Haymana, Ankara’nın merkeze en uzak ilçesi. Yıllardır kaplıcalarını duyurmaya çalışıyorlar, suyunun zengin özelliklerine dair bir sürü rapor paylaştılar medya şirketleriyle. Ne o raporlar, ne yaptıkları yatırımlar ne de Kurtuluş Savaşı tarihinde Haymana’nın sahip oldukları asla haber olmadı. Haymana, önceki gün her yerde haberdi, zira ilçe belediye başkanı TRT Kurdi’de yayınlanan ‘Çepik’ programının sunucusu ve sanatçılarıyla birlikte takım elbiseleriyle kaplıca havuzuna girdiler.

Görüntü alışılmışın dışında olsa bile amacına hizmet etti ve Haymana kaplıcaları ilk kez tüm medyada haber oldu. Kaplıca sularının zenginliğine dair bilimsel raporları, ilçenin turizm potansiyeline dair verilen bilgileri önemseyen medya, üzerine atladı bu görüntünün. Sadece Haymana özelinde değil bu aykırı durum sever halimiz. Tartışma programlarında kavga çıkaran, sesini yükselten konuk, sakin sakin anlatan konuktan her zaman daha fazla reyting alıyor. Futbol programında argo, saygılı cümlelerden daha fazla ilgi çekiyor. Kadın kuşaklarında yayınlanan programlarda, eli belinde herkese atar yapanlar öne çıkıyor, ölçülü olanlar hemen eleniyor. Yasaklanan evlilik programlarında en uzun süre stüdyoda kalan adaylar kimseyi beğenmeyen, karşısındakini aşağılayanlar olmadı mı? Ekran başındaki seyirciler, sosyal medya kullanıcıları olarak biz bu hale getirdik insanları. Bu görüntü olmasaydı Türkiye’de kimsenin Haymana kaplıcalarından haberi olmayacaktı. Acı ama gerçek bu işte...

BİZ BÖYLE İSTEDİK ÇÜNKÜ

Artık bir durun

Mide küçültme ameliyatı olup da kilo veren ünlülerin binlerce haberi yapıldı Türkiye’de. Yıllardır bu tür haberlerin özendirici etkisi olduğunu yazıp duruyorum. Çok zor ve ölüm riski yüksek olan, herkesin yapamayacağı, her hastaya uygun olmayan, geri dönüşümsüz bir operasyon zira bu. Bu ameliyat o kadar popüler hale geldi ki, SGK koşulları kapsamına girmeyenlere, biraz daha kilo alıp gelmesini söyleyen doktorlara dair haberler çıkıyor aylardır.

Yıldırım Öcek, ‘Avrupa Yakası’ dizisinde canlandırdığı Sadettin Yıldırım karakteriyle girmişti hayatımıza. Samsun’da mide küçültme ameliyatı olmuş belli bir zaman önce. Çok kilo vermiş, kilo vermesi durdurulamaz hale gelmiş ve önce yoğun bakıma kaldırıldığı, ardından çoklu organ yetmezliği sebebiyle vefat ettiği haberi geldi. Kontrollere gitti, gitmedi diye tartışmanın bir faydası yok. Kilolu insanların en basit ameliyatlarının bile kilosu normal insanlardan daha riskli olduğunu bile bile, haberlerinde özendiren haberleri yapan arkadaşlar, artık bir durun, hemen durun, lütfen durun!

BİZ BÖYLE İSTEDİK ÇÜNKÜ

Alişan’ın rakibi kendisi

Bilmem hiç dikkatinizi çekti mi, son yıllarda Alişan’ın en büyük rakibi yine kendisi oldu. Kendisi de ‘Niye?’ diye düşünecektir, anlatayım... Alişan’ı Cumhurbaşkanı Erdoğan’a verdiği evlilik sözü, nişanlılık süreci, sonra ayrılığıyla konuştuk önce. Sonra o ilişki bitti başka bir ilişki başladı, Alişan’ın evlilik ve nikahını konuştuk. Sonraki dönemde de açılan eski defterler, Prestij Müzik Ailesi’nin diğer üyeleri ve Demet Akalın’la kavgalarıyla konuşuyoruz. Garip olan, onu bu kadar konuşurken yaptığı işlerden hiç söz etmiyor olmamız. Tamam gündem olmak iyidir de, bunu işinize yansıtıp, akıllarda kendinizi yenileme yolunuzu seçmezseniz, bir süre sonra sıkıcı hale gelirsiniz.

O zaman da ne ilişkilerinizin ne de ettiğiniz kavgaların bir önemi kalmaz. Hatta
eski dostlarıyla kavga eden adam Alişan, zor günlerde küslükleri unutmak lazım diye Akalın’a bir barış adımı atsa insanları şaşırtır ve daha çok gündemde kalmayı başarırdı. Dedim ya, Alişan’ın en büyük rakibi kendisi bu aralar.

BİZ BÖYLE İSTEDİK ÇÜNKÜ

Çocuk doktorları, çocuk hemşireleri

Yıllar önce yeğenime İstanbul’un ünlü hastanelerinden birinde, ömrünün ilk serumu takılacaktı. Serum takımının üzerindeki ayıcık falan şirindi de iğne aynı iğne, çocuk kıpırdasa can sıkıcı sonuçları olabilen bir işlemdi. Hemşire geldi, yeğenime önce en çok hangi çizgi filmi seyrettiğini sordu. Ardından “Benim o çizgi filmde en çok sevdiğim karakter şu” diye konuşmaya başladı.

Sohbetin beşinci dakikasında serum hiç ağlama, sızlama olmadan kola takılmış, damardan ilerlemeye başlamıştı. Kanada’da bir doktor, beyin ameliyatına girecek 8 yaşındaki çocuğun ayıcığını ameliyat etmiş önce. Çocuk bir hastada güven yaratmak, onunla dost olmak ne demek bilen bir doktorun yarattığı bir başarı hikayesi bu. Çocukla çocuk olabilmenin tedavinin bir parçası olduğunu bilen tüm sağlık emekçilerine helal!

BİZ BÖYLE İSTEDİK ÇÜNKÜ