Malum yeni yıla girerken “hayatta yapılacak değişiklikler listesi” hazırlıyoruz çoğumuz... Geçen gün bir arkadaşımla konuşurken “Bu yıl liste yapmayacağım, yazdıklarımı uygulayamayınca kendime sinir oluyorum” dedim ama yine dayanamadım!

-Son haftalarda bozulan spor-sağlıklı yaşam ve düzgün beslenme üçgenine geri dönülecek; zira gerçekten de “sağlam kafa sağlam vüzutta bulunuyor.” Spor yaptığım dönemler dünyanın en pozitif ve enerjik, yapmadığımda ise en keyifsiz ve halsiz kişisi oluyorum!
- İnsanlara en baştan çok güvenip hayal kırıklığına uğramak yerine; güven kredisi sıfırdan başlatılıp muhatabın hal ve hareketlerine göre seviye artıya veya eksiye gidecek! Bunu hepinize şiddetle tavsiye ediyorum; şahsen 2013’te eş dost sandıklarım tarafından epey şoka uğratıldım, yetti gari!
- Geçmişte yaşanan tatsız olaylara takılıp kendini mutsuz etmek yok, yeni yıl yeni umutlar ve yeni hayaller demek; geriye değil hep ileriye bakılacak!
- Ailesine bol bol zaman ayırmalı herkes, onlarla geçirilen vakit her şeyden kıymetli...
- Her zaman olduğu gibi yeni yılda da çevredeki sokak hayvanlarının karnı doyurulacak, elden geldiğince onlara yardım edilecek. Bazen duyuyorum “Birkaç tanesini doyursam ne olacak? O kadar çoklar ki” diyorlar..
Halbuki tek bir cana yardım etmek, tek bir karnı doyurmak bile çok önemli ve kimsesiz hayvanların verdiğiniz yemeği iştahla yediğini görünce sizin de ruhunuz huzurla doluyor.
- Düzenli, planlı, programlı; annemin deyimiyle “saat gibi!” yaşanacak! (Yazarken bile inanmadım ama hadi inşallah! Niyet etmek de bi’şey!)
- Akla gelen düşünceler “işe yarar” ve “işe yaramaz sadece can sıkar” olarak gruplanıp; gereksiz düşüncelerle vakit kaybedilmeyecek!
Yaşam koçum Özgür; “Aklına moralini bozacak şeyler geldiği anda hemen pozitif bir şeye konsantre ol; doğada bir yürüyüş, çiçeklere, ağaçlara bakmak, kedi-köpek okşamak bile seni kötü düşüncelerden kurtarıverir; bir dakika bile takılıp kalma çünkü moralinin bir kez bozulmasına izin verirsen dibe doğru gidersin“ diyor. Pek haklı!

SAHNE İNSANINA BİRAZ SAYGI!
Son haftalarda gittiğim davetlerde fazlasıyla dikkatimi çekti. Sahneye çıkan şarkıcılar şarkılarını boş masalara söylüyor. Zira kapalı mekanlarda sigara içilmediği için davetliler kendilerini açık havaya atıyor. Dışarı bir kere çıkan da orada muhabbete başlayıp bir daha yerine dönmüyor. Hal böyle olunca sahnedekiler kendi kendilerine çalıp söylüyorlar işte! Ne kadar ayıp!

EBRU GÜNDEŞ’İN İŞİ ZOR
Tamamen kendi emeği ve yıllar süren çalışmasıyla zirveye çıkmış bir sanatçı Ebru Gündeş... Şimdi ise kocasının içinde bulunduğu durum nedeniyle “O Ses Türkiye”deki jüri üyeliğinden ve vereceği konserlerden vazgeçme noktasında. Tırnaklarıyla kazıyarak geldiği noktadan çekilmeye karar verse bir türlü, devam etse bir türlü... Herkes ne yapacağını, nasıl davranacağını büyük merakla beklerken; sosyal medyada da kimi destek veriyor, kimi sert sözlerle yükleniyor. Gündeş için gerçekten çok sıkıntılı bir durum... Bakalım ne yapacak?