.

Babasının işi nedeniyle çocukluğu dünyanın çeşitli yerlerinde geçmiş birisidir Kerem Bürsin...Çok kültürlü yaşamı bilen, millet hoşlansın diye cümleler kurmayan, özü sözü bir adam olarak şekillenmişti kafamda.Ama açık sözlü olmakla, başkalarını kırmak arasını durduk yere aştı.Mesela, bir önceki cümlede “İstemiyorum” diye bahsettiği genç bir kadını “Bir baktım kız soyunmuş, poz verir gibi duruyor. Kımıldamıyordu, neredeyse nefes almıyordu. Kıza ‘İyi misin?’ diye sormak zorunda kaldım” diye anlatmış.Adını vermemiş olması çok fark etmiyor, o genç kadın kimse, bu cümleleri duyduğunda, ne utanmış, ne üzülmüştür.Yıllar sonra bir ünlünün röportajına meze olarak katılmak, istenmediğinin herkese anlatılması çok ama çok kırar insanı.Sonra rüyasına giren ‘en aşık olduğu’ eski sevgililerinden birini yıllar sonra araştırdığını anlatmış.O zaman nişanlı ve şimdi iki çocuğu olan bir kadından söz etmiş. Okuyanı “Aaa, benden söz etmiş” dedirtecek kadar detaylı tarife gerek var mıydı acaba?Bence yoktu, yıllar sonra bir kadının kafasını karıştıracak, “Keşke“ dedirtecek ya da eğer eşi, geçmişi biliyorsa, evde soruna neden olacak cümleler kurmaz bir centilmen...Herkesin konuştuğu ve rol arkadaşı Nilperi Şahinkaya’yla ilgili anlattığı, sarımsak-soğanlı dürüm yedikten sonra öpüşme sahnesi çekmeye gelince...Genç kadın açıklama yapıp, “Set yemeği yemiştik, içinde sarımsak-soğan yoktu” demiş, sonra Bürsin’den çekinmiş olacak ki, anlatanı değil de “Bu manşetleri atanları kınıyorum” gibi hedefini şaşırmış bir cümle de kurmuş.Bir centilmen, aylar önce böyle bir durum yaşanmış olsa bile, bunu isim vererek anlatmaz, bir başka rol arkadaşı için “Ağzı sarımsak kokmuyordu” deyip, ilk hedef aldığı kadını daha da yerin dibine sokmaz.Açık sözlü olmak demek, geçmişteki bir olayı yıllar sonra anlatmak değildir. Açık sözlülük ‘sarımsak kokulu’ ilk öpüşmeden sonra karşındakini uyarmakla olur.Asıl üzüldüğüm röportajın tek centilmen cümlesinin kimse tarafından fark edilmemesi oldu.“Hiç aldatmadım. Sadece başkasından etkilenince, sevgilimden ayrıldım” demiş.Aldatmak sadece duygu ya da cinsellikle olmaz ama iyi ya da kötü, özel zamanları yıllar sonra röportaj malzemesi yapmak da bir aldatmadır aslında...

Ava giden avlanır

Instagram bir süredir zengin ya da şöhretli adamların, av sahası haline geldi.Instagram bir süredir zengin ya da şöhretli adamların, av sahası haline geldi.Dünya yıldızı Neymar’ın bu sosyal medya platformunda tanışıp, uçak biletlerini alarak Paris’e getirttiği bir kadına tecavüz ettiği iddiası ve davası var.Türkiye’de bu sosyal medya platformunu, kendine av sahası olarak gören çok sayıda insan var.Ancak kural değişmiyor ve ava gidenler çoğunlukla avlananlar oluyor. Mesela, iki keredir sosyal medya çapkınlığı denemeleri ifşa edilen Emre Mor’un durumu.Danimarka’da başlayıp, Almanya’ya yıldız adayı olarak giden bu gencecik adam, ikidir çapkınlık denemeleriyle haber oluyor.Takımda bekleneni ya da fazlasını vereni, taraftar bağrına basar, “Yakışır aslanıma” der, sıkıntı olmaz.Ancak Emre, şu an o kapasite de değil ve her yakalanışının ardından insanlar, “Aklı futbolda değil zaten” demeye başlar.Birisinin bu delikanlıya en seksi şeyin başarı olduğunu anlatması lazım.

Estetikli kadınları afaroz etmek

Eskiden güzellik yarışmalarına katılmak için estetik ameliyat geçirmeme şartı aranırdı.Eskiden güzellik yarışmalarına katılmak için estetik ameliyat geçirmeme şartı aranırdı.Çok uzun zaman önce kalktı o şart.Bugünlerde estetik ameliyatlı kadınlar için “Biz onun estetik ameliyat olmadan önceki halini de biliriz tarzı” söylenmeler duyuyorum.Kendisini bir kobaya döndürmediği sürece, birini estetik ameliyat olduğu için aşağılamak bana garip geliyor.“Yok canım” demeyin, aksi olsa her burun ameliyatı “Nefes problemim vardı, o yüzden  yaptırdım” diye anlatılmazdı. 

Fransa büyük ülkedir

Hayatı sürgünlerlede geçen, şehirlere girişi yasaklanan Voltaire,Hayatı sürgünlerlede geçen, şehirlere girişi yasaklanan Voltaire,‘Sefiller’i yüreğimize ve beynimize çakan Victor Hugo,Madame Bovary yüzünden yargılanan Gustave Flaubert,Dreyfus Davası’nda adaleti arayan adam olarak aklımıza kazınan Emile Zola,Sonra kategorilerin adamı olmayı kabul etmeyen, Nazi işgaline karşı direnen adam Albert Camus, Fransa bu isimlerle hatırlanacak ve büyük ülke olarak anılacak her zaman...Sarkozy, Macron ya da pazartesi gecesi Milli Takım futbolcularının asker selamını görmezden gelen Fransız rejisindeki isimlerse ancak tarihin çöplüğünde yer bulacaklar kendilerine...

BARİ SUSUN BAY BAŞKAN

Kendisine 1 milyon 300 bin TL’lik makam aracı alan bir sendika başkanı var, üç gündür gündemimizde.Kendisine 1 milyon 300 bin TL’lik makam aracı alan bir sendika başkanı var, üç gündür gündemimizde.Bay başkan, makam aracını, “800 bin TL’lik bir başka makam aracı vardı, onun ömrü dört yıl dediler, bunun ömrü 10 yılmış, o yüzden 1 milyon 300 bin TL’lik aracı seçtik” diye savunmuş.Zekamızla bu kadar alay eden bir başka açıklama daha görmedim.Tamam, utanmıyorsunuz, onu anladık da, bizim aptal olduğumuz fikrine nereden kapıldınız?