iKiNCi ŞANS

1990’larda çocuk olanlar için pazar günleri banyo yapmak, ödevleri bitirmek, sinema kuşağındaki filme bakınmak anlamına gelir.

Time Out dergisi yazarı Görkem Bereket’in zihnindeyse, babasıyla gittiği bitpazarları canlanıyor ve anılarını tazelemek için bir pazar günü yolunu Balat’taki Küçükpazar’a düşürüyor

İstanbul’un farklı yerlerinde bitpazarları var. Bunlardan en ilginci Topkapı’daki meşhur bitpazarının dağıtılmasıyla Balat-Küçükpazar’a taşınan kitle. Buradaki esnafın çoğu birbirini tanıyor, müşterilerle arkadaş gibiler. İstanbul’un kullanmadığı ne kadar eşya varsa burada. Sokağımızda gördüğümüz çöp toplayıcılarının yüzlerine dönüp baksaydık, bitpazarında tanıdık çıkabilirdik bile. Bir hafta boyunca kendi tabirleriyle, ‘zengin bebe mahallelerinin çöplerinden’ topladıkları eşyaları satışa çıkarıyorlar. Arada eskiciye verilmiş ya da çalınmış mallar da var elbette. İki sene önce kapımdan çalınan spor ayakkabılarımı, çalındığı hafta 10 TL karşılığında pazarda bulduğumda satıcıya ne soru sordum ne de ayakkabımın nasıl buraya geldiğini sorguladım. Bitpazarında bu soruların sorulmayacağını çocukken öğrenmiştim, “Âdet budur” demişti arabamızın radyosunu bize satan bir satıcı. Aldığınız malın nereden geldiğini bilemezsiniz.
Buraya gelenlerin bir kısmı kendini zamanın romantikliğine ve eşyaların ruhuna kaptırsa da satıcıların o taraklarda bezi yok. Tek dertleri, malları bir an önce ellerinden çıkarıp evlerine para götürmek. Eski bir tabloyu arkasında yazan özür notundan dolayı alan genç bir kadın bana, “Bu tablo kırılmış bir kalbin onarım çalışması gibi, belki de sevgilisini aldatıp ondan özür dileyen genç bir ressam yapmıştır” derken, satıcının “Eski püskü resme 20 TL verdi, hâlbuki 5 TL’ye düşerdim” lafından sonra kadına mı üzülsem, resmi yapana mı bilemiyorum.

Her tür insan var
Bir de sabah güneşiyle daha tezgâhlar açılmadan gelen antikacılar var. Potansiyel değeri yüksek malları 5 TL’ye alıp yüzlerce TL’ye satma amacındalar. Fakat bitpazarının mallarından en iyi anlayan kitlenin bu grup olduğunu da eklemek gerekir.
Siyah beyaz yoksul fotoğrafı çekmeye gelen gençler ve onların peşine takılmış sevgililer, bir bitpazarının en alakasız tipleri gibi dursalar da, onların da yaydığı enerjinin çeşitliliğe katkısı yadsınamaz. Genellikle eski oyuncaklar fotoğraf malzemesi olurken, tamiri zor, ucuz kameralar alışveriş listelerinin en üstünde yer alıyor. Elinde binlerce liralık devasa kameralarla dolaşanların, çalışmayan fotoğraf makinelerine para verdiği başka bir platform göremezsiniz... Egzotik bir İstanbul deneyimi yaşamak isteyen yabancılarsa, “Farklı kültürlere açığım” gülümsemeleriyle dolanırken pazara değişik tat katıyorlar.

Ziyaret saatlerine dikkat
Bitpazarlarını ayakta tutan kitleyse, manipüle edilmemiş bir alışverişin tadını çıkaran düşük gelirliler, emekliler, göçmenler, işi batmışlar, evsizler ve bu gruplar gibi, ihtiyaçlarını toplumun buyurduğu yöntemlerin dışında gideren topluluklar. Göçmenler ve geliri düşük insanların çoğu eşyalarını buradan alıyorlar. Eşyalar romantik geldiğinden veya zamanın ruhuna inandıklarından değil, paraları yenisine yetmediği için. Bir de yeninin getirdiği yıkıma direnenler var. İşlevselliği imajın önüne koyan ve promosyona değil fiyat-fonksiyon oranına dibi düşenler. Bense babamdan kalma alışkanlıkla, işime yaramayacak fakat birilerinin kullanabileceği malların peşindeyim. Doğum günü hediyesi olarak veya yeni taşınan arkadaşımın evine sunacağım katkı mahiyetinde fazlasıyla iş görüyorlar.
Bitpazarlarına erken gelmekte fayda var, ‘piyango’lar öğlene kadar bitmiş olur; o saatten sonraysa geçen haftalardan kalan ve satılmayan mallar boy gösterir. Çevredeki kahvelerden birinde çay yudumlarken aldığınız malları başkalarına göstermek ve onların ne aldığına bakmaksa işin en eğlenceli kısmı. Pazarlık sonucu 5 TL’ye kapattığım İngiliz anahtarı takımı ve çekiç seti, 2 TL’ye aldığım 10 adet eski Türk filmi VCD’si, cep telefonumun pilinin düşmesini önlemek için aynı modelin bozulmuşundan 50 kuruşa kapak, tamire ihtiyacı olan 2 TL’lik bir walkman, 1 TL’lik televizyon kumandası, duş başlığı, cam damacana ve zamanın romantikliğine esir düştüğüm bir anda almış bulunduğum eski bir koyun fotoğrafıyla kârlı bir pazar günü geçiriyorum.

Nerede bu pazarlar?

Dolapdere Bitpazarı: Dolapdere’deki Shell benzin istasyonuyla Apik İşkembecisi’nin arka sokaklarında pazar günleri kuruluyor. 05.00-06.00 arası başlıyor. Kapanış saati her hafta değişse de, hareket akşamüstüne kadar sürüyor.
Küçükpazar Bitpazarı: Eminönü Küçükpazar’da kurulan bu bitpazarı, 2009’da kaldırılan Topkapı bitpazarının yeni yeri. Pazar sabahları 06.00 gibi başlayan curcuna, öğleden sonra durulmuş oluyor.
Feriköy’de bir pazar: Cumartesi günleri şehrin en bereketli organik pazarına ev sahipliği yapan pazar, eski eşyalara ve antikalara pazar günü kucak açıyor. 10.00-18.30 arasında açık.

Sandıklar açılsın!

1940’ların pin-up kızları, 1970’lerin İspanyol paçaları, 1980’lerin vatkalar... Filmlerle, afişlerle, aile büyüklerinin iyi muhafaza edilememiş fotoğraflarıyla ancak varlıklarını sürdürebilen, modanın geçmiş yüzleri ikinci el eşya butiklerinde...

By Retro

2001’de Hakan Vardar’ın açtığı By Retro, 1920’lerden itibaren her dönemin modasını barındırıyor. Haliyle 1930’lu yılların romantizmini üzerinde taşımak isteyenlerin işini kolaylaştırıyor. ‘Öyle Bir Geçer Zaman ki’, ‘Hatırla Sevgili’ gibi dizilere de kıyafet verdiği düşünülürse, mağazada nelerle karşılaşabileceğinize dair fikir yürütebilirsiniz. Ayrıca By Retro’da koltuk, ayna, gramofon ve pikap gibi geçmişten kopup gelmiş parçalar da bulmak mümkün. Adres: İstiklal Cad. Suriye Pasajı No: 166/C Beyoğlu Tel: 0 212 245 64 20 Her gün 10.00-22.00 arasında açık.

Meryem Demirli, Atölye Dö Bora

Yeraltındaki bu loş ve gizemli atölyeye yüzlerce şey sığıyor. Tabii ki öncelikle ikinci el kıyafetler. 1970’lerden kalma ceketler, gömlekler, pantolonlar, paltolar... Bora’nın zaman tünelinde alışveriş yapmak sadece kadınlara özgü değil, erkekler için de seçenek var. Eski çantalara ve güneş gözlüklerine de bakın. Adres: Serdar-ı Ekrem Sok. No: 8/A Galata Tel: 0 212 243 08 12
Pazar hariç her gün 11.00-23.00 arasında açık.

Original Seconds

Önceleri yalnızca internet üzerinden satış yapan Original Seconds, Tünel’deki mağazasını açtıktan sonra, giysilere el sürmeden alışveriş yapamayanları da müşteri kitlesine dâhil etti. Şimdi mağazayı Gayrettepe’ye taşıdılar. Tabii bir yandan online satış da devam ediyor. Dünya markalarının 2-3 sezon öncesine ait kreasyonlarından parçaları uygun fiyata alanlar akıllıca bir iş yapmanın gururuyla ayrılıyor buradan. “Hangi markalar bunlar?” diye soran olursa, Gucci’den başlayan liste, Prada, Chanel, Armani, Donna Karan, Chloe, Dior ve daha niceleriyle uzadıkça uzuyor. Orginal Seconds ürünlerinin bir başka özelliği, kıyafetlerin, aksesuarların hemen hepsinin ya hiç kullanılmamış ya da az kullanılmış olması. Adres: Ayazmadere Cad. No: 40/D Gayrettepe
Tel: 0 212 213 34 05 Pazar hariç her gün 11.00-18.00 arasında açık.

Yazının tamamını Time Out dergisinin eylül sayısında bulabilirsiniz.

16 Ekim 2019 Magazin Bülteni.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber