Kim Kardashian, ABD’de bir popüler kültür simasıdır. Dört sene önce, ABD askerlerine moral vermek için Şükran Günü’nde kalkıp Birleşik Arap Emirlikleri’ne gitti.

Yine ABD’li sihirbaz David Blaine, beş günlük bir tura çıkıp, Afganistan ve Irak’ta görev yapan ABD askerlerine moral verdi.

İngilizler, ünlü opera sanatçıları Katherine Jenkins’i Afganistan’a götürüp iki konser verdirdiler.

Lazkiye’deki Rus üssüne konser vermek için giden ve aralarında Kızıl Ordu Korosu üyelerinin de bulunduğu uçak düşeli daha iki sene olmadı. Tüm bunları, ülkelerin cephe hattındaki askerlere moral olması için çeşitli etkinlikler düzenlediğini anlatmak için yazdım.

Ne anlamsız bir tartışma

Saydığım tüm ülkeler, ünlü isimleri götürdükleri yerlerde çok sayıda kayıp da verdiler ama kalan askerlerine moral vermelerine engel olmadı bu durum.

Türkiye’de de, Zeytin Dalı Harekâtı’na katılan askerlere destek olmak adına bir grup isim sınır bölgesine gitti.

Davet almadığı için üzülen, orada olamadığı için tepki gösteren Demet Akalın gibi isimleri anlarım ve tepkilerine saygı da duyarım. Ancak Kemal Kılıçdaroğlu ve Meral Akşener’in neye tepki gösterdiklerini gerçekten anlamadım.

Cumhurbaşkanlığı’ndan aranıp, o geziye davet edilmiş olsalardı “Yok ben askerlere moral vermeye gelemem” derler miydi?

Gerçekte tartışmamız gereken onlarca şey var ama tartıştığımız şeye bakın!

87 milyon kişiden biri olabilirsiniz

Facebook sonunda itiraf etti. Baştan sona tüm bilgileri bir İngiliz firması tarafından ele geçirilen kişi sayısı tam 87 milyon... Sadece bilgileriniz değil aslında çalınan, oy isteyen politikacı da ürünün, satmak isteyen pazarlamacı da sevdiğiniz ve sevmediğiniz şeylerin bilgisini size karşı kullanacak ve hatta bunu bazen medya üzerinden yapacak. Mesela siz kürtaj karşıtı mesajlar paylaştınız, bulunduğunuz bölge de kürtaja karşı olanların fazla olduğu bir bölge diyelim.

Ne anlamsız bir tartışma

Belediye başkanı seçimleri sırasında adaylardan birinin kürtaj yanlısı olduğuna dair bir haber okutacaklar size bir şekilde. Yazdığınız her bilgi, bastığınız her beğeni tuşunun, size karşı bir silah olarak kullanıldığını bilmek ne acı değil mi?

Kartvizite bak anla...

Adamın isminin önemi yok ama kartvizitte yazanları okuyunca merak ettim.

İnternet sitesine girdim, önce geçmişine baktım.

Eczacılık ya da tıp eğitimi almamış ama kullandığı amblem eczacıların kullandıklarından.

Ne anlamsız bir tartışma

İnternet sitesinde, ‘cin çıkarma’ ve ‘kısmet açma’ gibi hizmetlerden söz etmiş, dinimize dair çeşitli yorumlara da yer vermiş.

Ama sayfanın yanına dünyevi işlerin göstergesi döviz kurları ve borsa bilgilerini de koymuş.

“20 dalda bilirkişilik yaptım” diyor ya, CD ve DVD çözümleme yani dinleyip duyduğunu kağıda çekme işi de var yaptıkları arasında.

Basın-yayın ile gazetecilik diye ayrı dallar da yazmış, radyo sahne rejisörü diye ilk kez duyduğum bir konuda da bilirkişi olmuş.

İnsan üzülüyor bu tür adamların vatandaşın parasını ve umutlarını sömürmesine seyirci kalınmasına...

Gelin-kaynana kavgaları

Yok arkadaş! İster tek odalı gecekonduda otur, ister sarayda fark etmiyor... Gelin-kaynana ilişkileri nedense iyi gitmiyor.

Gördüğünüz fotoğraf İspanya’da çekildi ve ülkeyi ayağa kaldırdı.

Karşıya karşıya gelen iki kadından birisi Kral Felipe’nin annesi Kraliçe Sofia, diğeri de Kral Felipe’nin eşi Kraliçe Letizia.

Kare, torunlarıyla tek başına fotoğraf çektirmek isteyen Kraliçe Sofia ile onlara engel olmak için önlerine geçen Kraliçe Letizia’nın tartışma anını gösteriyor.

Yazılıp çizilenlere bakılırsa sözlü tartışma az daha saç saça, baş başa kavgaya dönüşüyormuş.

Gelin, çocuklarının omuzunda duran kaynanasının elini indirmeye çalışmış, kaynana da gelinin elini itmiş, sonunda Kral duruma müdahale etmek zorunda kalmış.

Ne anlamsız bir tartışma

Bu olayda da diğer gelin-kaynana kavgalarında da kim haklı, kim haksız diye bir karara varmak çoğu zaman imkansızdır.

Yine çoğu zaman kavgalar, o an yaşanan bir olaydan dolayı değil, zamanla birikmiş olan öfkenin kontrol edilememesi yüzünden çıkar.

Dışarıdan bakıldığında oğlunu ve eşini paylaşamayan iki kadının kavgası zannedilir gelin-kaynana kavgaları, oysa paylaşılamayan iktidardır.

Çocukların eğitiminden tutun da, yapacağı spora, giydiği kıyafete, evdeki eşyaların yerleşme düzeninden tutun da tatile gidilecek yer ya da misafir için pişecek yemeğe kadar karar verilmesi gereken her süreç, aynı zamanda bir iktidar mücadelesidir.

O yüzden ne zaman ve nasıl biteceğini bilmek de imkansızdır...