'Dram oynamaya bayılıyorum'

‘Canevim’ dizisinde başrolü üstlenen Biran Damla Yılmaz, “İnsanlara garip geliyor ama dram oynamaya bayılıyorum. Yanlış anlaşılmasın, normalde öyle değilim. Fakat gözyaşı döktüğüm sahneler bir şekilde deşarj ediyor” dedi.

'Dram oynamaya bayılıyorum'

Biran Damla Yılmaz, ekranın genç ve yetenekli yıldızlarından biri… Oyuncu, yapımcılığını Koliba Film/Ata Türkoğlu, yönetmenliğini Adnan Güler’in üstlendiği ‘Canevim’de Ceylan karakteriyle izleyici karşısına çıkıyor. “Gördüklerim, yaşadıklarım ve aldığım derslerle daha da güçlendim” diyen oyuncuyla, projeyi, oyunculuk tutkusunu ve ‘Mucize 2’ filmini konuştuk.
‘Canevim’ dizisinde ailesine düşkün, güçlü ve özgüvenli bir kızı canlandırıyorsunuz. Biran Damla Yılmaz nasıl biridir?
Tabii ki ben de aileme çok düşkünüm, özellikle annem ve kız kardeşime. Annem hem arkadaşım hem de gerçekten bu konuda çok şanslıyım ki, yeri geldiğinde birbirimizin sırdaş oluyoruz. Kız kardeşim ise daha çok küçük ama ona da çok bağlıyım. Bunların dışında hani derler ya, “İnsanı yaşadıkları olgunlaştırır” diye, işte ben de tam olarak bunu yaşadım. Gördüklerim, yaşadıklarım, aldığım derslerle daha da güçlendim ve kendime inandım.
Oyunculuk hayatınıza nasıl girdi?
Çok küçük yaşlarda başladım. Ben bile bunun oyunculuk olduğunu bilmiyordum. Dedemle haberleri izler, sonra gizlice spikeri taklit ederdim. Bazen de annemlerle izlediğim filmlerdeki oyuncuları taklit eder, “Yok aynısı olmadı bu” diyerek aynada kendime bakarak tekrarlardım. Çocuk aklıyla o zaman sadece bir oyundu benim için ama çok seviyordum ve eğleniyordum. Yaşım ilerledikçe, kendimi tanımaya başladıkça anladım. Ve bir gün annemin karşısına geçip dedim ki: “Annecim bak, benden sakın öyle normal bir meslek bekleme. Çünkü yapamam, o yüzden hazırlıklı ol!” İşte şimdi de bu noktadayım. Çok küçüktüm söylediğimde ama bu kadarını tahmin etmezdim.
n Çocukluk hayallerinizi hep oyunculuk mu süsledi?
Aslında tam olarak öyle değil. Çok hayalperest bir çocuktum. O kadar hayal kurardım ki, ‘Bir mesleğim olsa ne olurdu?’ diye düşündüğümde astronot, özel ajan gibi uçuk kaçık şeyler gelirdi aklıma. Uçuk kaçık diyorum ama oyunculuk da öyle aslında. Kendime bu konuda inancımı hiç kaybetmedim. Dolayısıyla yeter ki inan ve kendine güven, yapamayacağın hiçbir şey yok.
‘Kırgın Çiçekler’ projesiyle tanıdık sizi. O dizinin hayatınızdaki yeri nedir?
İlk başrolünde olduğum proje, o yüzden benim için her zaman yeri çok ayrı olacak. Uzun soluklu bir projeydi ve bana çok şey öğretti.
‘Canevim’de de gözyaşı dökmeye devam edecek misiniz?
Tabii ki! İnsanlara garip geliyor ama ben dram oynamaya bayılıyorum. Yanlış anlaşılmasın, normalde böyle değilim. Fakat o sahneler bir şekilde beni rahatlatıp, deşarj ediyor artık. Severek yapıyorum, keyfini çıkararak oynuyorum. Bu yüzden de ‘Canevim’de yer almayı çok istedim. Ceylan gözyaşı döküyor ama sıcacık çok tatlı bir ailesi var ve onlar küçük şeylerden de çok mutlu olmasını başarıyor. Yeri geliyor gülüyor ve eğleniyorlar. Sevgiler artarak büyüyor. O yüzden dizimiz çok sevildi, çok da iyi gidiyor.
Senaryoyu okuduğunuzda ilk hissiyatınız neydi?
Beni günümüzdeki bütün problemlerin arasında hem sıcacık bir aile hem de tutkulu bir aşk hikayesi anlatması etkiledi. Tabii diğer baskın taraf ise Ceylan...

Hırslarım yok, sevdiğim işi yapıyorum

Dram oynamaya bayılıyorum
‘Mucize 2’ filmi sizin için nasıl bir deneyim oldu?
Gerçekten mucize gibiydi. Mahsun Kırmızıgül’le çalışmak inanılmaz bir şey. Tabii ekibi de geçmemek lazım. Bol kahkaha, bol deneyim ve bol tecrübeli bir dönem oldu.
Oyunculukta hayallerinizi neler süslüyor?
Aslında hiçbir zaman çok ciddi hayaller kurmadım. İstediğim şey sadece “Bana senaryomu versinler, ben de oynayayım” oldu. Hiçbir zaman “Başrol oynayayım, şöhret olayım” gibi hırslarım olmadı. Ben sadece mutlu olduğum, sevdiğim işi yapıp keyif almaya bakıyorum. Her gün yepyeni şeyler öğrenip, bunları uygulamak bana daha eğlenceli geliyor. O yüzden öyle net kurduğum hayallerim yok.
Ekrana ara verdiğiniz dönemi nasıl geçirdiniz?
Gezdim, gördüm, yenilendim ve en önemlisi dinlendim diyebilirim. Zaten çok da yerinde durabilen bir insan değilim. O yüzden zaman bana biraz hızlı geçti.

Resim benim için terapi
Resim yapmayı sevdiğinizi söylemişsiniz. Sergi açmayı düşünür müsünüz?
Resim yapmayı çok seviyorum ama bu benim için sadece bir terapi. Renklerle karışıp bütün kafamdakileri tuvale döküyorum ve her şey sadece başlangıç rengimi seçmekle başlıyor.




Norm Ender başlattı, ünlü isimlerden destek yağdı‘Mekanın Sahibi’ şarkısıyla dikkat çeken rapçi Norm Ender, son günlerde artan orman yangınları üzerine bir kampanya başlattı

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber