Geçtiğimiz haftasonu Ülker Arena’da, A Milli Basketbol takımımızın Avrupa Basketbol Şampiyonası öncesinde, Karadağ’la hazırlık maçına gittim. Türk basketbolu için de kıymetli bir isim Tanjeviç’in yönetimindeki Karadağ’la Türkiye’nin 1996 Koraç kupasındaki kahramanlarından Ufuk Sarıca’nın yönetimindeki millilerimizi izlemek ayrı bir heyecan oldu. Spor yazarı değilim, ama maça etkin başlayan Karadağ’ı,
özellikle ikinci yarıdaki sert ve atak basketbolumuzla yenmeyi başardık. Şampiyona öncesinde moral bulurken, bir yandan da 7’den 70’e basketbol aşkıyla bir araya geldiğimiz o yılları hatırladık.

‘12 DEV ADAM’  İLE YİNE YENİDEN

Biz bir dönemin ‘Beyaz Gölge’ gençliğiyiz. Koç Ken Reeves’i, Salami’yi idol kabul etmiş, bulunduğumuz şehrin basketbol takımlarıyla, kız-erkek aynı salonda, hiçbir maçı kaçırmamış bir jenerasyonuz.

Yıllar sonra, 2010 Dünya Şampiyonası’nda ikinci olarak, tarihinin en büyük başarısını elde eden ‘12 Dev Adam’la da, o coşkuyu yaşamış, heyecanlı anları hafızamıza kazımıştık. Üstelik, Dünya Şampiyonası’nı burada, ülkemizde izlemenin keyfini çıkarmıştık.

Şimdi de, İstanbul’da düzenlenen Avrupa Basketbol Şampiyonası’yla birlikte, aynı heyecanı yaşıyoruz. Efsane ‘12 Dev Adam’ın bu kez yönetim kadrosunda olduğu yeni nesil milli basketbol takımımız yine başarılara imza atmaya hazır. Ufuk Sarıca yönetiminde, ilk kez böyle bir platformda, kendilerini göstermek için sahaya çıkıyorlar. Rakipleri zorlu, bunun farkındalar ama bir o kadar da azimliler. O zaman bize düşen, bayram-seyran demeden, milli takımımızı desteklemek. Mesela, bu akşamki ilk maçlarında, en zorlu rakiplerinden Rusya karşısına çıkacak basketbolcularımızı Ülker Arena’da yalnız bırakmamak.

EYLÜLE HAZIRIZ

Bu sene uzun bayram tatilinin cazibesine kapılmayıp, büyük bölümünü İstanbul’da geçiren biri olarak, eylüle şimdiden hazırım. İstanbul’da eylül, yoğun kültür sanat ajandasıyla renkli geçecek. Bizim için sezon, her iki yılda bir İstanbul
Bienali’yle açılırken, bu yıl eş zamanlı olarak gerçekleşecek çağdaş sanat fuarı ‘Contemporary İstanbul da eklenince, hareketlilik artacak.

İstanbul Bienali ve Contemporary İstanbul, ilk kez bu yıl aynı zamanlarda gerçekleşecek. ‘Contemporary İstanbul’ 14 Eylül’de, ‘Bienal ‘16 Eylül’de kapılarını açıyor. Geçtiğimiz yıl ülkenin zorlu koşulları sanat ortamını da olumsuz etkilemiş ve etkinliklere özellikle yurt dışından katılım düşmüştü. O yüzden bu yıl, önemli sanat etkinliklerinin aynı haftaya planlanması sayesinde Türkiye’den ve dünyadan sanat izleyicisinin İstanbul’a odaklanması mümkün olacak. Aynı şekilde, Sabancı Müzesi’nde açılacak dünyaca ünlü sanatçı Ai Weiwei’nin sergisi de, eylül ortasında İstanbul’daki ‘sanat haftası’nın cazibe merkezlerinden biri olacak.Contemporary İstanbul‘un 12. yılında, Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Ali Güreli, bu yıl çağdaş sanat fuarına katılımın geçen yıla oranla nicelik olarak çok artmadığını ama nitelik olarak fark yarattığını anlatıyor. Contemporary İstanbul’a katılan yabancı galeri oranının yüzde 60 düzeyinde seyretmesini ve dünya çapında galeriler olmasını önemsiyor.

Sürpriz etkinlikler

Bu yıl Contemporary İstanbul’un Lütfi Kırdar’daki iç mekan tasarımını Tabanlıoğlu Mimarlık üstleniyor. Şimdiden söyleyeyim; sanat izleyicisini sürpriz bir atmosfer bekliyor, çünkü kongre merkezinin etrafındaki parklar esin kaynağı oluyor. 6 bin metrekarelik mekan, teknoloji eseri özel çimle kaplanıyor ve yeşil dokusuyla bir devamlılık arz ediyor. Hemen yanı başındaki Sanatçılar Parkı’nda, Profesör Hasan Bülent Kahraman küratörlüğünde açılacak ‘Beşinci Element’ adlı heykel sergisiyle bir ilke imza atılıyor. Açık havadaki heykel sergisi özel olarak korunuyor ve 10 gün süreyle izlenebiliyor. Daha birçok sürpriz ve önemli etkinliklerle eylülde bizi sanat
dolu günler bekliyor.