Yaz geldi mi dostlar genelde, “Ege mi, Akdeniz mi?” diye sorarlar. Ben de “Ege” derim her daim... Yurdum insanı, yıllardan beri tatil dendiğinde Ege kıyılarını tercih eder ve en güzel koylarında mavi yolculuğa çıkar. Ünlü coğrafyacı Strabon, “Tanrı, çok sevdiği kulunu uzun ömürlü olması için Datça’ya gönderir” derken, tarihçi Herodot, Bodrum’un dünyanın en güzel gökyüzüne ve en iyi iklimine sahip olduğunu yazar. Konu tarih ve arkeoloji olduğunda da Ege kıyıları neredeyse rakipsizdir. Yunan mitolojindeki olaylara ev sahipliği yapar, adım başı bir antik kent çıkar karşınıza... Hristiyanlığın ilk yedi cemaati de buradadır, Meryem Ana’nın son yıllarını geçirdiği evde. Sanatın da merkezidir bu topraklar yüzyıllar boyu... Tüm antik kentlerin tiyatrolarla süslenmiş olması, sanat dendi mi akla ilk gelen iki kentin Teos ve Afrodisias’ın burada olması, bir tesadüf değildir.TEOS

Sanatçılar Birliği Merkezi
Ülkemizde pek bilinmese de Teos, uluslararası arkeoloji literatüründe adı çok geçen ve hakkında ulusal ve uluslararası pek çok yayın bulunan antik kentlerimizden... Kentin baş tanrısı olan Dionysos’a gösterilen büyük saygı, zaman içinde Teos’un itibarını arttırır ve tüm Yunan dünyasında düzenlenen tiyatro ve müzik şenliklerine paralı sanatçılar sağlayan şair, müzisyen, tiyatrocu ve şarkıcılardan oluşan Ionia ile Hellespontos Dionysos Sanatçıları Birliği’nin MÖ 3. yüzyılda burada kurulmasına neden olur. Ünlü şairler Antimakhos ve Anakreon; filozoflar Nausiphanes ve Demokritos, tarihçi Hekataios ve Aritoteles’in kütüphanesini satın alan Apellikon da Teoslu’dur bu arada...
Tarihi...
Ünlü antik coğrafyacı Strabon’a göre, Teos’un ilk kurucusu Athamas... Kazılar ise bölgede MÖ 1000 civarından bu yana yerleşim olduğunu gösteriyor. O kadar önemli ve merkezidir ki, MÖ 7. yüzyılda Miletoslu filozof Thales ünlü İon Biriliği’nin merkezi olarak Teos’u önerir. MÖ 6. yüzyılda Persler’in eline geçince, şehri terk eden Teoslular, Trakya’da Abdera, Kırım’da Phanagoria kentini de kurarlar. İskender sonrası Bergama Krallığı’na bağlanan Teos, sonrasında vasiyet yoluyla Roma’ya bağlanır. Kent, Roma İmparatorluk Dönemi’nde de önemini korur ve sonrasında da değerini kaybetmekle birlikte varlığını Orta Çağ’a kadar devam ettirir.

Gezi rotası
Akropolis ve Arkaik Tapınak
Kuzey ve güney limanlarına hakim kayalık tepe üzerindeki akropoliste kalıntılar az... Ortasında bulunan kısmen anakayaya oyulmuş olan dikdörtgen şeklindeki yapının tapınak ve yanındaki kalıntının ise tapınağın altarı olarak kabul ediliyor. Kazılar ile güncel bilgiler ve Teos gezi rehberi için www.teosarkeloji.com...
Tiyatro
Akropolis’in güneydoğu eteğindeki yamaca, Yunan tiyatro geleneğinde inşa edilmiştir.
Agora ve Agora Tapınağı
Bouleuterion’un güneydoğusundaki Agora ve içinde yer alan ion düzenindeki tapınaktan ne yazık ki günümüze ulaşan fazla bir şey yok.
Sarnıç
Dionysos Tapınağı’nın güneyindeki sarnıç ve hamam Roma Dönemi’den...

Güney Liman
Zenginliğini deniz ticaretine borçlu olan Teos’un iki limanından biri olup, bugün Anadolu’daki en iyi korunmuş iskelelerden birine sahiptir.

TEOS
Nerede kalalım?

Sığacık ve çevresi, hem muhteşem denizin tadını çıkarmak hem de Teos’u rahat rahat gezmek için ideal. Aradığınız sadelik, sakinlik, huzur ve uygun fiyat ise benim tavsiyem, sevgili Gökhan’ın işlettiği ve birçok ünlü ismin de tercihi Teos Ormancı Tatil Köyü... Unutmadan yüzmeyi sevenlerdenseniz, tesis mavi bayraklı Akarca plajında. www.teosormanci.com.tr

Nasıl gidilir?
Bugün İzmir’e sadece 45 km. mesafedeki asırlık zeytin ağaçlarıyla bezenmiş, huzur dolu bu antik kenti gezmek ve sakin bir hafta sonu geçirmek isterseniz, İzmir Üçkuyular’dan Seferihisar minibüsleri veya 730 numaralı belediye otobüsü önce Seferihisar’a gitmeniz gerekiyor. Sonrasında 640 no’lu otobüs sizi Teos Antik Kentine ulaştıracak. Kendi aracınızla gidecekseniz yol İzmir’den sadece 50 dakika sürüyor.

Dionysos Tapınağı
Teos’un tarih boyunca en önemli yapısı olan ion düzenindeki kısa kenarlarında 6, uzun kenarlarında 11 sütun bulunan tapınağın mimarının MÖ 3. yüzyılda yaşayan Hermogenes olduğu söyleniyor.

Bouleuterion
Tiyatro’nun güneydoğusunda yer alan ve oldukça iyi korunmuş olan meclis binasının tarihi MÖ 3. yüzyıla kadar uzanıyor.