Filistin'in renkli yüzü barlar, hip-hop, ultra lüks inşaatlar

Dünyanın gündemine hep çatışma haberleriyle çıkan Filistin’de gençler, bombalara inat yaşama sarılıyor. Modayı takip ediyor, hip-hop ve rap müzik dinliyorlar. Vampir filmlerini seviyor, barlarda utana sıkıla flört ediyorlar

Filistinin renkli yüzü barlar, hip-hop, ultra lüks inşaatlar

Ramallah, Filistin Kurtuluş Örgütü’nün uzantısı niteliğindeki El Fetih’in yönetimi altındaki Filistin topraklarının, Batı Şeria’nın başkenti. Nüfusu yaklaşık 300 bin. Gazze’ye kıyasla Ramallah’ta hayat ‘görece’ daha rahat.


Dünyanın gündemine hep çatışma haberleriyle çıkan Filistin’de gençler, bombalara inat yaşama sarılıyor. Modayı takip ediyor, hip-hop ve rap müzik dinliyorlar. Vampir filmlerini seviyor, barlarda utana sıkıla flört ediyorlar


Filistin denince aklınıza ilk etapta ‘işgal, intifada, çatışma ve duvar’ kelimeleri geliyor olabilir. Arap-İsrail çatışmasının temelinde yatan İsrail-Filistin çatışması hala devam ediyor, Filistin halkının acıları hala sürüyor olabilir. Üstelik Ortadoğu’dan bahsederken bu acıları ve yoksulluğu kutsamak, ‘viran evler, ağlayan analar’ gibi ağdalı kelimeler seçip ‘vicdan edebiyatı’ yapmak da tercih edilen bir tarz olabilir.
Ancak unutmamak gerek, yaşanan tüm acılara rağmen Ortadoğu’nun yaşaması en zor yerlerinden birinde, Batı Şeria’da bile bugün devam eden gündelik bir hayat var. Üstelik barlarıyla, popüler kültür trendleriyle, Filistinli gençlere özgü modalarıyla akan bir hayat...
İşte belki de Ortadoğu ile ilgili yazılan yazılarda kullanılan tüm o şatafatlı laflardan ve ‘acılı edebiyattan’ biraz uzaklaşmak gerek diye düşündüğüm için, yıllardır İsrail kontrolü altında yaşamlarını sürdüren Filistinlilerin bulunduğu topraklardan Batı Şeria’ya gittiğimde bu kez acının değil, yaşamın izlerinin peşine düştüm.


KAPÜŞON MODASI
Filistinin renkli yüzü barlar, hip-hop, ultra lüks inşaatlar
Ramallah’ı gezmeye, hayatın en hızlı aktığı yerden, Al Manara çarşısından başlamak en doğrusu. Çarşıda ‘kapüşonlu’ gençlerin çokluğu dikkatimi çekiyor, belli ki burada bir ‘kapüşon’ modası var. Bu modanın yayılmasında Filistinli gençler arasında oldukça yaygın olan ‘hip-hop’ müziğin etkisi büyük. Yani 1970’lerin başında New York’un Harlem, Bronx gibi siyahların ağırlıkta olduğu bölgelerinde ‘siyahların müziği’ olarak doğan rap müzik, dünyanın öbür ucunda yine ‘ezilenlerin müziği’ olmaya devam ediyor. Filistinlilerin en çok dinledikleri hip-hop grubu ise hemşehrileri olan ‘DAM’.


Çarşının diğer ucu

Filistinin renkli yüzü barlar, hip-hop, ultra lüks inşaatlar
Kitapçılar, DVD’ciler, müzik mağazaları... Ne yazık ki Arapça bilmiyorum, üzerinde Che Guevara’nın resmi bulunan kitabın üzerinde ne yazdığını arkadaşım Jalal’a sormadan anlayamıyorum. Jalal, kitabın Che’nin hayatı ve fikirleri üzerine olduğunu söylüyor. Hz. Muhammed ile ilgili de çok sayıda kitap mevcut. Biraz ilerideki CD’ciye girince fonda çalan müzik tanıdık geliyor. Tesadüf o anda İbrahim Tatlıses dinliyorlar. Diğer bir rafta yine tanıdık simalar: Neredeyse tüm Arap aleminde olduğu gibi burada da çok popüler olan ‘Gümüş’ dizisinin yıldızları, Kıvanç Tatlıtuğ ve Songül Öden’in resimleri rafı süslüyor. Arapça’daki adıyla ‘Nur’ dizisinin müzikleri de Ramallah’ta en az dizinin kendi kadar popüler. Ramallah’taki gençler arasında moda olan bir diğer şey de dünyanın diğer birçok ülkesinde de olduğu gibi ‘Vampirizm’. Stephenie Meyer’in bir vampire aşık olan genç kızın yaşadıklarını anlatan ‘Alacakaranlık / Twilight’ filmi burada da çok seyrediliyor.

Ramallah’ın en trendi barı
Filistinin renkli yüzü barlar, hip-hop, ultra lüks inşaatlar
İsrail-Filistin çatışmasıyla ilgili onlarca haber yaptım ancak Jalal beni götürene kadar Ramallah’ta 12 tane bar olduğunu bilmiyordum! Sangria’s da onlardan biri. Üzeri kapatılmış bir bahçe ile geniş bir salonu olan bardan oluşuyor. İçeride kadın-erkek karışık oturuyor. Bara başı açık kadınlar da geliyor, kapalı olanlar da. ‘Mekan yazarı’ diliyle yazacak olursak, Sangria’s kentteki en iyi barlardan biri, servis kaliteli, fiyatlar uygun. Herkes masalarda oturuyor, ‘ayakta takılmak’ diye bir şey yok. Barın en güzel tarafı ise buraya giden gençlerin birbirleriyle uzaktan bakışıp utangaç hallerde flört etmeleri. Jalal, buraya iki kez gelmiş, ikisinde de başka masadan tanımadığı kızlarla tanışıp sohbet etmiş.

Bir kare fotoğraf için!
Filistinin renkli yüzü barlar, hip-hop, ultra lüks inşaatlar

Jalal bana bir nargile bir de ‘Taybeh’ söylüyor, “Taybeh buranın birası” diyor. “Nasıl yani, Batı Şeria’da bira mı üretiliyor?” diyorum. “Evet” diyor, “Ramallah’ın yakınındaki bir Hıristiyan köyünde yapılıyor.” Taybeh, açık renk ve güzel bir bira, Efes’i sevenler Taybeh’i de sever diye düşünüyorum. Fotoğraf çekmek istiyorum ama bu o kadar kolay değil. Biz garsona, o baş garsona, o da mekanın işletmecisine soruyor. En sonunda mekanın ‘Amerikan bar’ kısmından hiç kimsenin yüzü çıkmayacak şekilde fotoğraf çekmeme izin veriyorlar. Ancak ben fotoğraf çekmeden önce barda oturan 3-5 kişi de barı boşaltıyor. Dolayısıyla sadece şişeleri çekiyorum!
Ertesi günü Ramallah’tan ayrılık günü. Çarşıdan ayrılırken dönüp arkadaki kalabalığa bakıyorum, İsrail’in kontrolü altında yaşamaya, İsrailli askerlerle durmak bilmeyen çatışmalara, İsrail’in ördüğü duvara, duvarın yarattığı kıstırılmışlık duygusuna, Yahudi yerleşim birimlerine ve aslında her şeye karşı, Ramalllah’ta hayat akmaya devam diyor.

Ultra lüks evler
Ramallah’ın genelinde lükse dair pek bir şeye rastlayamazsınız. Bir tek şey dışında: Filistin Kurtuluş Örgütü’nün efsanevi lideri Yaser Arafat’ın anıt mezarını sağınıza alıp yukarı doğru çıkın, beyaz taşlar kullanılarak yapılan iki-üç katlı lüks evlerin inşaatlarıyla karşılaşacaksınız. Hem de bir değil, birçok yerde. Ramallah’ta beni gezdiren Filistinli arkadaşım Jalal, son yıllarda özellikle yurtdışında yaşayan az sayıdaki bazı zengin Filistinlilerin bu inşaatları yaptırdığını anlatıyor.

Filistinin renkli yüzü barlar, hip-hop, ultra lüks inşaatlar