Mankenler IN, şöhretler OUT!

Nihayet! Modeller ait oldukları yere, dergi kapaklarına geri dönüyor! Moda takipçileri bu dönüşü uzun zamandır bekliyordu. Çünkü ‘bu iş için gereken görüntüye ve klasa sahip’ olanlar onlar

Nihayet! Modeller ait oldukları yere, dergi kapaklarına geri dönüyor! Moda takipçileri bu dönüşü uzun zamandır bekliyordu. Çünkü ‘bu iş için gereken görüntüye ve klasa sahip’ olanlar onlar...

Abuk sabuk ünlülerin yaptı(rdı)ğı koleksiyonlardan, en şaşaalı markaların kampanyalarında güzelim modeller yerine ne idüğü belirsiz şöhretler görmekten çok sıkılmıştım. Celebrity’lere dair her şeyin arzu nesnesi olarak sunulmasından da gına geldi. Sadece bana değil; Amerikan Vogue dergisinin okur mektupları sayfasını okuyorum, her seferinde kapağa koydukları cibiliyetsiz ünlülere dair bir eleştiri muhakkak oluyor.

Hayalimi geri ver!
Moda takipçileri modellerin dönüşünü uzunca bir süredir sabırsızlıkla bekliyordu. Zaten modayı gönülden sevenler, kıyafetler kadar mankenlere de tutkundur. O nefis kıyafetleri, başka bir dünyadan gelmiş gibi duran bu güzel insanların üzerinde gördüğümüz için severiz ve kıyafetler kadar onlar gibi görünebilme hayalinin de peşine düştüğümüz için.
Yeni sezon kampanyalarında Dolce&Gabbana hariç tüm büyük markalar, en ünlü top modellere geri dönüş yapmış. (Dolce&Gabbana’nın Madonna’lı kampanyasını tenzih ederim, Steven Klein’ın çektiği fotoroman tadındaki kampanya, bence mükemmel!) Mankenlerin dönüşü de muhteşem oldu hani, 40’lı yaşlarını süren eski top modeller, tam da bıraktıkları yerden sazı ele alıyor. Misal, Louis Vuitton’un gelecek kampanyasında bugünün en gözde modellerinden Natalia Vodianova ile muhteşem Christy Turlington’ın bir araya geleceği konuşuluyor.

Mankenler IN, şöhretler OUT

‘Kaiser’ ne dedi?
Konuyla ilgili en yalın yorum, her zaman olduğu gibi yine metodik düşünce adamı Karl Lagerfeld’den geliyor. Lagerfeld, neden modellere dönüş yaptığını tipik bir Alman pragmatikliğiyle dile getiriyor, ‘bu iş için gereken görüntüye ve klasa sahip oldukları için’ mankenleri tercih ettiğini söylüyor. Hah, çoğu ünlüyle ilgili beni rahatsız eden de bu klas eksikliği, işte! Çok yerinde bir tespiti daha var ‘Kaiser’in: Şöhretlerin hayatlarının ortalığa lüzumundan fazla saçılıp döküldüğünü, insanların artık ‘celebrity’lerden sıkıldığını söylüyor. Kendi kıyafet koleksiyonunu, parfümünü çıkaran şöhretlerin çoğunun modasının yakında geçeceğini düşünüyor. Karl Lagerfeld’e canıgönülden katılıyor ve şöhretlerin ait oldukları yere, ‘kırmızı halı’ya dönecekleri günü sabırsızlıkla bekliyorum.

BU ARALAR NE MODA?
Bu haftanın yanıtları, moda tasarımcısı Banu Bora’dan...
* i-pad kullanmak.
* Minik cüzdan çanta ve büyük bir bez çantayı beraber taşımak.
* Ayurvedik detox.
* Yanında sağlıklı içecek ve snack taşımak.
* Güneşlenmemek.
* Toz pembe.
* Chino pantalon, çizgili üst ve loafer üçlüsü, preppy görüntü.
* Müzik festivalinde Aya İrini’de konsere gitmek.
* Sibel Saral’in gömlekleri.
* Gerçek mücevherler.

Bu indirim kaçmaz!
Paris Hilton’un California sahillerinde üzerinde OYE bikinisiyle salındığını keşfedeli beri, yüzde 100 Türk malı olan markanın takipçisiyiz. OYE deyince aklınıza sadece resimdeki monokini gibi, Kim Kardashian’ın Playboy çekimlerine layık modeller gelmesin. ‘Normal’ kadınlar için de atletik, sevimli modelleri, renkli cici bikinileri var. Markanın yaratıcıları Zeynep ve Ayça Sadıkoğlu kardeşler, materyallerini kılı kırk yararak seçtikleri için OYE’den alışveriş yapmak doğrusu biraz tuzluya geliyordu. Kendileri, 7-8 Mayıs tarihlerini acayip avantajlı ‘sample sale’ günleri ilan ederek bu soruna çözmüş bulunuyor. OYE mayo, monokini ve bikinileri bu iki günde minimum 20-maksimum 100 TL’ye satılacakmış. Fazla söze ne hacet, erken giden kazanır!

Abdi İpekçi Caddesi, Lalezar Apartmanı, No:45, Kat:5, Daire:14, Nişantaşı