‘Yaşasın cinsel özgürlük’çülerin tek taş beklentisi

Diyelim sevgiliniz 14 Şubat için tek taş yüzük aldı, şimdi bu evlenme teklifi mi sayılacak? Şehir kadını kafasını evlenmekle bozdu. Bir zamanların özgür kadınları, özgürlüklerini bir an önce teslim edecekleri şövalyelerini bekliyor!

Yazımı iki kısma ayırıyor ve ilk kısmını erkeklere veriyorum. Bizde böyle; önce erkekler! Sebebi yok bu uygulamamın, 'ayrımcılık' diyelim bitsin. Kıvırtacak halim yok, bence 14 Şubat en çok erkekleri yaralayacak, içime doğuyor. Yaranamayacaklar, beğendiremeyecekler, kıvranacaklar, surat çekecekler. Bir fırça da benden yesinler o halde! Siz de sevgilinizin beğeneceği hediyeyi alın kardeşim!
Özel günleri sevmeyen insanlar vardır, ben severim onları. Hiçbir şey kutlamazlar. Bir de işlerine gelen özel günleri kutlayan ve işlerine gelmeyenleri kutlamayanlar vardır ki, onlar hemen terk etsin yazımı. Nedir bu tavır, bayramları can-ı gönülden kutlarım, yılbaşını eş dost hatırı için bir miktar kutlarım, 23 Nisan’ı pek severim ama Sevgililer Günü’nü tanımam! Böyle erkeklerden olmayın, alın karınızın/sevgilinizin gönlünü, ne var bunda? Hem şehirli erkek olmak sorumluluk ister. Siz kibar olun, centilmen olun ki taşra da sizi örnek alsın. Sevgilisi olanlar; derhal karar verin! Bu kadın sizin hayat boyu beraber olmak istediğiniz kişi mi? Cevap hayır ise, daha aranacak, bakınacak, bir arkadaşa bakıp çıkacaksanız, sakın ola tek taş yüzük almayın. Moda falan zannedip sevgiliye tek taş alanlar var, bir anda kendilerini nişanlanmış buluyorlar. Bir bilene sorun öyle karar verin, e mi benim her daim 14 yaşında kalan 14 Şubat mağdurlarım.

‘Yaşasın cinsel özgürlük’çülerin tek taş beklentisiTürküm doğruyum kadınım
Kadınlara ama feministlere geliyor ikinci volüm. Elif Bill’in intikamı!... Tespit şu: Sevgililer Günü tantanası bahane, herkes evlenmek istiyor; bulaşıcı hastalık gibi sarmış herkesi. Hatta evli olanlar bile boşanmak ve yeniden evlenmek istiyor. Ama bunu yaparken boşta kalmamak için kocalarını elde tutuyorlar. İstanbul kadınlarına neler oluyor böyle? 20 yıl önce özgür olacağız, istediğimiz erkeklerle beraber olacağız diyen feministler, bugün yaşanan trajediyi inşa ederken hiç düşünmediler aslında. Özgürlük en çok erkeklerin işine yarayacaktı, kadınlar kendi zevklerinin derdine o kadar düşmüşlerdi ki, erkeklerin mantalitesini değiştirmek adına bir şey yapmayı akıl edemediler. Öyle ya, bir yandan da erkeklere, 'bekaretin ne önemi var mühim olan insanlık' gustosunu hazmettirmeleri gerekirdi ki, alan memnun veren memnun bir huzur ve barış ortamı hakim olsun memlekette.
Bunu zinhar beceremeyen ‘yaşasın cinsel özgürlük’çüler şimdi kendi tek taşlarını alsalar ya! Oh rahatladım, içini dökmeyen dizini döver ne de olsa.

Mücevher ya da Mardin mutfağı
Vicdan yaptım iyi mi? Bari hediye önerileri vereyim de, gönlünüzü alayım. Tek taş yüzük ya da kalpli kolye almak isteyenler için sonsuz alternatif var, Teşvikiye’deki Karun’a bakmanızı öneririm. Tasarımlar o kadar zevkli ki seçim yapmakta zorlanacaksınız. 'Kısmet' markasını duymuşsunuzdur, son günlerde Behlül’ün Bihter’e aldığı kolye bu markanın koleksiyo-nundandı. İlla pahalı hediye almanız gerekmez, Mustafa Ceceli CD’si pekala mesajınızı doğru iletmek adına çok hesaplı bir seçim olacak. CD’nin adı ‘iyi günde kötü günde’ malum. Daha gelenekçi ama yeniliklere de bir miktar açık olanlar ise, alsınlar hanımlarını Osmani Restoran’daki Mardin Yemekleri Festivali'ne götürsün. Mardin mutfağı uzmanı Yasemin Öztop son derece zengin ve lezzetli bir mönü hazırlanmış. Parfüm, kitap, DVD, çiçek, çikolata kadınları baştan çıkartmak için yeter; erkeklerse tuttukları takımın orijinal formasına bayılacaklar. Spor tutkunları 14 Şubat’ta el ele Efes Pilsen-Fenerbahçe Ülker basketbol maçını seyretmeye gidebilir. Bence en iyi seçenek budur; İstanbul’da yaşamanın değerini bilin derim son söz olarak.