‘Master Chef’ Murat Özdemir’in sabıka listesini gördünüz mü? Altı ayrı suçtan sabıkası çıktı, içinde uyuşturucu kullanımı da var, bilgisayar korsanlığı da...

1999’da Bodrum Gölköy’de boşandığı eşini rahatsız ettiği için, kardeşi tarafından altı yerinden bıçaklanmış, dalağı ve böbreği alınmış. Bu listeyi yazmamın sebebi, yarışma programlarına seçilen yarışmacılara dair süren tartışmalar...

Belki gelecekte bu tür programlara katılan adamlardan sabıka kaydı da istenir ama bugün çuvaldızı kendimize batırmamız lazım. Murat ve benzeri canavarları yaratan biziz aslında. Biz deyince, önce seyirci halimizden başlamak lazım. Yarışmalara katılmak için başvuru da bulunanları, gösterecekleri performansa göre değerlendirmiyor yapımcılar uzun zamandır.



Hikayesine göre seçiyorlar. Çünkü biz kendi hikayemize yakın bulduğumuz ya da öyküsünü sevdiğimiz birini destekleme ve seyretme eğilimindeyiz seyirci olarak.
Sonra işin medya kısmı var. Şöhretini korumak için papağana işkence yapan Murat, kötü örnek de, damat adayı olarak kazandığı şöhretini korumak için canlı yayında kafasında bardak kıran Caner’in durumu daha mı farklıydı?
Bu adamlar yarışmalardan elendikten sonra haber olmak için garip garip bir sürü iş yaptılar. İlk tuhaflıkta haber olunca, tekrar olmak için daha garip, üçüncü kere haber olmak için de ilk ikisinden tuhaf şeyler yaptılar. Murat dediğimiz adam, yarışmadan elendikten sonra çok gariplik yaptı ve her seferinde başardı haber olmayı maalesef. O yüzden faturayı sadece Acun Ilıcalı’ya kesmek haksızlık. Seyirci olarak hepimiz ve medya olarak biz de suçluyuz ortaya çıkan bu saçma sapan durumdan...

T. Bulut seks organizasyonu
Biliyorum Talat Bulut çok kızacak, kimin başına gelse çok kızar zaten.
Çarşamba günü cep telefonuma bir SMS geldi. Gönderen kısmında T. Bulut yazıyordu. Talat Bulut’un bende numarası kayıtlı olmadığı için bir başkasından geldiğini bilerek açtım mesajı.
“Firmamıza acil erkek üye aranıyor” yazıyordu mesajda, altına da bir link konulmuştu.
Linki cep telefonumdan tıklamadım, arama motoruna verilen sitenin adını yazarak gittim.
Karşıma “Jigolo olmaya hazır mısınız?” diye bir soru çıktı, kapattım siteyi. Evet, gelen mesajın isim kısmında T. Bulut yazıyor ama oyuncunun adını çağrıştırmak için kullanıldığı çok belli bu ismin.
Başlı başına büyük bir ayıp ve haksızlık bu.
Yargının akladığı biri Talat Bulut, soruşturma süreci ve yargılamadan sonra yaptığı açıklamaları sevmesem de, adını çağrıştırarak böyle bir reklamın yapılmasına gönlüm razı gelmedi. Yasal olarak gidilecek bir yol var mı bilmiyorum ama varsa
mutlaka yapmalı.

Müthiş bir ceza
Bir suçluya verilecek en büyük cezayı, özgürlüğünü elinden almak sanır çoğu kişi. ABD’de bir mahkeme, hapis cezasından daha ağır olabilecek bir karar verdi geçtiğimiz günlerde.
Hapis cezasının bir süresi vardır ama vicdanında mahkum ettiğiniz bir insan, bunu özgür kaldıktan sonra da, hayatı boyunca unutamaz. Missouri eyaletinde yasa dışı geyik avcılığından suçlanan sanık bir yıl hapis cezası aldı.
Mahkeme ek olarak, sanığın, hapiste olduğu süre boyunca her ay bir kere ‘Bambi’ çizgi filmini seyretmesine karar verdi. Annesi avcılar tarafından öldürülen bir
geyik yavrusunun hikayesi anlatılır o projede.
1942 yapımı olsa bile, 2018 yılında müthiş bir ceza oldu ‘Bambi’...

MURAT CANAVARINI BİZ YARATTIK, ACUN DEĞİL
İstanbul’da kar 28 Aralık’ ta...
Normalde İstanbul’da yılbaşında kar yağışı olmaz. Bu sene böyle bir ihtimal var.
Prof. Dr. Orhan Şen’in takip ettiği bir soğuk hava dalgası var. “Salı günü sertti, çarşamba biraz yumuşadı ama tekrar sertleşebilir ve o hava eğer sert haliyle gelirse İstanbul’da yerde kar tutmasına neden olabilir” diyor Orhan Hoca.
Yine de son kararı vermek için ayın 25’ini beklemek gerekiyormuş...

Bravo sana Fatih Aksoy!

Fatih Aksoy, MED Yapım’ın 25’inci yılını kutladı bu pazartesi akşamı. Özel televizyonculuğumuzun yapı taşı yapım şirketidir, aklınıza gelen bir sürü dizi ve programın altında imzası vardır.
Yolu MED Yapım’dan geçen tüm yıldızlar geceye katıldığı için değil, şirkette tüm birimlerde çalışmış, kuş kadar da olsa emeği geçen herkes davet edildiği
için bravo Aksoy’a!

20 yıldan uzun bir zamandan beri tanırım kendisini. MURAT CANAVARINI BİZ YARATTIK, ACUN DEĞİL

Çok başarılı, para kazandığı dönemlerde değil, işlerin bocaladığı zamanlarda da duruşunu değiştirmediği için bravo kendisine. Dizilerde, programlarda ve filmlerde çalışan elemanlarını, yıldız kaprisine kurban etmediği için bravo aynı zamanda. Uzun set sürelerine karşı ilk önlemi alan, çalışanlarına sendika kurma tavsiyesinde bulunan adam olduğu için bir bravo daha. Öyle garip bir adamdır ki, “Reytingleri iyi giden ‘Karadağlar’ı uzatsana abi” dediğimde, dizi ‘Karamazov Kardeşler’ romanından uyarlandığı için, “Dostoyevski’ye ayıp olur” diyebilen adamdır o.
10 milyon dolar’dan fazla para harcadığı ‘Fatih’ projesi başarısız olduğunda “Biz hikayede hata yaptık” diyecek kadar açık sözlüdür. Tüm bunlar, parayı ve başarıyı
bulmuş bir adamın hayata karşı duruş lüksü olarak gelebilir size.
Boğaziçi Üniversitesi’ni bitirip, bir peynir firmasında işe başlayıp, “Hayallerim bu değil” deyip istifa eden ve sevdiği işe sıfırdan başlayan bir adamdır aynı zamanda ki, en büyük bravo da hikayenin bu kısmına gelmeli bence.
Türkiye’de bir ekol, bir okuldur MED Yapım. Ben de çok şey öğrendim o okulda. Nice 25 yıllara...