Sonbahar rehaveti...

Güzel şeylerin çabuk bitiyor olması, ciddi bir sorun bence! Mesela yılın 12 ayı yaşasam, yine de bıkmayacağım yaz mevsimi... Ağustostan eylüle her geçişimizde fazlasıyla tatsızlaşıyorum, hayatım boyunca olduğu gibi yine yaz nasıl geçti anlamadım yeminle! Siz de böyle hissediyor musunuz? Bir de normalde kısa kısa tatiller yaparım yazın; bu sene ise çok uzun zaman sonra ilk kez İstanbul’a ara sıra gelip gitmekle beraber, 1.5 ay Bodrum’da kaldım. Haliyle ayrılması çok daha zor geldi.
Aşk dediğimiz şey illa insanlara karşı duyulmak zorunda değil, benim en büyük aşkım Bodrum! Ama büyük şehirlerden gelen çoğu kişinin doluştuğu popüler ve kalabalık yerlerinden bahsetmiyorum. Malum birçok yer İstanbul’dan farksız oluyor, şehirdeki herkes oralarda... Henüz çok keşfedilmemiş olan cennet köşelerinde yaşamayı seviyorum Bodrum’u, kalabalıklara fazla karışmadan, her attığım adımda birine “Merhaba” demek zorunda kalmadan...

Siz de bezgin misiniz?

Deşarj olmak için insanlardan da biraz uzaklaşmaya ihtiyaç duyanlardanım, ya en sevdiklerim olacak yanımda ya da yalnız, kuralım bu! İşte böyle bir Bodrum yazından sonra şehrin keşmekeşinin, trafiğinin, kalabalığının, stresli ortamının, iş güç koşturmacasının ortasına düşünce, bende ufaktan bir buhran başlıyor! Şu an buhranımla birlikte hayatın yeni sezonuna alışma günlerindeyiz. Çoğu kişinin de benim gibi hissettiğini biliyorum, çünkü kiminle konuşsam mevsimsel depresyonda!
Sürekli uyumak istemek, kol kıpırdatacak hali olmamak, içinden hiçbir şey yapmak gelmemesi, devamlı bezgin olmak ve kendimizi bakımsızlığa vurmak, başlıca belirtilerimiz! Bende ekstra olarak sevimsizlik de baş gösteriyor! Tabii bu yaz sonu rehavetinden en kısa zamanda kurtulmak lazım. Bu şekilde geçen her gün, hayattan kaybediyoruz.
O yüzden en iyisi...

Nefes kampında değişim...

Yeni planlar, hedefler belirleyip onları gerçekleştirme heyecanıyla harekete geçmek... ‘Yapılacaklar’ listesi hazırlamak, bana çok iyi gelir mesela. Her bitirdiğim maddenin üzerini çizdiğimde yaşadığım keyfi anlatamam! Kendimizi salmak yerine, çok daha fazla ilgilenmemiz, bakımımıza, vücudumuza ve sağlığımıza emek vermemiz gerektiğine inanıyorum mevsimsel geçiş dönemlerinde... Çünkü kendine iyi baktıkça, daha iyi hissediyor insan... Benim gibi sporu aylardır yapmamış olanlar hemen bugün başlamalı! Fit bir vücut; enerji yükseltmenin ve mutlu hissetmenin en büyük sebeplerinden... Tatilde alınan ve üzerimizde ağırlık yapan kilolardan kurtulmalıyız, altı kilo aldım üzerinize afiyet, ilk hedefim onların çekip gitmesi!
Etiler Alkent’teki MyPT Spor Salonu’nun sahibi antrenörüm Burak Ay, “Deli gibi yedin, içtin, yan gelip yattın, düzeltme stresi bana kaldı!” diye söylenerek, beni beklemekte şu an! Canım hocam sen halledersin! Bu arada yaz başı gittiğim ve bana çok iyi gelen Beşire Bulut Nefes Kampı’nı araştırıp, gitmenizi tavsiye ediyorum. Oradaki deneyimlerimi size bir başka yazıda anlatacağım, inanılmaz bir değişim yaşatıyor insana... Hadi hep beraber ayaklanalım dostlar, dilerim sonbahar hepimize güzellikler getirsin...