Geri Dön

EVDEKi FAVORi KÖŞESi PLAYSTATION ODASI

‘Doktorlar’ dizisiyle oyunculuğa adım atan, ‘Kahramanlar’da bir polisi canlandıran Kutsi, yeni albümü ‘Bambaşka’yla müzik dünyasına geri döndü. Şarkıcıya hayranlarının ilgisini sorduk “Güzel baktığımı söylüyorlar. ‘Gamzeli Sendromlular’ adlı bir fan kulüp bile var”

İki yıl aradan sonra ‘Bambaşka’ adlı albümüyle sevenlerinin karşısına geçen Kutsi, artık daha dingin biri olduğunu söylüyor.

Albümün hazırlık aşaması ne kadar sürdü?
2008 yılının sonundan itibaren çalışmaya başladık. Poll Production imzalı bu albümde bana ait altı şarkı var. Soner Sarıkabadayı’dan iki, Sinan Akçıl ve Nezih Üçler’den birer şarkı aldık.

Albümün adı neden ‘Bambaşka’ ?
‘Bambaşka’ çıkış şarkımız. Hem görsel hem de müzikal açıdan diğer albümlerden farklı oldu. Tabii ki ‘Kutsi’ şarkılarını es geçmeden özellikle ‘Bambaşka’da güzel bir gitar kompozisyonunda soloyu bağlama aldı. Bu ilk defa denediğim ve benim içime sinen bir çalışma oldu.

Bambaşka bir Kutsi olarak geri döndüğünüzü söylüyorsunuz. Neler değişti hayatınızda?
Son albümüm iki yıl önceydi. Bu süreçte hem yeni çıkanları hem de benim daha önceki çalışmalarımı yeniden gözden geçirme fırsatım oldu. Böylece daha dingin bir Kutsi olarak iki yıllık gözlem ve çalışma sonucu bu albüm ortaya çıktı.

Sizi oyunculuk yapmaya iten şey ne oldu?
Her şey bir anda gelişti. ‘Doktorlar’ dizisi için böyle bir teklif geldiğinde ilk önce “Yapamam” demiştim. Sonra işin içine girince, oynadığım Levent karakterinin benimle çok bağdaştığını gördüm.

Son oynadığınız dizi reytinge kurban gitti.Yer aldığınız projelerin sona ermesi sizi nasıl etkiliyor?
‘Kahramanlar’ dizisinin bitmesi beni büyük şekilde etkilemiş değil. Kendimden ziyade set içinde çalışan ekip arkadaşlarımı düşündüğüm için bitmesine üzüldüm.


Çocukken ressam olmak isterdim
Hayran olduğunuz kahramanınız
Kahramanım, hastalıkta ve sağlıkta başucumuzda bulunacak yegane varlıklar; Ailem. Allah onları başımızdan eksik etmesin.

Dünyada yaşanacak en güzel ve en kötü yer?
İnsan kendini nerede mutlu hissediyorsa yaşanacak en güzel yer orasıdır yani güzel Türkiye’m. En kötü yer ise yalnız hissettiğin yerdir.

Aldığınız en güzel iltifat?
Herkes gamzelerime laf atıyor, özellikle www.kutsi.tv ‘de fan kulüp üyeleri sırf gamzelerim yüzünden ‘Gamzeli sendromlular’ isimli bir grup oluşturmuşlar. Güzel baktığımı da söyleyenler var.

Sabah rutininiz nedir? İlk yaptığınız şey? Kahvaltı sofranızın vazgeçilmezi?
Her sabah yataktan kalkarken dua ederim. Kahvemle birlikte en az bir gazeteyi okurum. Baldan vazgeçemem.

İşe giderken nasıl hazırlanırsınız?
Acele ve telaşlı. O kadar acele ederim ki sokak kapısından eve terlikle döndüğüm çok olmuştur.

Üzerinizden eksik etmediğiniz şey?
Saatim, cep telefonum.

Sahip olmak istediğiniz yetenek?
Gitar çalıyorum ama çok iyi bir davulcu olmak isterdim.

Evinizin favori köşesi?
Play station odası.

Hobiniz?
Plak dinlemek, nostaljik plaklar seçmek, belgesel izlemek, play station oynamak, araba kullanmak


Evinizde en değer verdiğiniz eşya?
Enstrümanlarım.

n Atmaya kıyamadığınız en eski şeyiniz?
İlk aldığım mavi eşofman altımı atmıyorum.

Çocuklarınıza anlatacağınız en unutulmaz anınız?
İlk aldığım gitarı ve o günü anlatırdım.

Koleksiyonunuz var mı?
Çok iyi bir müzik dinleyicisi olmakla beraber iyi bir arşive sahibim.

Bugüne kadar işinizle ilgili karşılaştığınız en büyük zorluk?
Konser sırasında sahnede ses düzeni ile ilgili bir problem çıktığında elim kolum bağlanıyor.

Tarihten önemli bir figüre bir soru sorma hakkınız olsa, kime, ne sorardınız?
İlk gitarı yapan Yiannis Jurez Barilmeç’e ‘Bu aleti solo mu yoksa eşlik enstrümanı olarak mı düşündünüz?’ diye sormak isterdim. İlk gitar yedi telli olmasına rağmen neden günümüze altı telli olarak geldiğini de bilmek isterdim.

Mesleğinizin en yanlış anlaşılan tarafı ne?
Gerçekle hayal arasındaki farkın anlaşılmaması.

En gurur duyduğunuz başarınız?
Beste yapıp, söz yazabilmek.

İşe ilk başladığınız günden aklınızda ne kaldı?
İlk çıktığım canlı yayında çok heyecanlanmıştım.

İlk çocukluk hatıranız?
Babamın bana yapmış olduğu uçurtma.

En son aldığınız hediye neydi, kimden?
Prodüktörüm Polat Yağcı’nın hediyesi bir İspanyol el yapımı gitar.

Kendinizle özdeşleştirdiğiniz kurgusal karakter?
Doktor Levent Atahanlı.

Akşam rutininiz nedir? İş dönüşü ne yaparsınız? Kaçta yemek yer, kaçta yatarsınız?
Akşam rutinim diye bir şey şu sıralar söz konusu değil. Kaçta dönüp, yemek yediğim ve yattığım saatler kaymış durumda. Bu iş yoğunluğunda bazen yemek yemeyi unuttuğum bile oluyor.

En sevmediğiniz ev işi?
Ütü.

Beş yaşındayken ne olmak isterdiniz?
Ressam olmak.

Batıl inançlarınız var mı?
Maşallahım ve inşallahım var bol bol. Nazara çok inanırım.

Seyahat alışkanlıklarınız neler?
Full depo ve uzun yol cd’lerim.

Gelecek hayaliniz?
Hayatın neleri, ne zaman ve nasıl getireceğini
şimdiden bilemeyiz. Ama şunu iyi biliriz ki;
kendimize bir duruş belirlemişsek ve doğru zamanda doğru işler yaparsak, işimizle ilgili yapılan
emeğe saygı duyarsak, geleceğe dair hiçbir kaygı barındırmayız.

Yunanistan'dan skandal hareketYunan askerinin göçmenleri yasa dışı yollarla Türkiye tarafında bıraktığı görüntüler ortaya çıktı.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber