Lapa lapa kar eşliğinde İdil Biret

serfiergun@milliyet.com.tr Bu bazen gayrı resmi ve daha rahat bir ortamda bir piyano resitali, bazen bir caz doğaçlaması, bazen de bir dans gösterisi oluyor. İşte lapa lapa yağan karın üzerini örttüğü İstanbul'da, cumartesi gecesi, İstanbul Modern'de İdil Biret vardı. Ve piyanonun etrafına dizilen koltuklarda tek boş yer yoktu. Biliyorsunuz İdil Biret Türkiye'nin "harika çocuğu". Programı yapan müzik prodüktörü Hakan Erdoğan'a, alt salonlarını veren İstanbul Modern Müzesi'ne ve mali desteği sağlayan HSBC Bankası'na İstanbullular olarak teşekkür etmeliyiz. Çünkü uzun bir süredir cumartesi akşamları Gece Vardiyası isimli bir program düzenliyorlar. İsmet İnönü Cumhurbaşkanı, Hasan Ali Yücel Milli Eğitim Bakanı iken TBMM'nin özel yasasıyla 7 yaşındayken İdil Biret ailesiyle birlikte Paris'e gidiyor ve konservatuvarda Nadia Boulanger'in öğrencisi oluyor. Paris Konservatuarı'nı da zaten Boulanger'in dedesi kurmuş, babası da burada hocaymış ve Rus Prensesi Raissa Myshetskaya ile evliymiş. İdil Biret konservatuarı birincilikle bitiriyor ve 16 yaşında da profesyonel yaşamına başlıyor. İdil Biret karlı cumartesi akşamı, İstanbul Modern'de hocası Nadia Boulanger'in hocaları, arkadaşları, hayran olduğu kompozitörlerin bestelerinden bir repertuvar seçmişti ve her bir parçayı çalmadan önce, müzikolog Filiz Ali ile oturup o parça üzerinde söyleşi yaptılar. Yani karda kışta bu kadar izleyicinin gelmesi boşuna değildi. Çalmadan önce söyleşi O gecede müzik ziyafeti yanı sıra neler neler öğrenmedik; Nadia Boulanger'in sadece İdil Biret'in değil, Ulvi Cemal Erkin, Nüvit Kodallı, Mithat Fenmen, Hüseyin Sermet gibi klasik müzik dünyasının değerlerinin de hocası olduğunu; Nadia Boulanger'in Küçük Prens'in yazarı Saint Exupery'nin, Monaco Prensi Rainer'in dedesinin, ressam Marc Chagall'in, kompozitör Ravel'in arkadaşları olduğunu; sadece geçen yıl 80 yaşında ölen ünlü viyolonselist Ros Topoviç'in SSCB'den Paris'e her geldiğinde ülkesine çivi, çekiç gibi nalburiyeyi alıp götürdüğünü... Bütün bu bilgiler sadece İdil Biret-Filiz Ali sohbetinin parçasıydı. Bizim asıl öyle hava koşullarında oraya kadar gitmemizi haklı çıkartan ise yirminci asır modern müziği diye adlandırılan Ravel, Stravinsky, Rachmaninoff, Prokofiev gibi bestecilerin İdil Biret'in parmaklarının ucunda yaşama geçmesiydi. Yirminci asrın modern müziği Geçen yıl İspanyolca konuşan ülkelerin en saygın ödülü Cervantes'i alan İspanyol şair Antonio Gamoneda, İspanyol Kültür Derneği Cervantes'in davetlisi olarak İstanbul'daydı. Yaşayan en büyük İspanyol şair olarak tanınan Gamoneda, aslında Akdeniz ve Ortadoğu Ülkeleri'nin Cervantes Enstitüleri'ni geziyor. 77 yaşındaki şair, Hasan Gureh'in yaptığı çeviriler sayesinde Nazım Hikmet'le tanıştığını ve ondan etkilendiğini anlattı. Kol saatini çıkardı, masaya koydu, gözlerini kapadı ve Nazım Hikmet'in Don Kişot, Rubayiler ve Bugün Pazar'ını İspanyolca okudu "bugün Pazar Bugün beni ilk defa güneşe çıkardılar... " diye başlayarak. Antonio Gamoneda sadece 3 yaşındayken babasını kaybetmiş. Annesiyle Leon kentinin en fakir işçi mahallesine taşınmışlar. Annesi sabahlara kadar dikiş dikmiş. Franko döneminin iç savaşları sırasında zalimane baskıları, açlığı, sefaleti, okulsuzluğu, eğitimsizliği birebir yaşamış. "Okullar kapalıydı, öğretmenler öldürülmüştü" dedi. Evlerindeki yegane kitap ölen babasının basılı tek şiir kitabıymış. Okumayı, yazmayı, cümle yapısını, dil bilgisini işte bu tek kitaptan sökmüş. Tabii ilk öğrendiği İspanyolca, sokak İspanyolcası olmamış bu yüzden. Sık sık "acılarla, fakirlik kültürüyle büyüdüm" dedi. "Öksüzlük ve babama duyduğum özlem hâlâ peşimi bırakmıyor" diye devam etti . Kitapları, antolojileri birçok dile çevrilen İspanyol şair; "Şiir fiktif değildir, gerçeklere dayanır, şiir hayata köklerini sarmış bir gerçektir" diye sözlerini bitirdi. İstanbul'dan Nazım Hikmet hayranı İspanyol şair geçti

16 Ekim 2019 Magazin Bülteni.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber