Gazetecilik hız demektir. Haberin hazırlanmasından sayfalara taşınmasına, baskıdan dağıtıma kadar her aşaması 100 metre koşusu gibidir, nefes nefese.
Bu hızın içinden kalıcı bir şeyler çıkarmak ise gazetecilerin maharetidir.
İnternet sitelerinde dakikalar içinde onlarca haber dönerken, hele ki Türkiye gibi bir ülkede gün başdöndürücü bir hızla akıp geçerken o sıcak gündemin içine kalıcı bir şeyler bırakabilmek, bundan da öte gündemi belirlemek hiç de kolay değildir.
Ancak biz yine zor olanı yaptık, geçen hafta da arşivimize övünülecek sayfalar kattık.

En büyük parti polemiği
Haftalık röportajlarına başladığı günden beri hep konuşulan işlere imza atan Zeynep Miraç’ın karşısında bu kez Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı Ömer Çelik vardı. Zeynep’in muhatabından aldığı “Ortadoğu’da Kürtleri temsil eden en büyük parti biziz” cümlesi aynı başlıkla gazetemizin manşetindeydi. Elbette ki bu iddialı çıkış, pazartesinin gündemiydi. Katılanlar olduğu kadar karşı çıkanlarıyla bu iddia uzun polemiklerin başlangıç noktası oldu.

Alevileri sarsan yanıt
Türkiye’nin sosyal dokusunda yadsınamaz bir yere sahip olan Alevilerin yıllardır çözülemeyen sorunlarından biridir cemevlerinin ibadethane sayılmaması. Farklı örgütlenmeler nedeniyle kimi zaman bölünmüş izlenimi verseler de, Milliyet’in salı günü manşetine taşıdığı haber Türkiye’deki tüm Alevileri ortak bir tepkide birleştirdi. Meclis’te cemevi talep eden CHP’li vekilin açtığı davaya TBMM Başkanlığı’nın gönderdiği “Cemevi ibadet yeri olamaz” yanıtı, Meriç Tafolar imzasıyla manşetteydi. Ve bu haber gündemin en tepesindeki yerini kaybetmeden günlerce tartışıldı.

Kayıp çocuklar dosyası
TÜİK’in açıkladığı rakamlarla haberdar olduk,
4 yılda 27 bin çocuğun kaybolduğundan. Milliyet bu ateşin yaktığı insanları buldu, 4 acılı babanın sesi oldu. Dileğimiz bir an önce evlatlarına kavuşmaları.

Herkesin atladığı haber
Gazetecileri Koruma Komitesi’nin (CPJ) Türkiye’nin 45 tutuklu gazeteciyle bu alanda dünya lideri olduğunu açıkladığı gün, aynı konuda herkesin ıskaladığı bir haber vardı. Brüksel Temsilcimiz Güven Özalp, Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi’nin “Avrupa’da Medya Özgürlüğü” başlıklı raporunu ele geçirdi, biz de Türkiye adına üzüntü verici bu tabloyu “Gazetecilerin durumu felç” başlığıyla sayfalarımıza taşıdık.

Tarihi davalardan kalan
Perşembe günü Türkiye iki tarihi davaya tanıklık etti. Ergenekon’da savcıların esas hakkındaki mütalaayı vermesi beklendiğinden Silivri Cezaevi’nin önü mahşer yeri gibiydi. İçeridekilere destek için gelenlere emniyet güçleri müdahale edince ortalık savaş alanına döndü. Gelecekte geçmişi Milliyet’ten okuyacak olanlara, bu haberin sunuluş biçimi bile yaşananların vahametini anlatacaktır.
Silivri’de bunlar olurken aynı saatlerde Çağlayan Adliyesi’nde 15 yıldır yılan hikâyesine dönen Mısır Çarşısı davası görülmekteydi. Kaderinin belirleneceği davayı Strasbourg’da bir televizyon ekranından takip eden Pınar Selek’in yanında Türk basınından sadece Can Dündar vardı. Dündar’ın yazısı “Adaleti Beklerken” başlığıyla sayfamızın en tepesinde yerini aldı.

Polisin yeni mermileri
Ve haftanın son günü. Emniyet teşkilatındaki tüm polislere dağıtılmak üzere “zırh delici” nitelikte en az 3 milyon mermi alınacağını Türkiye Milliyet’ten öğrendi. Tolga Şardan imzalı bu özel haber de çok tartışılacak.

Devamı bu hafta
Bunca notu art arda sıralamamızın nedeni kendimizi övmek değil, her şeyin çok çabuk unutulduğu bir ortamda ufak hatırlatmalarda bulunmak. Farklı olduğumuzu biliyoruz ve bunu okurlarımızın da hissetmesi için her gün bir önceki günden daha fazla çalışıyoruz. Emin olabilirsiniz ki bu hafta da gündem yaratan haberleri yine Milliyet’ten okuyacaksınız.