Hem İtalya’nın hem de dünyanın en meşhurlarından birisidir Kapri Adası. Napoli’den deniz otobüsüyle 45 dakikada varırsınız Kapri’ye... İskelenin hemen yanında turistleri bekleyen taksiler vardır, hepsinin üzeri açıktır.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin faytonları kaldırıp, yerine koyacağı araçları görünce geldi Kapri aklıma... Atların yaşadığı eziyet ve faytonları kaldırma kararını anlarım da, yerine 12 kişilik toplu taşıma aracı koymak nasıl bir kafa acaba?

Arkadaş, fayton toplu taşıma aracı değil ki, bu resmini gördüğümüz şey alternatifi olsun. Bunu sefere koy ama Ada turu yapmak isteyen insanlar içinde dört kişilik golf arabası tarzı araçları da hizmete al. Sonra neden her tarafı kapalı bir araç seçilmiş ki?

Ada dediğimiz zaten yaz mevsiminde hareketli olan bir yer, kış nüfusu, ada başına 100’lerle ifade ediliyor.

O zaman üzeri açık ya da camları olmayan bir araç seçersin ki, insanlar ada kokusunu içlerine çekebilsinler, değil mi?

Bu seçim gösteriyor ki, ada ruhunu ve adada dolaşmanın ne olduğunu hiç anlamamış karar vericiler.

FAYTONLAR YERİNE BUNLAR MI GELECEK

DEMET AKALIN, SAHNEDE EŞOFMAN VE MEDYA

‘Demet Akalın sahneye eşofmanla çıktı’ haberlerini çok okuyoruz bu aralar. Aslında eşofman değil, Akalın’ın giydiği kıyafet.

İtalyan kökenli ama Fransız ortaklığı da bulunan o markanın, internet sayfasında dolaştım biraz. Kıyafetin aynısını değil ama bir benzerini buldum özel koleksiyon sayfasında. Modelin ayağındaki topuklu ayakkabıya bakacak olursak, bu kıyafetin eşofman olarak tasarlanmadığını söylemek mümkün. Ancak moda evinin sayfasındaki eşofmanlardan da çok farklı değil bu ürün. Her neyse, ‘Akalın sahneye eşofmanla çıktı’ kolaycılığı yerine, dönüp ürüne bakmak ve hatta bir modacıyla ‘Bu nasıl bir kıyafet?’ diye konuşmak işin en doğrusu.

FAYTONLAR YERİNE BUNLAR MI GELECEK

FAYTONLAR YERİNE BUNLAR MI GELECEK

UNUTULMAZ REKABETLER...

Bir zamanlar Orhan Gencebay-Ferdi Tayfur, Tarık Akan-Kadir İnanır, Sezen Aksu-Nilüfer-Ajda Pekkan ve Cüneyt Arkın-Kartal Tibet gibi isimlerin rekabetinden konuşurduk.

FAYTONLAR YERİNE BUNLAR MI GELECEK

Şimdi rekabet denilince, sadece Cem Yılmaz ile Şahan Gökbakar’ın gişe yarışı geliyor aklımıza... Talihsiz bir durum bu aslında, hepimiz açısından...

FAYTONLAR YERİNE BUNLAR MI GELECEK

HAMİLE FOTOĞRAFI...

Caner Erkin ile Şükran Ovalı, muhabir arkadaşlarla tartışmışlar, hamilelik fotoğrafı çekimiyle alakalı... Dünyanın bir sürü yerinde, çekiliyor bu tür kareler, bu işin bir yanı.

Ancak dünyanın bir sürü yerinde, anne adaylarının nazardan korkması ya da göz olmasın diye, hamilelik belirli bir seviyeye gelinceye kadar herkesten saklanması gibi âdetler yok. Kim haklı, kim haksız diye karar verecek bir cümle kurmak istemiyorum ama çifte, bu fotoğrafların her yerde çekildiğini söylemek, muhabir arkadaşlara da, anne adaylarının batıl da olsa inançlarına saygı duyulması gerektiğini hatırlatmak istedim.

Not: İstemedikleri için çekilen fotoğrafı kullanmamak daha doğru geldi bana...

Hanımefendiler bu yumurtalara iyi bakın...

Rusya’da düzenlenen Dünya Kupası yayınları, Faberge yumurtasından ilham alarak başlıyor. O yumurtalara iyi bakın hanımefendiler.

Dünya üzerinde orijinal haliyle tahminen 50 tane olduğu bilinen bir değer Faberge yumurtaları... Sekiz tanesinin kayıp olduğu biliniyor. Geriye kalanların bir kısmı Kremlin Cephaneliği Müzesi’nde, bir tanesi Forbes Ailesi’nin, bir diğeri de Kraliçe Elizabeth’in koleksiyonunda... O yumurtaya sahip başka aileler de var ama kimler ve neredeler çok fazla bilinmiyor. Faberge yumurtası sadece az olması değil, barındırdığı aşk hikayesi ve siyaset etkisiyle de önemli.

FAYTONLAR YERİNE BUNLAR MI GELECEKÇar 3. Alexander, Paskalya dönemine denk gelen 20’nci evlilik yıl dönümünde, Çariçe Maria Feodorovna’ya özel bir hediye vermeyi arzu eder. Bizim memlekette, ‘Evlilik aşkı öldürür’ derler, adam 20’nci evlilik yıl dönümü için orijinal hediye arıyor.

Türkiye’de mücevher hediyeleri, taşın büyüklüğü üzerinden konuşulur ya, burada büyüklük değil sürpriz unsuru öne çıkıyor.

Her neyse, Çar’dan siparişi alan Peter Carl Faberge, önce dışı beyaz bir yumurta tasarlıyor. Yumurtayı açtığınızda içinden ilk önce altından tasarlanan yuvarlak bir yumurta sarısı, onun içinde de altından bir tavuk tasarımı çıkıyor. O tavuğun içinde de minyatür bir kraliyet tacıyla yakuttan tasarlanan mikro yumurta bulunuyor.

Rus zenginler arasında kısa sürede moda olur bu yumurtalar ama 1917 devriminin ardından Bolşevikler, mücevher atölyelerine el koyar.

Peter Carl Faberge, İsviçre’ye kaçar, üç yıl sonra da orada hayatını kaybeder. O zamandan, 2007 yılına kadar Faberge yumurtaları üretimi tartışmalı kalır. Ta ki Peter Carl Faberge’nin torunları olan Tatiana ve Sarah yeniden isim hakkı alıp üretime başlayıncaya kadar...

Sonuç mu? Orijinal Faberge yumurtaları, bugün dünyanın en değerli ve bulunması en zor hediyelerinden biri konumunda.

YAZ OKULLARI VE SERBEST ZAMAN...

Okullar kapandı, birçok aile çocuklarını yaz okullarına yazdırma telaşında...

Fiyatları özelliklerine göre değişiyor ama ister spor okulu olsun, ister dil ağırlıklı, hiç fark etmiyor, fiyatlar en pahalı özel okulların aylık ücretleri kadar.

Parası olan yollar, olmayan yollamaz ama dikkatimi çeken başka bir nokta var.

Bazı okullarda program kahvaltıyla başlıyor, ardından da 10.00-11.00 arası olan bir saatlik süre serbest zaman diye bırakılıyor.

Tamam çocuklara kahvaltından hemen sonra spor yaptırmak doğru değil de, serbest zaman yerine okuma saati falan olsa da çocuklar okuma alışkanlığı kazansa fena mı olur?

FAYTONLAR YERİNE BUNLAR MI GELECEK