Şehrin en ilginç, en özel yerlerini bulup çıkaran, bana göre hazine değerinde bir kitap, İstanbul Keşif Rotaları 2010... Bazısı lüks, bazısı mütevazı veya tarihi değere sahip, alternatif adreslerle dolu

Günlerdir çantama attığım ‘İstanbul Keşif Rotaları 2010’ ile dolaşıyorum. Sanırım bundan sonra da yanımdan pek ayıramayacağım! Çünkü reklam ve ‘trend’ olana göre değil, tecrübeyle sabit adreslere yer verilmiş. Fatih’te yorgancı Salih de var, Feneryolu’nda sadece İskandinav tasarımları satan Nord-İst de.
Kare formatı, içeriği ve mizanpajıyla alıştığımız İstanbul rehberlerinden çok farklı bir kitap bu. Rehberi hazırlayan Pukka Living ve desteği veren Bilsar eminim düşünmüşlerdir, bu rehberin İngilizcesini de çıkarmaları şart! Sonra da başka şehirlere uygulansa, sadece İstanbul’la sınırlı kalmasa...
İstanbul Keşif Rotaları’ndaki 166 adresin arasından seçmek zor oldu. Arada Fes Cafe, Beyaz Fırın, Kantin, Port Sedef gibi daha ziyade bilinen mekanlardansa adı çok duyulmamış, unutulmuş ve en kısa zamanda gidilecekler listesine aldıklarım şöyle:


Harika bir keşif
1) ESKİ KAFA-FATİH: Sırf bu üç kelimeyi bir arada görmek bile insana ‘nasıl yani’ dedirtiyor. Evet, muhafazakarlığıyla ünlü semtte, acayip modern bir cafe-restoran ‘Eski Kafa’. Sahibesi, başörtülü bir iç mimarmış. Kars kazı da var, Einstein portresi de, Doğu estetiği de. Önyargıları yıkmak için birebir. Adres: Atpazarı 11 A Kırmasti mah. Fatih


Harika bir keşif
2) OUTLET-TOPHANE: Azra Tüzünoğlu, çağdaş sanatın ‘tehlikeli biçimde’ zenginlerin tekeline girmesine takmış. Ve Outlet adlı galeriyi, ‘ihraç fazlası sanat’ mantığıyla açmış. Genç, avant garde Türk sanatçıları keşfetmek, yatırım yapmak isteyenler için ideal.
Adres: Boğazkesen cad. Kadirler Yokuşu 69, Tophane


Harika bir keşif
3) GALATA ŞİFAHANESİ: Fikir harika: Yüksek gerilimli şehir hayatının tahribatına deva olmak. Nasıl? Homeopati, holotropik nefes çalışması, hatta ‘biyodans’ kursları gibi farklı yöntemlerle! Pukka’ya göre Galata Şifahanesi, ‘ruhani alemin Babylon’u. Adres: Büyük Hendek cad. Kuledibi


Harika bir keşif
4) EDO-BEYOĞLU: Hazzo Pulo pasajının benim için yeri ayrı. Meşrutiyet çıkışında insanı mıknatıs gibi çeken dükkanın adı Edo (Tokyo’nun eski adı). Mavi peruklardan anime desenli mendillere Edo, modern Japon modasının İstanbul şubesi. Adres: Meşrutiyet cad. 31A, Beyoğlu


Harika bir keşif
5) DEFORM-GALATA: Sahibi DJ Tayfun Aras. Minnacık bir dükkan, fakat ‘High Fidelity’ filminin mantığıyla süper işler yapıyor. İkinci el soul, grunge, new wave plaklar... Müzik zevkinize göre CD önerileri. İnsan daha ne ister? Adres: Turnacıbaşı sok. 45, Galatasaray

Harika bir keşif
6) HAMOV-FERİKÖY: İslim kebabı, susamlı tavuk, dalak dolması, topik, yaprak sarma... Ermeni, Rum ve Türk mutfağında ortak tatları bir anne-kız hazırlıyormuş. Süt likörü diye bir şeyi de hayatımda ilk kez bu kitap sayesinde duydum. Bu mütevazı dükkana en kısa zamanda gitmeyen ne olsun! Adres: Şahap sok. 36 Feriköy


Harika bir keşif
7) NR. 39- NİŞANTAŞI: Kişiye özel ayakkabı mı? İşte her zaman bulunamayacak bir nimet. İpek Yılmaz hem kendi tasarımlarını, hem de sizin istediğiniz modeli elde hazırladığı kalıplardan çıkarıyor. Bir ‘modern zaman kunduracısı’. Adres: Süleyman Nazif Sok. 39, Nişantaşı

Harika bir keşif
8) ICHIBAN-ETİLER: İş Kuleleri’ndeki Itsumi’nin sahibi ve şefi Horikoshi-San Asya mutfağına has malzemeleri bu dükkanda satıyormuş. Kendi mutfağında hazırladığı soslar, çiğ balık, Japon eriştesi. İlk fırsatta gidilecek!
Adres: Cevher sok. Bülent 2 apt. C5 Etiler


Harika bir keşif
9) ESKİCİ DÜKKAN TAMİRCİSİ-ÜSKÜDAR: Paşa dededen kalma antika vazosunu kıranların koştuğu adres. Galip Dönmez, porselen, sermaik ve ahşap antikaların tamirinde bir numara. Ama eski eşyalarınızı götürmeye kalkmayın, almıyormuş. Adres: Doğancılar Sümbülzade sok. Akyüz apt. 33 Üsküdar


Harika bir keşif
10) NAYA-BÜYÜKADA: Ne o Nepal’e mi geldik? Büyükada’daki konukevini Alman meditasyon hocası Ludwig Lehner açmış. Birkaç gün inzivaya çekilmeye hasret kalanlar için ideal bir yere benziyor. Adres: Yılmaz Türk cad 96, Maden mah. Büyükada


AYLiN
Harika bir keşif
Meslektaşımız, arkadaşımız Aylin Duruoğlu, hakkında en küçük bir delilin bulunmadığı bir suçlama nedeniyle 10 aydır tutukluydu.
Aylin’le birlikte 10 kişi, salı gecesi tahliye edildi.
Sevincimiz büyük... Fakat Aylin’in duruşmada söylediği ‘Ben neden buradayım?’ sorusunun cevabını kimse veremedi, veremiyor.
Bizde bir söz vardır, “Kurunun yanında yaş da yanar” diye. Aylin’e de bunu söylemişler. 2010 Türkiye’sinde bunu kabullenmeyi reddediyorum. Bu cümleyi hâlâ sarf edebiliyorsak, hak hukuk alanında hiç yol alamadık demektir.
Son söz: Aylin tutuklandığında düşmanca yayın yapan, masumiyet karinesini hiçe sayan meslektaşlarımız utanmış mıdır?