İnme, basit anlamıyla beynin damarsal sebeplerle bir kısım işlevini kaybetmesi olarak tanımlanabilir. Genellikle halk arasında felç diye bilinir. İnmede beyin kan akımı bozulur, tıpkı kalp krizinde olduğu gibi. Yeni beyin krizi de diyebiliriz. Bozulan kan akımı sürekliyse, beyin hücreleri canlılığını koruyamaz ve kalıcı hasar ortaya çıkar.

İnsanlarda beyin, vücut ağırlığının yalnızca yüzde ikisini oluşturmasına rağmen, kan dağılımının yüzde 15’ini alır. Öyle ki, beynin kan akımı kesintiye uğrarsa saniyeler içinde şuur kaybolur. Kan akımı üç dakikadan fazla kesintiye uğrarsa, beyin hücreleri geriye dönüşsüz bir biçimde harap olur. Böyle bir durumda kalp ve diğer bütün organlar çalışsa bile beyin fonksiyonları iflas etmiştir. Buna, beyin ölümü veya bitkisel hayat diyoruz.

İnmenin iki tipi vardır:

1-İskemik (kan azlığına bağlı) inme: Beyinde infarktüs sonucu oluşur. Mekanizma, kalp krizine benzer. Bilindiği gibi kalp kası hücreleri uzun süre kansız kalırsa kalp krizi gelişir. Beyindeki infarktüs de değişik nedenlerden dolayı beynin kan damarlarının tıkanması ve böylece organın beslenmesi bozulduğunda ortaya çıkar. Damarın tıkanması, beynin kendisine ait olan damarlardaki kireçlenme yüzünden daralıp tıkanmasıyla meydana gelebileceği gibi, vücudun değişik yerlerinden gelen pıhtılar da önemli rol oynar. Pıhtılar, beyni besleyen damarları tıkayabilir. İskemik inmeler, tüm inmelerin yüzde 80-85’ini oluşturur.

2-Hemorajik İnme: Hemoraji, ‘kanama’ demektir. Beyin içindeki damarların yırtılmaları sonucu olur. Damar dışına çıkan kan, beyin dokusuna bası yapar, hücreler hasar görür ve ölüm gerçekleşir. Hemorajik inmenin en büyük nedenleri, hipertansiyon ve beyin anevrizmalarıdır.

Bu şikayetler görülebilir:

- Yüz, kol, bacak veya vücudun bir yarısında uyuşukluk ya da güç kaybı.

- İki gözde görme kaybı veya azalması (perde inmesi gibi).

- Konuşma kaybı, konuşmada veya konuşulanları anlamada güçlük.

- Bir neden yokken şiddetli ve ani baş ağrısı.

- Yürümede dengesizlik.

İnmelerin önemli bir kısmı uyurken ortaya çıkar. Ne zaman gerçekleştiği bilinmediği için tedavi de zordur. Bu nedenle belirtiler ortaya çıktığında, hasta yalnız değilse, yanındaki kişiye önemli görevler düşer. Yüzdeki felci anlamak için hastanın gülümseyip, dişlerini göstermesi istenebilir; bu şekilde yüzün bir tarafa kayıp kaymadığı görülebilir. İki kolunu havaya kaldırması söylenebilir; eğer biri erken düşerse sıkıntı var demektir.

Kişi ayağa kalkamıyor, konuşmakta güçlük çekiyor ve düzgün cümle kuramıyorsa felç geçiriyor demektir. Bütün bu belirtilerin farkındaysak vakit kaybetmeden hastayı tam teşekküllü bir hastaneye götürmeliyiz.

Hastanın yüzüne su serpmek, başını soğuk suyun altına tutmak gibi işlemlerle vakit kaybedilmemeli.

İnme acil tedavi gerektirir.

İnme önlenebilir mi?

İnmelerin yüzde 50’sinin önlenmesi mümkündür. Bunun için inmeye yol açan kontrol edilebilir risk faktörleriyle mücadele edilmelidir:

- Hipertansiyon.

- Atrial fibrilasyon (kalpte ritm bozukluğu).

- Kontrolsüz şeker hastalığı.

- Yüksek kolesterol (>200 mg/dl).

- Sigara ve alkol (fazla miktarda).

- Fazla kilo.

- Beyne giden boyun damarlarında hastalık.

Kontrol edilemeyen risk faktörleri:

- Yaş (>65).

- Cinsiyet (Erkeklerde daha sık görülüyor ama kadınlarda daha ölümcül seyrediyor).

- Ailede felç öyküsü bulunması.

İnme düzelir mi?

İnmenin düzelmesi beynin hasar görmüş alanının büyüklüğüne, hastanın yaşına ve diğer hastalıklarına bağlıdır. Özellikle iyi bir fizik tedavi alması ve buna uyum sağlaması çok önemlidir. Felç geçiren hastada hemen hiçbir belirti kalmayabileceği gibi, hiç düzelme de olmayabilir. Ancak sıklıkla hastanın ne kadar sürede ve ne oranda düzeleceği öngörülemez. İlk altı ayda maksimum düzelme görülür.

Geçici İskemik Ataklar

Bazı hastalarda inmeden önce, felç gelişebileceğine dair ön işaretler görülebilir. Bunlar 24 saatten az bir sürede ortaya çıkar ve iz bırakmaz. Yani 24 saatten az süren ve tamamen geçen konuşma bozukluğu, kol ve bacakta güç kaybı veya uyuşukluk gibi. Bunlara Geçici İskemik Ataklar (TIA) diyoruz. Bu ön belirtilere mutlaka önem vermeli ve doktorumuza görünmeliyiz.

Tedavide neler yapılıyor?

İnme; tansiyon, kolesterol, kan şekeri, kilo kontrolü ve ritim bozukluklarına yönelik müdahalelerle büyük oranda önlenebilir. Risk varsa, hastaya kanın pıhtılaşmasını veya çökmesini engelleyecek ilaçlar verilebilir.

İnmenin tedavisi ise yaygın kanının aksine, tıkalı damarın ilaçla veya cerrahiyle Beynin kalp krizi: Felçaçılması değildir. Nadiren, o da çok sınırlı sayıda hastada ilk birkaç saat içinde tıkanıklığı açıcı ilaç verilerek iyi sonuçlar alınabilir, ancak bunların kanama yapıcı riskleri de büyük olduğundan her hastaya uymaz. İnme zaten kanama sonucu gelişmişse bu ilaçlar verilemez. Hastalık sebebine bağlı olarak farklı tedavi edilir. Tıkanıklık sonucu oluşmuş inmede kanın pıhtılaşmasını veya çökmesini engelleyecek ilaçlar verilir. Genellikle inmenin tedavi edilebildiği bilinmediği için hastaların hastaneye ulaştırılmasında çok geç kalınır. Başarılı olunması için tıkanan damarın en kısa sürede açılması gerekir. Bu, ya toplardamar yoluyla verilen bir pıhtı eritici ilaç ya da kalpte olduğu gibi anjiyografik yöntemle, tıkalı damarın açılmasıyla yapılır. Zamanında müdahale edilmezse, açılan damarın bir hükmü kalmaz. Hatta damar geç açılmışsa, beyinde kanama riski de artar.

Kanama sonucu oluşmuşsa daha çok tansiyon kontrolü üzerinde durulmalı. Daha sonraki dönemdeyse hastanın düzenli fizik tedavi görmesi çok önemli.