Türkçe söylenme rekoruna sahip Mary Hopkin’in “Those Were The Days”i, ince işler yapmakta olan Artist’in, yeni yayınladığı albüme isim oldu.
Balet’in bir süre önce yayınladığı “Our Golden Songs” albümünün satış başarısı, bu işin devamının gelmesine yol açmıştı. “Our Golden Songs 2” de yapılmıştı geçen yıl. Geçen yılın sonlarında - bu yılın başlarında da (yani tam zamanında, yani geçmişe takılmak - kilitlenmek için olabilecek, en münasip zamanda - mesela, saat 10’da).
“Those Were...” albümü, “Kimler Geldi Kimler Geçti”nin orijinal versiyonu olan “If We Were Free” ile (ama şarkıyı asıl üne kavuşturan Sol Raye’in sesinden değil, 70’s Quartet adlı bir grup ya da projenin sesinden) açılıyor ve Lale Belkıs’ın “Doğduğum Ev”e dönüştürüp baştan yarattığı “Alta Gracia” (bu sefer asıl sahibinin imzası var; Oscar Harris’in) ile devam ediyor.
Patricia Carli, Iva Zannichi gibi eski kuşağa çok şey - genç kuşağa hiçbir şey söylemez, Gloria Gaynor, Dalida gibi her zaman - her kuşağa çok şey söyler isimlerle devam eden albüm, bir kuşak için (bir şey söylemek bir yana) “Tanrıça” demek olan Caterina Valente (“Kiss Of Fire”) ve şekerli - ballı sesli Tino Rossi (“J’Attendrai”) ile sona eriyor.
Elli site, bin elli sayfa gezdikten sonra (o da belki) bulunabilecek şarkılar, iki disklik tek bir albümde, cam gibi kayıtlarla ve makul bir fiyata önümüze gelmişken, herhalde kaçırmayacağız.
Kaçıranın arkasından teneke çalınıyor; haberiniz olsun.

Ah küçük Lucy

Demis Roussos (“Far Away”; Ajda Pekkan’dan “Gözün Aydın”), Nana Mouskouri (“Milisse Mou”; Füsun Önal’dan “Senden Başka”) ve Fairuz (“Ka’an Azzaman”; o bir Aranjman Kraliçesi ya, yine Ajda’mızdan “Seveceğim Gezeceğim”) ile sıkı, çok sıkı bir açılış yapan “Our Golden Songs 2” de, rüyadan rüyaya-hayalden hayale geçerek, Percy Faith’in “El Bimbo” versiyonuyla (Tanju Okan’ın kaldırdığı kadeh bu da: “Şerefe şerefe şerefe...”) sona eriyor.
Albümün ana fikrine uymayan tek şarkı, Erol Büyükburç’un “Little Lucy”si. 50’lerin sonlarına doğru (meraklısına TAM tarih: 1958) taş plak olarak yayınlanan bu İngilizce şarkı, hiç şüphesiz yayınlandığı dönem çok ses getirmiş, hatta çağ açmış bir şarkıdır.
Büyükburç’un bu ve ardından gelen (üstelik bir kısmı Fikret Şeneş imzalı) diğer “yabancı” şarkıları, pop dediğimiz “şey”in, pekala da, bizim buralarda yapılabileceğine, herkesi inandırabilmişti.
Ama “Our Golden...” albümlerinin ana fikri, zamanında Türkçe söylenmiş - Türkçe sevilmiş şarkıların orijinal versiyonlarını bir araya toplamak olduğu için, Büyükburç ve (Ute’si değil ama) Lucy’si, bir parça yalnız, bir parça arkada kalmışlar.
“O kadar kusur (kadı Lucy’si dahil) herkeste bulunur aslında” diyelim ve bir başka “şarkı”ya geçelim.

Biz böyleyiz

Ayten Alpman’dan “Ben Böyleyim”, Alpay’dan “Sen Gidince” (ve elbette Nesrin Sipahi’den “Sen İstedin”), Nilüfer’den (ki, 70’li yıllarda, o da bir başka aranjman kraliçesiydi) “Ara Sıra Bazı Bazı” da dahil, toplam 36 şarkı ihtiva eden bu albüme destek veren isimler de, tıpkı ilkinde olduğu gibi Agop Çekmen ve Hayk Durmaz.
Koleksiyon dünyasında, “Türkçe söylenmiş şarkıların orijinalleri”ne takık olmalarıyla nam salmış Çekmen ve Durmaz, yıllardır peşinde oldukları şarkıların, nihayet birer birer CD’lere transfer ediliyor olmasıyla rahat bir nefes çekmiş olmalılar.
Onların yardımı, Balet’in başındaki efsanevi prodüktör Yeşil Giresunlu’nun, artist’in başındaki Hasan Ferit Giresunlu’nun çabaları sonucu, 60 ve 70’li yıllarımızı havadar kılmış-bizi havalandırmış şarkılar, hapsedildikleri bilinçaltından çıkarılıp, elimize tutuşturuluyor.
Herkesin hayal edecekleri - hatırlayacakları farklı.
Ama bu şarkıları dinlerken, herkesin kendini daha mutlu hissedeceği, en azından “O zamanlar mutluyduk” havalarından çalacağı garanti.

YEŞİL IŞIK
Haris Alexiou’nun, birkaç şarkısı birden Türkçeleştirilmiş “Ta Tragoudia Tis Haroulas” (Minos) albümünü, Nana Mouskouri’nin en az yarısı Türkçeleştirilmiş “Spiti Mou Spitaki Mou” (EMI/Columbia) albümünü, SAKIN KAÇIRMAYIN.