Amerika’nın Zeki Müren’i ‘Liberace’in hayatı film oldu. Eşcinselliğini hep gizleyen Liberace’i Michael Douglas oynuyor. Peki Müren’in hayatı film olamaz mı?

Zeki Müren’in filmi çekilse

Liberace kostümüyle Michael Douglas ve şoförü-sevgilisini oyanayan Matt Damon. (‘Vanity Fair’)

Şimdi söyleyin: Hanginiz Michael Douglas’ı bu fotoğrafta tanıyabildi? Maço rollerde görmeye alıştığımız Douglas, HBO’nun son filmi ‘Behind the Candelabra’da Liberace’i canlandırıyor.
Douglas’ın başrolde olduğu filmde Matt Damon’dan da nefis bir performans çıkmasını bekliyorum: Liberace’in şoförü, koruması, sekreteri, sevgilisi kısacası her şeyi Scott Thorson rolünde. Film, Thorson’ın yazdığı hatıralardan yola çıkarak çekilmiş. Efsane bir ekip arka planda: Yapımcısı, Jerry Weintraub. Yönetmense Steven Soderbergh...
Liberace için ‘Amerika’nın Zeki Müren’i’ desek yanlış olmaz... Tersi de mümkün: Müren’i tanımayan yabancılara “Bizim Liberace’mız” diye anlatırım hep. Sadece sanatçı kişilikleri ve hayli renkli-abartılı gardırop seçimi nedeniyle değil;
Liberace, eşcinselliğini toplum önünde açıklamaktan hep kaçındı. Anılarını yazan sevgilisini de mahkemeye verdi.

Her yıl 5 milyon
Elvis Presley gibi fakir, içine kapalı bir çocuk olarak büyüyen Wladziu Valentino Liberace, 1919 doğumluydu. 1950’lerde, parlak kostümleri ve makyajıyla sahneye çıkıp piyano çalarak büyük ilgi çekti. 1987’de AIDS’ten öldü.
‘People’ dergisi, 1982’de hakkında şunları yazmıştı: “Las Vegas şovu, konser turnesi ve albümleri, son 30 yılın her biri
5 milyon dolar kazanç getiriyor. Sadece Las Vegas’ta üç mansiyonun sahibi, Chopin ve Gershwin’inki dahil 18 piyanosu ve
20 arabası (ikisi Rolls Royce) olan Liberace, sahnede 3 milyon dolar değerinde mücevher takıyor. Bunların sebebi, klasik piyanoyu bırakıp kendi deyimiyle ‘müziğin mutlu yanı’na ağırlık veren repertuarıyla oldu...”

Hangimiz gitmez?
Liberace’ın filmi 2013’te gösterime girecek. Peki benzer bir film, Türkiye’nin en değerli sanatçılarından Zeki Müren’in anısına niye çekilmez?
Bodrum’daki Zeki Müren müzesini gezerken bu fikir aklıma takılmıştı. Müren’in altın yılları 60-70’leri izlemek, farklı kıyafetlerini ve yorumunu dinlemek kim bilir ne hoş olurdu! Belki de şimdiye kadar ‘gizlenen’ hikayesi de anlatılmalıydı.
O dönemin hoşgörüsünün yerinde bugün yeller estiğini varsayıyoruz. Halkın, cinsel kimliğine aldırış etmediği, büyük hayranlık duyduğu bir sanatçıyı beyazperdede hakkıyla, incitmeden canlandırmak zor tabii. Ama olsa, hangimiz koşa koşa gitmeyiz bu filme?
İyi bayramlar...

GIDACILAR 2050’Yi KONUŞUYOR

l Avrupa Birliği, ekonomiyi sürdürülebilir kılmak için önümüzdeki 10 yılı şekillendirme çabasında. En önemli iş hacmi, 956.2 milyar euro’yla Avrupa gıda ve içecek endüstrisinde gerçekleşiyor. Bu rakamlar, Türkiye’yi de yakından ilgilendiriyor.
l Geçen hafta FoodDrink Europe, Brüksel’de iki günlük bir kongre düzenledi. Türkiye Gıda ve İçecek Sanayi Dernekleri Federasyonu davetiyle bir grup gazeteci ve bürokrat, toplantıları takip ettik. Bırakın 2020’yi, 2050’de sektörün neye benzeyeceği konuşuluyordu. Fiziksel aktivitenin azlığı ve yaşlı nüfusun artması, önümüzdeki yılların esaslı meseleleri arasında.
l ’İnovasyon, sürdürülebilir ve yeşil büyüme’ kavramlarının bol bol kullanıldığı panellerden birinde Prof. David Zaruk’a kulak kesildim: Tüketicinin değiştiğini, yediği içtiğine çok dikkat ettiğini ve her türlü melaneti (obezite, katkı maddesi, vs.) sektörden bildiğini anlattı. Tavsiyesi mi? “Yaptığınız iyi işleri anlatın: Yüksek kalitede üretim yaptığınızı, büyük bir iş gücü yarattığınızı...”
l Kongreye katılan TGDF Başkan Vekili Rint Akyüz, “İhracatta geçen sene Cumhuriyet tarihinin rekorunu kırdık. Avrupa’daki 1.5 trilyon dolar civarındaki gıda ticaretinde Türkiye’nin payı yüzde 1. Bunu
2-3 misline çıkarabiliriz” dedi.
l Ancak gıda-içecek üreticilerinin en büyük derdi, ‘rekabet gücünü azaltan yasalar’. AB, şeker kotasını kaldırmayı tartışıyor. Önümüzdeki günlerde Türkiye’de de kotaların kaldırılması gündeme gelecek ve belli ki çok tartışılacak.
Not: TGDF, Biyogüvenlik Kurulu’na 29 GDO’lu genin tanımlanması için yaptıkları başvuruyu büyük tepkiler üzerine geri çekmişti.