ERZiNCAN SAKiN ŞEHiR OLUR MU?

Erzincan Üniversitesi Aşçılık Bölümü’nden öğrencilerin sunduğu zengin tatlardan sonra “Neden Erzincan Sakin Şehir olmasın?” dedim

Geçtiğimiz hafta günü birlik Erzincan’a gittim. Erzincan Üniversitesi, Turizm ve Otelcilik Meslek Yüksek Okulu’nun Aşçılık Bölümü’nün pırıl pırıl genç öğrencileriyle sohbet etme ve yemek yapma şansım oldu.
Şartları kısıtlı olmasına rağmen, hepsinin müthiş vizyonları var. Bunu büyük ölçüde, mesleklerine aşık öğretmenlerine borçlular...
Hoşuma giden bir diğer ayrıntı da sınıflarda kız öğrencilerin çoğunlukta olması. Erkek egemenliğinde olduğu bilinen aşçılık mesleğine; genç kızlarımızın ilgisi, enseyi karartmamamız adına önemli bir gösterge.

YATIRIM TARIM VE TURİZME OLMALI
Bilenler bilir Erzincan, Munzur ve Keşiş dağları arasında çöküntü bir ova üzerine kurulu. Bu yüzden iklim olarak Doğu Anadolu Bölgesi’nin geneline nazaran bir parça daha ılıman ve toprakları verimli.
Deprem bölgesinde olduğundan, göç veren ve sanayi anlamında çok fazla yatırım çekemeyen bir il. Naçizane; gelecek stratejilerini, daha kaliteli ve katma değer yaratan tarım üretimine ve turizme
odaklı yapmaları gerektiği kanaatindeyim.
Erzincan
Üniversitesi Turizm ve Otelcilik Meslek Yüksek Okulu, bu anlamda daha da önem kazanıyor.

YEMEKLER O KADAR LEZZETLİYDİ Kİ...
Ziyaretimde dilim döndüğünce gençlere, gastronomi dünyasında neler olup bittiğini anlattım. Onlar da misafirperverlikle yerel yemeklerini pişirip, tattırdı. Hazırladıkları yemekler o kadar lezzetli ve yerel ürünleri o kadar zengindi ki, aklımın bir köşesinden “Neden Erzincan bir gün ‘Cittaslow/Sakin Şehir’ olmasın?” düşüncesi geçti.
Böyle bir ünvan peşinde yürümek ve günün birinde almak, Erzincan’ı çok farklı bir lige çıkartacaktır.
Sevgili öğretmenleri Sara Yelegen önderliğinde hazırladıkları yemekler ve bu yemeklerde kullanılan malzeme ve teknikler, Erzincan’ın değerlerinin en güzel göstergesiydi.
Şimdi sırada, bu ve benzeri değerleri parlatmak ve bilmeyenlere aktarmak var.

SAKİN ŞEHİR NEDİR?: Kelime kökeni İtalyanca ‘Citta (Şehir)’ ve İngilizce ‘Slow (Yavaş)’ kelimelerinin birleşmesiyle türetilen Cittaslow, ‘Sakin Şehir’ anlamında kullanılır.
‘Sakin Şehirler’, metropollerin boğuculuğuna inat geleneksel yaşam biçimlerini ısrarla korur. Buralarda hız değil, tam bir yavaşlık ve sükûnet hâkimdir.

KURU KABAK DOLMASI

Malzemeler:
n Bir sahan dolusu kurutulmuş şerit kabak
n 200 gr. orta yağlı kıyma
n 3/4 çay bardağından fazla köftelik bulgur (veya kırık pirinç)
n 1 orta boy kuru soğan
n 1 çorba kaşığı domates salçası
n 1 tatlı kaşığı yerli biber salçası
n 1 küçük demet maydanoz
n 1 tatlı kaşığı kuru reyhan
n 1 tatlı kaşığı pul biber
n 1 yemek kaşığı zeytinyağı
n 1.5 yemek kaşığı tereyağı
n 2 su bardağı kadar sıcak su
n Tuz ve karabiber

Hazırlanışı:
n 5 cm. eninde 15-20 cm. uzunluğunda ince kesilerek kurutulmuş kara kabak şeritlerini ılık suda ıslatın.
n Kıyma, pul biber, soğan, biber salçası, maydanoz, reyhan, köftelik bulgur, karabiber, zeytinyağı ve tuzu yoğurarak iç malzemesini hazırlayın.
n Bu iç ile birlikte kabakları rulo şeklinde sarın.
n Bir tavada hazırladığınız tereyağı, salça, tuz, su karışımını tenceredeki sarmaya ekleyin.
n 10 dakika orta ateşte, yarım saat kısık ateşte pişirin.
n Dinlendirdikten sonra tabağa alın.
n Üzerine arzu ederseniz, sarımsaklı yoğurt ve pul biberli tereyağını gezdirerek servis edin.

ERZİNCAN ÇORBASI

Malzemeler:
n 250 gr. çorbalık erişte (tarifi aşağıda)
n 250 gr. köfte (tarifi aşağıda)
n 1 kg. yoğurt
n 2 diş sarımsak
n 1 yemek kaşığı tereyağı
n Nane

Erişte için:
n 1 yumurta, 2 su bardağı un, 1 silme çorba kaşığı tuz, 1/2 küçük çay bardağı suyla sertçe yoğrulur ve dinlendirilir.
n Oklava ile 2-3 mm. kalınlığında yufka açılır. Yufkanın altı ve üstü hafif unlanır ve bir müddet kurutulur, şeritler halinde kesildikten sonra kibrit çöpü boyutunda kesilir.

Köfte için: 200 gr kıyma, 1 çay kaşığı karabiber, az tuz karıştırılır ve leblebi kadar minik köfteler yapılır. Hafifçe unlanmış tepsiye alınır.

Hazırlanışı:
n Kaynamakta olan suya, çorbalık erişteyi ve köfteleri koyun. Az miktar tuz ekleyin.
n Başka bir tavada erimiş tereyağında soğanı öldürün. Nane ve toz kırmızıbiber ekleyip, pişmeye yakın çorbaya ilave edin.
n Bir kapta yoğurdu koyu ayran kıvamına getirip,
içine sarımsağı ekleyin.
n Çorbayı ateşten alıp, yoğurdu yavaş ilave edin.
n Tuzunu kontrol edip, üzerine biraz nane ufalayın ve servis edin.