Geri Dön

İSTANBUL’UN 'KAYIP’KAPILARI

Bir zamanlar çevresi surlarla çevrili olan İstanbul’a giriş ve çıkışların yapıldığı yaklaşık

Bir zamanlar çevresi surlarla çevrili olan İstanbul’a giriş ve çıkışların yapıldığı yaklaşık 60 kapının bazıları, zaman içinde bulunduğu semte adını verirken, birçoğu da sadece tarihin tozlu sayfalarında kaldı. Peki o kapılar bugün ne durumda?

Kentte yıllarca hizmet veren tarihi kapıların birçoğu günümüze kadar ayakta kalamazken, bazıları bulunduğu bölgeye verdiği isimle yaşamaya devam ediyor.
Bizans ve Osmanlı döneminde açılan Marmara surları üzerindeki kapılar şöyle:
* Yedikule’de sahil yolu üzerindeki ‘Mermerkule Kapısı’,
* Çevresindeki nar ağaçlarından adını alan ‘Debbağ Kapı’ da denilen ‘Narlı Kapı’,
* Bizanslıların ‘Porta Psamatia’ dedikleri ‘Samatya Kapısı’,
* ‘Davutpaşa Kapısı’,
* Bizans döneminde ‘Blanga veya Vlanga Kapısı’, Osmanlı döneminde önce ‘Yeni Langa Kapısı’ denilen ‘Yenikapı’,
* Piri Reis’in ‘Bab-ı Kum’ adını verdiği, bir iskeleye ve kumluğa açılan ve günümüzde olduğu gibi 18’inci yüzyılda da ‘şen meyhaneler’in yer aldığı ‘Kumkapı’,
* Küçük Ayasofya Kilisesi’ne gidenlerin kullandığı, Osmanlı zamanında adı ‘Kadırga Limanı Kapısı’ olarak değiştirilen ‘Sofia Kapısı’,
* Bizanslıların ‘Porta Ferrata’ ve ‘Porta Marina’ dedikleri, Osmanlı dönemindeki adı ‘Çatladısu Kapısı’ olan ‘Çatladıkapı’.
* Bizans Sarayı’na açılan ‘Bukoleon Sarayı Kapısı’,
* Topkapı Sarayı’nın ahırlarına açılan ‘Ahırkapı’ (Burada ahırların bulunduğu kaynaklarda yer alsa da kimi İstanbullulara göre bu kapının adı ‘ahir/son’ kelimesinden geliyor).
* ‘Balıkhane Kapısı’,
* Sepetçiler Kasrı’nın yanında olduğu var sayılan ‘Hasırcılar Kapısı’ (Kapının sur penceresinden sarayda boğdurulanların cesetleri denize atılırmış).
* ‘Ayia Maria Hodegetria Kapısı’,
* Adını Bizans döneminin Mangana Sarayı’ndan alan ve artık kapalı bulunan ‘Mangana Kapısı’,
* Adını Bizans’ın azizlerinden Ayios Yeoryios’ten alan ‘Aya Yorgi Kapısı’,
* Osmanlı döneminde açılan ‘Demirkapı’,
* Osmanlı döneminde büyük olasılıkla değirmene açılan ‘Değirmen Kapısı’,
* Topkapı Sarayı’nı korumak için yerleştirilen toplardan adını alan ‘Top Kapı’.

Haliç kapılarına gelinceMarmara’dan Haliç’in içine doğru uzanan surlar üzerinde bulunan ve çoğu günümüze ulaşamayan kapıların isimleri de şunlar:
* Eugenios Kapısı ya da ‘Kentenarios Kapısı’,
* Osmanlı döneminde açılan ‘Uğrakkapı’,
* Fatih Sultan Mehmet’in açtırdığı ve bir zamanlar kıyıdaki yalıya gidilen ‘Yalı Köşkü Kapısı’,
* Sirkeci’deki ‘Porta Veteris Rectoris’ ya da ‘Porta Bonu’,
* Türklerin ‘Bahçekapısı’ veya ‘Cıfıt/Cühut Kapısı’ da dedikleri ‘Tersane Kapısı’ (Bu kapı mezbahaların bulunduğu alandaymış ve her gün burada yüzlerce hayvan kesilirmiş. Bahçe Kapısı’nın 1850 yılında yıktırıldığı rivayet edilir).
* ‘Yeni Cami Kapısı’,
* Mısır Çarşısı cümle kapısının tam karşısına düşen ‘Balıkpazarı Kapısı’,
* Adını, yanında borçlarını veremeyenlerin hapsedildiği bir zindan bulunmasından alan ‘Zindan Kapısı’,
* Osmanlılardan önce işkence yapılan bölgede bulunan ‘Odun Kapısı/Porta Droungarion Viglae’,
* ‘Ayazma (Agisma) Kapısı’,
* Bizanslıların ‘Porta Platea’ dedikleri ‘Unkapanı’ veya ‘Dakik Kapanı’ (Kente giren her türlü zahirenin içerideki kapan denilen toptancı pazarına taşındığı biliniyor).
* Osmanlılar zamanında açılan ‘Yeni Cami Kapısı’,
* ‘Tüfenkhane Kapısı’,
* ‘Cibali Kapısı’ (Fatih Sultan Mehmet, ordusuyla İstanbul surlarını sardığı zaman ekmekçibaşı olan ve askerlere ekmek yetiştiren Cebe Ali vefat ettiğinde kapı civarına gömülür).
* ‘Porta İspigas’,
* ‘Aya Kapısı’,
* ‘Profitu Prodorumu Kilisesi Kapısı’,
* ‘Ayakapı’,
* Geride kapısı kalmasa da ‘Porta Petrion’, ‘Porta Sidera’, ‘Pili Petriou’ adlarını bırakan ‘Petri Kapısı’,
* Fener Kapısı’.
* ‘Diplofaros Kapısı’,
* ‘İmparatorluk Kapısı’ da denilen ‘Basileos Kapısı’,
* Bizans dönemindeki adı ‘Kinegion Kapısı’ olan ‘Küngoz Kapısı’,
* Rumca saray anlamındaki ‘palatiyon’ kelimesinin Türkçe’de ‘Balat Kapusu’na dönüşmesinden oluşan ‘Balat Kapısı’,
* ‘Atik Mustafa Paşa Kapısı’,
* Adını ‘Ayvan Saray’dan alan ‘Ayvansaray Kapısı’.
* ‘Dideban Kapısı’, Bizans dönemindeki ‘Ksiloporta

istanbul’un fethindeki iki önemli kapı

II. Mehmet’in İstanbul’un fethi sırasında ordularını konuşlandırdığı ‘Topkapısı’ ve ‘Edirnekapısı’, günümüzde de kentin önemli merkezleri. Bizans dönemindeki adıyla ‘Porta Charsius’ ve ‘Porta Myriandron/Mezarlık Kapısı’ adlarıyla bilinen ‘Edirnekapı’, şehrin 7 tepesinin en yükseğinin (86 metre) üzerinde bulunuyor.
Osmanlı zamanında Edirne yönünden gelen sultan, Edirnekapı’dan içeri girer, çarşı meydanından başlayan uluyol, kentin en büyük caddesi olarak Ayasofya Meydanı’na ve sarayın ‘Bab-ı hümayun’ denilen kapısına ulaşırdı. Bizans imparatorları gibi Osmanlı padişahları da sefere çıkarken askeri ve dini törenlerde zafer alaylarında daima bu yolu ve bu kapıyı kullanırdı.
II. Mehmet, kuşatma sırasında karargahını Bizans’taki adı “Ayios Romanos Kapısı” olan “Top Kapısı” önüne kurdu. En ağır top atışları da buradan yapıldı.
‘Topkapı’ ve ‘Edirnekapı’, İstanbul’un fethinde önemli rol oynadı. Yeniçeriler, şehre bu kapıların arasında açılan gediklerden girdi. Bizans askerleri Türkleri görünce kaçmaya çalıştı fakat kalabalıktan Edirnekapı’dan içeriye giremediklerinden birbirlerini çiğneyip ölü olarak yığıldılar.

Kara surlarındaki kapılar

İstanbul’un Haliç’ten Marmara kıyısına doğru olan kara surlarındaki kapılarsa şöyle sıralanıyor:
* ’Blahernai Kapısı’,
* ’Porto Regia’ veya ’Regia Kapısı’,
* Adını eğriliğinden alan ’Eğri Kapı’dan Tekfur Sarayı’na giriliyor (Eğrikapı’yla ilgili olarak tarihe geçen bir vaka da Topkapı Sarayı hazinelerinin en değerli objelerinden olan Kaşıkçı Elması’nın buradaki çöplükte bulunması).
* Eğrikapı ile Edirnekapı arasında ’Saray Kapısı’ ve ’St. Callinique Poternası’ adlı örülmüş ve gömülü kalmış iki küçük kapı bulunuyor.
* Bizanslıların ’Pempton Kapısı’ dedikleri ’Sulukule Kapısı’ adını, mahallede sakalarla yapılan su kavgalarından aldı.
* Bizans dönemindeki adı ’Rhesium Kapısı’ olan ’Mevlevihane Kapısı’ (Günümüzde ’Mevlana Kapı’ olarak biliniyor).
* Bizansların ’Porta tou Kalagru’ olarak adlandırdıkları ’Kalagru Kapısı’,
* ’Silivri Kapı’,
* Bizans döneminde ’Ksilokerkos Kapısı’ olarak bilinen ’Belgrad Kapısı’,
* Bizanslıların ’Porta Auera/Güzel Kapı’ dedikleri ’Yaldızlı Kapı’ veya ’Altın Kapı’ (Bugün Yedikule Surları içinde ve ayakta).

Bu tezgaha gelenler, oynamadan gitmiyorİstanbul'da şarkılar söyleyerek pazarcılık yapan Mevlüt Akın, eğlenceli halleriyle sosyal medyada fenomen haline geldi. Akın’ın pazar tezgahına gelen müşteriler alışverişini oynayarak ve göbek atarak yapıyor.
Cadde Yazarları

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber