ŞEFFAF ODA’da “iyiliği” konuşuyoruz. Konuklarım “İyilik kazanacak” felsefesini benimseyen İclal Aydın ve Metin Hara...

İkisinin de yeni kitapları “iyilik” üzerine...

İclal Aydın’ın “Üç Kız Kardeş” romanı ve Metin Hara’nın “İyiliğin Bilim Hali/İyiliğin Hareket Hali” kitapları...

İclal’in kitabının 50 binlik ilk baskısı bitmiş bile... O en çok okunan yazarlardan...

Eski Yeşilçam filmi tadında. “Üç Kız Kardeş” denize açılan çam kokulu sokaklarda geçen, kurgusu güçlü, karakterleri zengin, umutlu, iyileştiren bir roman Üç Kız Kardeş.

İclal’in bu 12. kitabı. 3. romanı...

Ankara Üniversitesi’nde oyunculuk okumuş. Berlin’de 6 yıl bir Türk tiyatrosunda profesyonel olarak çalışmış. İclal’den bir de şiir istiyoruz. Dokunaklı sesi ve yorumuyla “Göç” şiirini okuyor.

İyiliğin halleri

...................

Metin Hara da kitabının kapağındaki yazıyı paylaşıyor.

“İyi insanlara...

Kötülük yapanları

daha fazla sevebilsinler diye...

Ta ki bu kitabın tüm insanlığa adandığını

anlayana kadar.”

Kitabının önsözünde de şöyle diyor: “Dünyayı değiştirmek mi istiyorsun?

Önce kendinden başla. İyiliği uzakta arama.

Küçük de olsa bir
adım at.”

...................

Yarım bir “kalp formatında beyin” görseli “İyiliğin Bilim Hali”nin kapağı. “İyiliğin Hareket Hali”nde ise “kalbin yarısı” var. Kitapları yan yana tutunca beyin ve kalp bütünleşiyor.

Bu iki kitap birlikte okunmalı. Eş kitap. Okuyup uygulanmalı.

Metin Hara “Adriana Lima ile olan ilişkisini” anlatıyor.

Onun kaçırdığı uçak sayesinde tanışmışlardı.

8 aydır birlikteler. Bir kez bile ayrılmamışlar.

“Aşk kazandı” diyor.

İyiliğin halleri

TRAKYA’DA MARKA İLÇE...

TÜRKÇEMİZDE güzel bir söz vardır. “Marifet iltifata tabidir.” Tekirdağ’ın merkez ilçesinin adı “Süleymanpaşa” oldu. Orada geçen yüzyılın öncesinden bir ev Rumlara aitmiş.

“Mübadele” olunca Rum aile zorunlu olarak Yunanistan’a göçmüş.

Ama... Ailenin aklı hep Tekirdağ’daki evde.

İyiliğin halleri

Zaman geçer, Tekirdağ/Süleymanpaşa Belediye Başkanı Ekrem Eşkinat Yunanistan’a davet edilir.

Bu resmi davet sırasında, -tesadüf bu ya- mübadeleyle Yunanistan’a gönderilmiş o aileyle tanışır.

Konuştuğu Tekirdağ asıllı Rum, Eşkinat’a babasından, dedesinden dinlediği evlerinden söz eder.

Tarif üzerine ortaya çıkar ki o ev Eşkinat’ın konutudur.

Aile evidir. Karşılıklı duygusal anlar yaşanır.

Eşkinat evini boşaltır, başkanı olduğu belediyeye hibe eder ve “müze” haline getirir.

Aileyi de artık “müze olan eski evlerini görmek üzere Tekirdağ’a davet eder.”

Bu duyarlılık beni etkiledi.

......................

Eşkinat’la bir öğlen yemeğinde uzun uzun konuştuk.

Galatasaray Lisesi’ni bitirdikten sonra eczacılık okumuş.

Efsane Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen’in rektörü olduğu Anadolu Üniversitesi’ni bitirmiş.

Büyükerşen’i örnek almış.

Tekirdağ’ı bir “kültür ve sanat markası” oluşturmaya adamış. Bakın neler yapıyor:

Gülsin Onay piyano günleri...

Bisanthe (Tekirdağ’ın eski adlarından biri) Oda Müziği Festivali...

Uluslararası Bisanthe Plastik Sanatlar Çalıştayı... (Dünyadan ressamları Süleymanpaşa’da buluşturan bir etkinlik.)

Bisanthe Taş Heykel Sempozyumu... (Rusya, İsrail, Çin’den bile sanatçılar katılmış. Özgün çalışmalarını ilçeye armağan etmişler.)

Rodosto (ilçenin diğer eski adı) Cup Yelken Yarışları...

Rodostoşah Satranç Turnuvası (küresel satranç
oyunlarının buluştuğu
bir turnuva.)

......................

Belediyelerin altyapı, temizlik hizmetleri zaten doğal olarak yapması gerekenlerdir.

Ama... İli ya da ilçeyi, kültür ve sanatla marka haline getirmek katma değer sağlar.

Ayrıca... Ekrem Eşkinat Tekirdağ’ın kadim üzüm bağlarını da teşvik ediyor.

İhracat da yapan bu bağlardan ürünler gerçekten raflarda seçkin yerler almış durumda. Arazilerin betonlaşmaya değil tarıma açılması da onun ödülsüz uygulaması. Alkışlıyorum...

Bir not daha...

Süleyman Paşa Orhan Gazi’nin oğluydu ve “Rumeli Fatihi” diye anılırdı.

İyiliğin halleri

NEŞELİ ÇOCUKLAR

VAN’ın Özalp ilçesi Mollatopuz Köyü İlkokulu’nun 4. sınıf öğrencisi.

Adı Ömer Araz...

Şöyle bir şiir yazmış:

Güzel gözlerin

Hep güzel gönülleri görsün

Pamuk ellerin

Hep iyi kişilerin ellerini tutsun

Senin gibi iyi kalpli bir kız

Hep mutlu olsun.

Neden bu şiir?

Çünkü “Neşeli Çocuklar” adlı bir kampanyayla Türkiye’nin her yerindeki okullara “kitaplar gönderiliyor, kitaplıklar oluşmasına katkıda bulunuluyor.”

.......................

NEŞE Sapmaz TV programlarıyla bilinir.

Bunun ötesinde “sosyal sorumluluk” projelerine de işaret etmek isterim.

Ömer adlı çocuk işte bu kampanyaya adını veren ve Van’daki okula kitap gönderenlerden Neşe Sapmaz’a yazmış bu şiiri.

Küçük yüreğine teşekkür etmek istemiş.

İyiliğin halleri

Kampanya fikri Bağcılar’da edebiyat öğretmeni Senem Çakır’dan.

Bağcılar’daki liseye kütüphane için yola çıkmışlar ama kampanyanın katkılarıyla “çay ocağı” ve “yemek salonu” da yapılıyor.

Hedef, Türkiye’nin her yerinde “kütüphane” ve “edebiyat koridoru” oluşturmak.

Bana da ulaştılar. Koliler dolusu kitap verdim seve seve...

Birçok tanıdık isim de bu kampanyaya omuz vermiş.

Hıncal Uluç, Ertuğrul Özkök... Ünlü mankenler, fotoğrafçılar, politikacılar, yazarlar ve belediyeler...

.......................

Destek başvurusu ve ayrıntılar için “instagram @nesesapmaz” hesabına yazabilirsiniz.

-Mutlu olmaktan daha güzel bir şey varsa o da birinin mutluluğuna neden olmaktır. Dostoyevski-