- Sadece tur şirketleri, 900 civarında otobüsle yolcu getirdi Alaçatı Ot Festivali’ne... İnsan seli nedeniyle sokaklarda yürümek yine imkansız hale geldi, kalabalıktan dolayı... Alaçatı bunu başarıyor ama kış nüfusu son derece düşük olan, burnumuzun dibindeki Adalar Belediyesi, ne mimoza ne de başka bir etkinlikle yazı erken getiremiyor. ‘Ben yaptım, oldu’ kafasındaki şehir hatları da AK Partili İstanbul Büyükşehir Belediyesi Meclis Üyeleri’nin “Hemen düzelteceğiz” açıklamasını bile takmadı, Beşiktaş-Adalar seferleri hâlâ yapılmıyor.

Ot festivali, kıl olma hali...

- Alaçatı’nın ot festivali var ama otlu yemekler yapan restoranı yok denecek kadar az. Mesela etli yemeği çok da güzel olan şevketi bostan bulabileceğiniz restoran sayısı iki ya da üçtür. Elbette biraz garip ama en azından bu yaz bazı restoranlar menülerine ot yemeklerini ekleme kararı almışlar. İyi haber.

- Kalabalık, ticareti her zaman canlandırıyor. Eskiden 5 TL ücreti olduğu dönemde bile az sayıda arabanın girdiği Alaçatı pazarının yanındaki otopark, Ot Festivali sırasında tarifesini 20 TL’ye çıkarmıştı ama daha sabah saat 10’da ağzına kadar dolmuştu. Otellerde doluluk oranı yüzde 100’e yaklaştı. 10 sene öncesine kadar 15 Haziran-30 Ağustos arası olan sezon, şimdi neredeyse altı ay sürüyor.

- Alaçatı’nın pahalı olma sorunu devam ediyor. Bir kumru ve meşrubatın fiyatı İstanbul’da, iyi bir yerdeki döner porsiyonu fiyatına yaklaşmış. Cumartesi günleri kurulan Alaçatı pazarındaki fiyatlar, perşembe günleri kurulan Ilıca pazarındaki fiyatlardan çok daha yüksek. Altın yumurtlayan tavuğu kesmenin işe yaramadığını öğrenmek lazım artık.

- Alaçatı Ot Festivali, gösterdi ki, sokak ya da cadde, özellikle kalabalık yerlerde yürümeyi bilmiyoruz. Mesela kalabalıkta üç kişi yan yana yürümek, tüm yolu kapatmak, ayıptır ama kimin umurunda! Bir de her gördüğünü akıllı telefonla çekmek ve başkalarına da göstermek için hemen sosyal medyada paylaşma hastalığımız var ya, bu da işi iyice zorlaştırıyor. Sadece Alaçatı değil, Nişantaşı’nda da durum aynı.

Yetti ama...

İbrahim Tatlıses diyor ki, “Kimileri korktu askerlere moral ziyaretine gelemedi.” Arkadaş gittiğiniz yer Hatay altı üstü, neyin korkusu olacak? Lafın hedefindeki Orhan Gencebay diyor ki, “Sağlık sorunlarım nedeniyle uçakla seyahat sorunlarım var.”

Ot festivali, kıl olma hali...

Akil adamlık görevinden de kalbinde ritm bozukluğu olduğu için çekilmişti Gencebay. Ancak uçak işini anlamadım, zira bir referandum öncesinde havalimanında yurt dışında oturma izni olanlar için kurulan sandıkta oy kullanmak istemişti. Yanılmıyorsam Kıbrıs’a uçuyordu. Tamam giden gitti, görevini yaptı, tartışmanın uzaması herkese ama özellikle de orada görev yapan askerlere ayıp oluyor.

Vergi istiyorum vergi

İngiltere’de meşrubatların içerdiği şeker oranına göre vergilendirme uygulaması başladı. 100 mililitre üründe, şeker miktarı 5 gramı aşarsa, litre başına 18 peni, 8 gramı aşarsa, 24 peni vergi alınacak. Bu kararın ardından önemli bir gazlı içecek üreticisi de dahil olmak üzere birçok firma ürünlerindeki şeker oranını azalttı.
Şimdi İngiltere ve Türkiye’de aynı üründen, aynı miktarda içen iki kişiden, İngiliz olanı daha sağlıklı, daha fit, Türk olanı daha şişman ve sağlıksız olacak. Görüntü çok önemli değil, daha az şeker alan İngiliz daha sağlıklı olacağı için kamunun sağlık harcaması da düşecek. Bu verginin bize de hemen gelmesi lazım, zira obezite artış hızında çok hızlı ilerliyoruz.

Ot festivali, kıl olma hali...

Suudi Arabistan’ı kıskanmak...

Haftaya bugün, Suudi Arabistan’ın ilk sinema salonu açılacak, ilk gösterime girecek film de Marvel’in, Kara Panter’i olacak. Kıskandığım şey, ne film ne de sinema salonunun deri koltukları ya da mermer tuvaletleri. Kıskandığım şey, bu sinema salonunda, kadınlar ve erkeklerin, harem-selamlık uygulaması olmadan film
seyredecek olması.

‘Nesini kıskandın?’ diyeceksiniz... Biz, ‘kadın-erkek birlikte asansöre binerse, olmaz’ diyen adamların sözlerini tartışıyoruz, Suudi Arabistan’da kadın-erkek birlikte film seyredecek sinema salonu açıyor.

Ot festivali, kıl olma hali...

Kadınların kuaför parası...

İstanbul’da saç kesimine 300 TL alan erkek berberi var. Tamam bu biraz uç bir örnek ama iyi bir yerde 80-120 TL arasında değişiyor saç kesimi. Erkekler için manikür-pedikür fiyatları da 150-200 TL arasında dolaşıyor. Yani kadınların kuaför harcamalarına laf etmeden önce, erkeklerin tekrar düşünmesi gerekiyor artık.

Ot festivali, kıl olma hali...