DÜNYANIN SONUNDAKİ PARTİ

Geçtiğimiz hafta J&B’nin ‘Dünyanın Sonundaki Parti’sine katılmak için yeryüzünün en güneyindeki kente uçtum. Katamaranda başlayan parti hapishanede son buldu

Bir partiye katılmak için ne kadar yol alırsınız? 14 bin kilometre gidiş, 14 bin kilometre dönüş kulağa nasıl geliyor? Geçtiğimiz hafta viski markası J&B’nin ‘Fin del Mundo’, yani ‘Dünyanın Sonu’ dedikleri yerdeki partisi için toplamda bu kadar yol yaptım ben.
Pişman mıyım? Hiç değilim. Parayla satın alınamayacak deneyimler listeme bir yenisini ekledim.
J&B son yıllarda sıra dışı partileriyle ses getiriyor. Bunlardan biri iki yıl önce uçakta başlayan, Kapadokya’daki peri bacalarında devam eden ve balonda son bulan partiydi.
Geçtiğimiz yıl Bükreş’te trende başlayan parti Transilvanya’da Drakula’nın şatosunda devam etmişti.

Beagle Kanalı’nda viski kokteyller
Bu kez sınırları zorladım, bir parti için ne kadar ileri gideceğimi görmek istedim ve gerçekten dünyanın sonuna gittim.
21 Kasım’da dünyanın dört bir yanından viski kokteyllerle partilemeyi seven konuklar olarak Arjantin-Tierra del Fuego’da bulunan Ushuaia’da buluştuk. Ushuaia, yeryüzünün en güneydeki şehri ve Antarktika’ya açılan kapısı olarak tanınıyor. Şimdilerde baharı yaşasa da günlük güneşlik değil; arada kar yağıyor, sıcaklık 0-2 derecelerde seyrediyor. Bu nedenle kimse pek parti şıklığına bulaşmamıştı.
Kentin limanında buluştuk. Limanda bizi Beagle Kanalı’nda gezdirecek iki parti katamaranı bekliyordu. Beagle Kanalı adını, buraya gelip beş yıl araştırma yapan Darwin’in gemisinden alıyor.
Katamaranın girişinde yeşil viski kokteylleri elimize aldık ve LCD ekranlarda dönen disko topları arasında partilemeye başladık. Bu katamaranda kızların ve gay’lerin ayrı bir motivasyonu vardı: Yakışıklı DJ. Gay konuklardan gelen “DJ evli. Hem de bir top modelle” istihbaratı bile dişi davetlilerin pes etmesini sağlayamadı, herkes DJ’in kendi ülkesinde bir performans yapması için çalışmalara başladı.
Bir ara herkes dışarı hücum etti. Baktık, Jules Verne’in ‘Dünyanın Ucundaki Fener’ diye anlattığı fenere gelmişiz. Adacığın üzerinde dikili mütevazı fenerin önünde resimler çekildi, danslar edildi. Kayalıklara tünemiş penguenlere selam çakıldı.
Saat 21.30’da Puerto Carello adlı adaya demir atıldı ve particiler adaya akın etti. Mahkum kostümlü adamların maşrapalarda dağıttığı deniz mahsüllü sıcak çorbalar içimizi ısıttı. Kalabalık, sahilde gösteri yapan La Bomba de Tiempo adlı perküsyon grubunun etrafında çember oluşturup dansa başladı. Soğuk karşısında çaresiz kalan bizim gibi Akdenizliler, içinden alevler yükselen bidonların etrafında öbek öbek toplandı. Moladan sonra istikamet esas parti mekanı olan hapishaneydi.

Hücreler arası trekking
Geceyarısı, bugün müzeye çevrilmiş ‘Dünyanın Sonundaki Hapishane’ye (Ushuaia Cezaevi) girdiğimizde sağlı sollu hücreler arasındaki ince uzun koridorda yarım saat daralma hissini yaşadık. Gerilim tavan yaptığı anda önümüzdeki kırmızı perdenin açılmasıyla beraber kendimizi geniş avluda buluverdik. Biz Türkler, Reina’daki kalantorlar misali avlunun ortasında bir masa kapıverdik ve Red Dragon adlı, kırmızı kumaşlar içerisinde, sopalar üzerinde yürüyen dazlak adamın gösterisini izlemeye koyulduk. Gösterinin ardından avluda yankılanan Coldplay’in gaz parçası ‘Viva la Vida’yla beraber hapishanedeki partinin resmen başladığı anlaşıldı ve kalabalık avluya akın ederek dansa başladı. Bu arada ‘spider crab’ gibi bölgeye has lezzetler, içinden buhar yükselen viski kokteyller servis edildi. Biz efendi gibi saat 02.00 sularında hapishaneyi terk ettik. Ama dünyanın sonunda partiledik mi partiledik, insan daha ne ister?

Norm Ender başlattı, ünlü isimlerden destek yağdı‘Mekanın Sahibi’ şarkısıyla dikkat çeken rapçi Norm Ender, son günlerde artan orman yangınları üzerine bir kampanya başlattı

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber