozan Meydanı’na bakan gecekondu kılıklı apartmandaki iki gece kulübünün yarattığı gürültü kirliliğinden... Nedendir bilinmez Kuşadası Belediyesi bu ikisi ve benzerlerine sebep oldukları görüntü ve gürültü kirliliğine rağmen gözünü kulağını tıkıyor. Ömer Günel başkan seçildiğinde bir nebze umutlanmıştım ama anlaşılan, o da hiç rahatsız değil bu tip gürültü kirliliği yaratan yerlerden... Ne diyeyim, yıllardır huzur içinde uyuyabileceğimiz günleri umutla bekliyoruz.
Esasında bugün Akhisar’ı yazmaya devam edecektim. Neredeyse de tamamlamıştım. Ama sonbaharın geldiğini bu kez de okurlar e-postalarıyla hatırlatıp, eylülde gidilesi yerleri sorunca, bu haftanın konusu da kendiliğinden değişiverdi bir anda... Akhisar‘ı önümüzdeki günlere bırakıp, eylül ayı için seçtiğim yerlere göz atalım...

ISPARTA

Eylül ayında tatile çıkacaklar, yemekleri, muhteşem doğası, gül ve lavanta tarlalarının ev sahibi Isparta’yı not edebilirler. Hristiyanlar için kutsal sayılan Aziz Paul Yolu’nun bir kısmının da geçtiği, Toroslar’dan gelen çam havası eşliğinde Yazılı Kanyon’da yürüyüş için en ideal zaman sonbahar... Eğirdir ve Kovada göllerini, Pisidia Antiokheia ve Adada Antik Kentleri’ni, Gelendost Elma Bahçeleri’nde hasadı, Zindan Mağarası’nı ve tabii ki meşhur güllacını da unutmayın!

KUŞADASI

Kum, deniz ve güneşe doyamayanlar ya da “Bunlar olsun ama kültür dünyamızı da genişletelim” diyorsanız, eylülde İzmir ve Kuşadası bir başka güzel... İstanbul’dan neredeyse saat başı kalkan uçaklar, sizi 50 dakikada İzmir’e ulaştırıyor. İndikten
50 dakika sonra da tarih ve doğanın en güzel harmanlandığı yerde, Kuşadası’ndasınız. Efes, Didim, Priene ve Milet gibi bilinenler dışında Claros, Metropolis, Teos, Kolophon, Dios Hieron,
Klazomenai ve daha
pek çok antik kent, günü- birlik programlarla gezilebilir. Siz de benim gibi yaparak, gezme işine erkenden başlayıp, öğleden sonra güneş ve denizin keyfini çıkarabilirsiniz.

DATÇA

Eylülde deniz için tavsiye edeceğim yerlerden biri de Can Yücel’le özdeşleşmiş olan Datça... Hem kum, deniz ve güneşin keyfini çıkarmak hem de kafa dinlemek istiyorsanız, yazın listenin başına. İlle de biraz tarih derseniz Knidos Antik Kenti’yle idare etmeniz
gerekecek.

GİRİT

Kum, deniz ve güneş üçlüsünün yanında Minos uygarlığını da barındırıyor. Esasında yok yok bu güzel ada da, tarih ve arkeolojiyi sevenler için tam bir cennet... Kandiye, Hanya, Resmo ve Aya Nikola ise mutlaka görülmeli.

BEYRUT

Bir zamanlar ‘Orta Doğu’nun Paris’i’ diye tanımlanan, 60 ve 70’li yıllarda dünya jet sosyetesinin tatil merkezi olan bu muhteşem şehir Nejmed ve Martyrs Meydanları, Corniche, Hamra, Güvercin Kayalıkları, Gemmayzeh, Eşrefiye, Mar Mikhael, çevresinde ise Byblos, Jaita Mağarası muhteşem mutfağı ve benzersiz gece hayatıyla, mutlaka
görülecekler listesinizde olmalı.

NEW YORK

Amerika dendi mi ilk akla gelen şehirlerin başında, Hollandalılar tarafından New Amsterdam adıyla kurulan ve İngilizler döneminde bugünkü adını alan New York var. Özgürlük Heykeli, Empire State Binası, Rockefeller Top of the Rock, Times Square, Central Park, Metropolitan Sanat Müzesi, Guggenheim Müzesi, Grand Central Terminali, Çin ve İtalyan Mahalleleri, 5. Cadde görülmesi gereken yerlerin başında geliyor. Alışverişi de listenize eklemeyi unutmayın!

Ya diğerleri?

Muğla’da Bördübet Koyu, Akyaka, Fethiye’de Kabak Koyu, Bozcaada, Gökçeada, Kazdağları, Diyarbakır, Mardin, İstanbul ve çevresi yurt dışında ise Münih, Roma, Malaga, Marakeş eylül ayının diğer seçenekleri... Unutmadan, koyların sakin, suyun ise harika olduğu eylül, mavi yolculuk için de en güzel
aylardan biri...