Herkesin çağdaş sanatın peşine düştüğü bu haftada, ben farklı kültür sanat etkinliklerine dikkat çekeyim. 17 Eylül Pazar günü, Batı Ataşehir’deki Dasdas sahnede izlediğim ‘Joseph K.’ adlı oyundan söz edeyim. Dasdas geçtiğimiz nisan ayında kapılarını açtı. O günlerde yine bu köşede bahsettiğim gibi kendi prodüksiyonlarından biri olan ‘Joseph K.’, nisan-mayıs ayında izleyiciyle buluştu. Şimdi yeni sezonu da ‘Joseph K.’ ile karşılıyorlar. Şu ana kadar gidemeyenler için hem Dasdas’ı hem de oyunları ‘Joseph K.’yı hatırlatayım.

Dasdas, arkadaşlıkları eskiye dayanan Mert Fırat, Didem Balçın, Koray Candemir ve Harun Tekin’le işletmeci ve yapımcı Muzaffer Yıldırım’ın açtıkları bir sanat ve eğlence alanı. Tiyatro oyunları, konserler, atölye çalışmaları ve gastronomiyi birleştiren bir mekan. Batı Ataşehir’de, Dasdas’ın yanı başındaki Nostalji Sokağı, sanatla iç içe mekanın dokusunu zenginleştiriyor. Oyun ve konser öncesinde, ‘Nostalji Sokağı’nda özlediğiniz yerel tatların, meydan kahvesinde ‘çınaraltı kahve’nin keyfini yaşayabilmek cazibe sebebi oluyor.

Oyuna gelecek olursak, ‘Joseph K.’, Franz Kafka’nın klasik eseri ‘Dava’nın İngiliz SİSTEMİN ESİRİ OLMUŞUZyazar Tom Basden tarafından günümüze uyarlanmış hali. İlksen Başarır’ın harika çevirisiyle, Serdar Biliş’in rejisiyle sahneye konuyor. Mert Fırat, Didem Balçın, Onur Dilber ve Özgün Aydın oynuyor. Kafka’nın ‘Dava’sını iki kere okumuş, her seferinde başkaca çıkarımlar yapmış bir okur olsam da, bazıları bu eseri ağır bulabilir. Ama, gözünüz korkmasın. Oyun son derece hareketli, eserin alametifarikasını, kara mizahı günlük bir dille aktaran, hızla akan bir yorum. Mert Fırat’ın Joseph K., diğer oyuncularınsa birden fazla karaktere hayat verdikleri performansları görülmeye değer. Sistemi, sistemin esiri olmuş insanları zekice eleştiren ve ‘Tam da bugünü anlatıyor’ dedirten gerçekçi bir metin. Bundan sonraki oyun, 30 Eylül’de.

Bu sezon, Dasdas’ın başka sürprizleri de var. Provaları süren Ahmet Mümtaz Taylan’ın rejisini üstlendiği yeni oyun, Harun Tekin ve Koray Candemir’in hazırladıkları ‘Şakalı Akustik’ konserleri, bazıları... Daha fazlasını keşfetmek isterseniz takip edeceğiniz adres; dasdas.com.tr.

SERTAB’IN ODA MÜZİĞİ’NDEN MÜZİKALESİSTEMİN ESİRİ OLMUŞUZ

Bugünkü aklının ve yaşının güzelliğini yaşamak deyince ilk aklıma gelen isim Sertab Erener... Erken yaşın, kendini ispat etme telaşının çoktan geride kaldığı bir dönemi yaşıyor, “Canın ne istiyorsa, onu yap dönemi mi?” diye sorduğumda da beni doğruluyor. Erener, klasik müzik eğitimine ve opera sanatçısı olma hayaline rağmen, kendini 90’lar popunun yıldızı olarak buldu. Pop müziğe de kalite çıtasını koyarak, 25 yıl boyunca kendi kulvarını yarattı. Hayatının tüm iniş, çıkışlarına yine müziğiyle karşı durdu.

Şimdilerdeyse tam istediği gibi kurguladığı ve ‘Sertab’ın Oda Müziği’nden Müzikale’ adını verdiği şovuyla şehirden şehire koşuyor. Yaz boyu sürdürdüğü konserleri yoğun istek üzerine sonbaharda da devam ediyor. Erener, bugün İzmir’de dinleyicisiyle buluşuyor. Ardından Bursa ve Antalya’ya ve kasımda da Ankara’ya gidiyor. Kış sezonuyla ilgili bir de müjde veriyor. Kış aylarında İstanbul Uniq’de ‘Sertab’ın Oda Müziği’nden Müzikale’ adlı performansıyla düzenli olarak sahne almaya hazırlanıyor. Müzisyen dostlarını da davet ederek, şovunu genişletmeyi düşünüyor. Diyeceğim o ki; aklında daha birçok projeyle, gözlerindeki ışıltıyla Sertab Erener, en güzel çağını yaşıyor.