Boks, karşı tarafa darbe sonucu puan kazanılan ve galip gelinen bir spor dalı olarak her türlü sakatlığa açık. Özellikle ünlü boksör Muhammed Ali’nin kafasına aldığı darbeler sonrası parkinson’a yakalanması bu konudaki çalışmaları artırdı

Bazı araştırmaların sonucu o kadar radikal ki, boks ve kick-boks gibi sporlara karşı gençlerin bilgilendirilmesi, bu sporlara yönelmelerinin önlenmesi tavsiye bile edildi. Boksta kafa, önemli hedeflerden biri. Nakavt denilen rakibin darbe sonrası yere düşüp 10 saniye boyunca kalkamaması boksta kesin zaferi simgelerken kafaya olan darbeleri artırır. Eldivenlerin yapısı her ne kadar aktarılan kuvvetleri azaltsa da darbeler, beyin zarı altı damarlarını yırtabilir.
Bu damarlar, beyni saran toplardamarlar olup kanamaları sonucunda erken dönemde bulgu vermez. Ancak geç dönemde kafa içi basıncı artırıp tespit edilemedikleri durumlarda ölümcül olabilirler. Kısa süreli düşmeler, duruş reflekslerin bozulmasına, denge fonksiyonlarında azalmaya bağlı olurken, beyin sarsıntısı sonucunda çok çeşitli tablolar ortaya çıkabilir. Bu durum, her zaman bilinç kaybıyla sonuçlanmaz.

Sara krizlerine neden olabilir
Kafatasına ve beyin hücrelerine zararlar incelendiğinde kafayla yüz kemiklerinde kırıklar, beyin içi ve çevresinde kanamalar, nöronlarda mekanik hasarlanma ya da hipoksik iskemik yaralanma izlenir. Beynin kafatası içerisinde hızlanma ve yavaşlama kuvvetlerine maruz kalması, aylar sonra ortaya çıkacak sara krizlerine bile neden olabilir. Bu tür kafa travmaları ‘kronik ensefalopati’ diyebileceğimiz yıllar sonra ortaya çıkabilen tablolara yol açabilir.

Eski boksörler incelendi
Çeşitli çalışmalarda beyindeki değişikliklerin alzheimer hastalığına benzerliği saptandı. Hastada kişilik değişiklikleri, entelektüel yetilerde azalma ve bazı motor yeteneklerin kısıtlanması izlenebilir. Beyindeki ‘substantia nigra’ bölgesindeki hücre kaybı sonucunda parkinson ortaya çıkar. Parkinson, ilerleyici bir rahatsızlıktır. Denge kaybı, ilk hareketi başlatmada zorluk ve koordinasyon bozukluğuyla kendisini belli eder. Eski boksörlerin incelendiği çalışmalarda nörofizyolojik alanda birçok rahatsızlık tespit edildi. Bunlar arasında düşünce hızında azalma, düşünce ritminde bozulma, demans, konuşmada bozulmalar, kişilik bozuklukları, paranoya ve psikoz var.
Boksörlerin yaşadıkları beyin sarsıntısı sonucunda bulantı, kusma, baş ağrısı gibi basit semptomlar da izlenebilir. Darbeler sonucunda morarmalar ve kesiklere bağlı kanamalar görülebilir. Ancak eldiven ve başlık kullanımı bu tür yaralanmaları azaltır. Darbeyi oluşturan el parmak, bilek, dirsek ve omuz bölgelerinde de çeşitli sakatlıklar oluşabilir.

Boksör kırığı
Boksörlerin özellikle eldiven kullanmadıkları zamanlarda beşinci parmağın metakarp kemiğinin sert bir bölgeye temasıyla ortaya çıkan kırığa, ‘boksör kırığı’ denir. Bu kırığın iyileşmesi için alçılama ve 4-6 hafta istirahat gerekir. Dirsek ve bilek bölgesinin tendonlarının zorlanmasına bağlı olarak tendinit oluşabilir. Bu tür rahatsızlıklarda klasik buz, istirahat, bandajlama ve kalp seviyesinden yüksekte tutma uygulanır.