40 derecede kaçış planı: LONDRA

Geçen hafta İstanbul’un 38 dereceye teslim olacağını duyduğumda kararımı verdim: Serin bir yerlere gidecektim ama çok uzun bir sürem de yoktu. İşte tam bu sırada eski bir dost imdadıma yetişti: Londra...

40 derecede kaçış planı:  LONDRA

Bundan 15-20 yıl önce kış boyunca yazın gelmesini dört gözle beklerdim. Ailemle Bayramoğlu’ndaki yazlığımızda oturup her akşam TRT’deki hava durumunu seyrederdik. 28-29 derece ailece ‘iyi’ diye onaylanır. 30-31 derece oldu mu ‘offf çok sıcak’ nidalarıyla karşılanır, deniz kenarına inmemiz yasaklanırdı.
Günümüzün yazlarında ise termometrenin ibresi 38, zaman zaman 40 dereceyi gösteriyor. Eski yazların tadı tuzu kalmadığı gibi yaz aylarını dört gözle beklemez oldum. Arkadaşlarımla artık Dubai usulü görüşür olduk. Yani plan ve programlarımızı ‘nerenin kliması en güçlü’ diye yapmaya çalışıyoruz.
Tarihi ve sembolik mekânlar
Ancak son zamanlarda İstanbul’un sıcağından ve Bodrum’un mantıksızca artan fiyatlarından bunalan arkadaşlarımdan farklı tepkiler gelmeye başladı. Çoğu dünya atlasını önlerine açıp daha serin olan güney yarımküreden tatil için  yer beğenmeye çalışıyor. “Bodrum’a bir servet ödeyeceğime, gider aynı paraya yeni bir ülke görürüm” diyenler gittikçe artıyor. Geçen hafta İstanbul’un 38 dereceye teslim olacağını duyduğumda kararımı verdim: Serin bir yerlere gidecektim ama Güney yarımkürede bir ülkeye gidecek kadar uzun bir sürem de yoktu. İşte tam bu sırada eski bir dost imdadıma yetişti: Londra...

40 derecede kaçış planı:  LONDRA
BUCKINGHAM SARAYI
1705’te  inşa edilen ve  ihtişamını hâlâ koruyan saray aslında Buckingham Dükü için yapılmış. O zamanki residansı olan St. James Sarayı yetme-yince, 1837’de Kraliyet Ailesi’nin yeni evine dönüştürülmüş. 1990’dan önce halka kapalı olan Kraliyet Sarayı’nın iç odaları, Kraliyet mensuplarının skandalları sonrasında, sempati kazanmak amacıyla halka açılmış. Ama sadece ağustos ve eylül boyunca... Bence sırf bu sarayı gezebilmek için bile yazın Londra’ya gelinir.
Buckingham Sarayı’nın dışında her sabah saat 11.00 sularında biriken kalabalığı görünce, insan acaba Kraliyet Ailesi’nden biri mi göründü diyor. Gerçekte herkesin beklediği şey, nöbet değişimini görebilmek. Saat 11.30’da kırmızı ceketli, kürk şapkalı nöbetçilerin marş eşliğinde saraya girişlerini görmek çok ilginç. Amacınız bu nöbetçilerin bir fotoğrafını çekmek ise tavsiyem sarayın önünde değil, ortadaki çeşmede durmanız. Nöbetçiler en güzel fotoğrafları işte bu noktada veriyorlar.

40 derecede kaçış planı:  LONDRALONDRA KULESİ 
 “Boleyn Kızı” ve “Kraliçe’nin Soytarısı” kitapları ile Tudor Kralları’nı yeniden popülerleştiren Philippa Gregory, İngiltere’nin turizmine bu denli katkıda bulunacağını bilemezdi elbet. Bu iki kitap Londra Kulesi’ni daha da popüler yaptı... Esasen bir kale olarak inşa edilen ve inşa tarihinin 11. yüzyıla dayandığını düşünecek olursak İngiltere’nin en iyi korunmuş ve en eski kalelerinden biri... Aynı zamanda Londra Kulesi, dünya tarihindeki yerini ‘En çok kafa kopartılan mekân’ olarak  almış.
Londra Kulesi’ni tek başınıza gezmeye kalkarsanız, çok şey kaybetmiş olursunuz. Çünkü yarım saatte bir  size kuleyi gezdiren Yeoman’ların verdiği bilgiler, mekanı adeta bir zaman makinesinden geçirerek eski günlerine götürüp canlandırıyor.  Burada tutukluların tutulduğu odaları dışarıdan görebiliyor, adına ‘Hainler Kapısı’ adı verilen kanal kapısının önünde durabiliyor ve Anne Boleyn’ın kafasının kılıçla başından ayrıldığı noktayı öğreniyorsunuz. Bu kadar ihtişamlı bir binanın bu kadar acıya tanıklık etmiş olduğuna insan ilk başta inanmakta güçlük çekiyor. Kule’nin en rağbet gören yeri ise değerli taşlardan yapılmış kraliyet taçlarının bulunduğu oda.
İngiltere’nin bir nevi ‘entrika’ tarihinin başkenti olan Londra Kulesi mutlaka gezilmesi gereken mekânlardan.

40 derecede kaçış planı:  LONDRA

NOTTING HILL VE PORTOBELLO
Dünya’da alışverişin en zevkli olduğu yerdir Portobello... Sokağın ve içindeki binaların güzelliği ve sevimliliği bir yana hafta sonları kurulan pazarlarda elbiseden, eski fotoğraf makinelerine, zurnadan antika lambalara aklınıza gelebilecek her şeyin bir arada bulunabildiği, insanın alışveriş nosyonunu değiştirdiği, gördüklerinin tamamını satın almak istediği ve akıl sağlığını yitirebilecek kadar cezp edici olan bir pazar burası...
Portobello’da özellikle kadınlara cazip gelebilecek birkaç adres  şöyle:  Sara Samskara’nın özel dizayn elbiseleri... Sienna Miller’ın da alışveriş yaptığı Yumi mağazası. Yolun sonunda, Ladbroke Grove Metro istasyonu ile aynı sırada yer alan sokaktaki Vintage bölümü, ve kilt’ten yapılmış giyim aksesuarlarının bulunduğu ‘İskoçlar’ dükkânı... Portobello, İngiltere’nin bir diğer popüler alışveriş sokağı olan ve tasarımcıların yanı sıra ünlü İngliz markalarının bulunduğu Oxford Caddesi’ndeki fiyatlarla karşılaştırıldığında nispeten ucuz. 

MUTLAKA YAPIN 
Museum of London ve British Museum gibi bilinen müzeleri gezin ama farklı müzeler de var. Mesela Hunterian Museum: 18. yüzyıl cerrahlarından John Hunter’ın topladığı örneklerden oluşuyor. Churchill’in dişleri ve matematikçi Charles Babbage’in beyni, özellikle de tıp öğrencilerinin ilgisini çekebilir.
St Paul’s Katedrali’ni vaktiniz varsa mutlaka gezin. İngiltere’nin en büyük kubbesine sahip olan binası olan bu katedral, mimarı ile de öne çıkıyor. 1666’da şehri, yerle bir eden dev yangının sonrasında Christopher Wren tarafından şehri yeniden inşa etme çalışmaları çerçevesinde inşa edilen katedral, Lady Diana ile Prens Charles’ın düğününe ev sahipliği yapmış.
Russel Sq metro istasyonu yakınlarındaki Charles Dickens’ın ev müzesine gidin. Ünlü yazarın kente taşınmadan önce yaşadığı bu dört katlı bina, onun yaşantısıyla ilgili ilginç ipuçları veriyor.

NASIL GİDİLİR?:
ALİ BABA TOUR: Londra pahalı bir şehir. Özellikle de otelleri... Bu nedenle Londra’ya gitmek için bir tur şirketiyle anlaşmak, paranızın cüzdanınızda kalmasını sağlayacaktır. Ben Ali Baba Tour ile gittim. Ali Baba Tour’un Operasyon Müdürü Uğur Dayanç’ın hayatının üç yılını Londra’da geçirmiş olması, Londra’daki operasyonların kusursuz organize edilmesine vesile olmuş. Londra’nın en merkezi yerinde güzel bir otelde kaldığım gibi, havaalanı transferlerim de tur paketine dahil  olarak gerçekleştirildi. Tel: 0212 246 48 48